Donanim 12 EYLÜL 2008 / 03:00

Dijital çağın çocukları

21. yüzyılda böyle bir eğitim sistemi mi istiyoruz? Dijital çağın çocuklarını yetiştirdiğimizin farkında mıyız?

21. yüzyılda böyle bir eğitim sistemi mi istiyoruz? Dijital çağın çocuklarını yetiştirdiğimizin farkında mıyız?

Sevgili dostlar,


Yeni nesil teknoloji yaşam sitesi BTnet’te bundan böyle her Cuma (umarım) birlikte olacağız. Site yönetmenimiz bu köşede yazmam konusunda teklifte bulunurken şöyle bir cümle sarfetti: ‘Teknoloji ile ilgili aklınıza gelen herşeyi yazabilirsiniz.’ Ama ben buna daha açık bir tanım getirmek istiyorum. Bu köşede sizlere az teknoloji, bolca yaşam yazacağım. Atacağız oltamızı yaşam denizine, artık bahtımıza ne çıkarsa...


 


Okullar açıldı, 15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmen, dersbaşı yaptı. Ortalık cıvıl cıvıl. Bir o kadar da keşmekeş. Eskiden siyah önlük-beyaz yakadan başka okul kıyafeti görmeyen biz büyükler için bugün bir hayli çeşit ve renkte formalar sokakları süslüyor. Şimdi de okullarda kıyafet serbestisinden söz ediliyor. Herkes şekil şemal konuşuyor, kimsenin içerikle derdi yok.


 


Sabahın köründe binlerce servis aracı yollara dökülüyor, çocukları toplayıp okullarına taşıyor, trafik felç. Çocuklarımız depreme dayanıksız okullarda okumasın diye tam gün öğretim yapan pek çok okul sabahçı - öğlenci uygulamasına geçerek bir başka okula evsahipliği yapıyor. Bu arada sabahın beş buçuğunda kalkıp okula uykulu ve aç giden öğrenciden olağanüstü bir performans göstermesi bekleniyor. Gazetelerde çarşaf çarşaf obez bir neslin yetiştiğine dair haberler çıkadursun okul kantinlerinde çocuklar fast-food yiyeceklerden başka birşey bulamıyor.


 


Hele o çantaları yok mu! Sanki içinde gülle taşıyorlar. Küçük gövdeleri okul ve ev arasında taşımak zorunda oldukları o kitap ve defter yığınının altında eziliyor. Bütün bu zorlukları aşıp okula gelen çocuklar öğretmenlerinin verdiği ödevleri yapmak, arkadaşlarından geri kalmamak için anne -babalarından istiyor da istiyor. Ne mi istiyor; bilgisayar istiyor, laptop istiyor, internet bağlantısı istiyor, yazıcı istiyor, yazılım programları istiyor. Neden, çünkü okulda böyle bir olanağı yok. Okulda bir bilgisayar kütüphanesi (laboratuvarı değil) yok.. Olsa bile kapısı kapalı. Çocuklar okulda bu imkanlara sahip olup ödev yapamıyor. Haydi diyelim aile tüm bu altyapıyı sağladı. Çocuklar bu kez internette neyi nerede bulacağını bilemiyor, ekran başında saatlerini harcıyor. Çünkü uluslararası standartlarda eğitim portalları yok. Bu arada amacını aşan, yanlı ve yanlış bilgilere erişme olasılığı çok yüksek. Çocuklar internetten bulabildiği derme çatma bilgileri yazıcıdan çıkarıp belki hiç okumadan ödev diye okula götürüyor. Öğretmenler zaten istiap haddini aşan sınıf mevcudunda hangi biriyle ilgilensin! Okulda çocuğunun yeterli eğitimi almadığını düşünen anne-baba hafta sonu kursları için dersanelerin yolunu tutuyor.


 


21. yüzyılda böyle bir eğitim sistemi mi istiyoruz? Biz bunu mu hakediyoruz? Dijital çağın çocuklarını yetiştirdiğimizin farkında mıyız?


 


Haftaya dijital çağın çocuklarını size dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.