Donanim 27 ŞUBAT 2009 / 12:37

Çok sessiz lütfen!

Teknoloji gelişirken kulağınızdaki vonlama sizi rahatsız etmiyor mu?

Teknoloji gelişirken kulağınızdaki vonlama sizi rahatsız etmiyor mu?

Yazı yazarken gözettiğim birçok konu var. Öncelikle sadece bildiklerimi yazmak; okuru kandırmamak; yukarıdan bakmamak ve alttan almamak konularına hep özen gösterdim. Yazmanın konuşmaya göre çeşitli avantajları ve dezavantajları vardır.Öncelikle, yazarken iki kere düşünebilirsiniz; genelde kaleminizden çıkanı kulağınız duyar. Düşünebilir, ölçebilir, biçebilirsiniz. İsteyerek can acıtabilir, isteyerek gururları okşayabilirsiniz.Öte yandan yazmak risklidir. Çünkü söz uçar ama yazı kalır. Yazdığınız her kelime ileride sizin karşınıza tekrar tekrar çıkabilir. Sonra konuşurken bir dakikada karşınızdakine anlatabildiğiniz bir şeyi yazıyla anlatmak istediğinizde sayfalara ihtiyaç duyabilirsiniz. Ona rağmen de yanlış anlaşılabilirsiniz.Konuşurken vücut dilinizi kullanırsınız, karşınızdakinin gözünün içine bakarsınız, söylediğinize ikna olup olmadığını görüp, ona göre davranabilirsiniz. Oysa yazarken tek bir şansınız vardır. Okuyan yazdığınızı kendi mezhebince yorumlayacaktır; siz ne kadar açık yazarsanız yazın. İstediğiniz etkiyi yaratmak için en doğru kelimeleri seçmek ve cesurca kullanmak durumundasınızdır.Neden mi yazdım bunları? Teknolojiyle ne ilgisi mi var?O kadar yakından ilgisi var ki…Malum çağımız iletişim çağı. Daha az kağıt-kalem kullanıyor ama daha çok yazıyoruz. Her konuda, her platformda görüş bildirir olduk. Geçen gün TRT2’de, bir sokak çekimi esnasında yaşlı bir hanım sunucunun kolundan çekiştirip şunları söylüyordu: “Her gün sokağa çıkıyorum. Hiç bana düşüncelerimi sormuyorsunuz. Bir de bana sorun!”Neye isyandı bu bayanınki? Kendi gençliğinde internetin olmamasına mı? Aklındakileri yıllarca söyleyememesine mi? Kendisinin herkesten daha çok bilgili olduğuna inanmasına mı? Neden söylemek istiyordu görüşlerini o mikrofona, konunun ne olduğunu dahi bilmeden? Her konuda konuşabilecek hale mi geldik 7’den 70’e?Haber sitelerinde ya da bloglarda yapılan yorumlara bakıyor musunuz hiç? Metnin içeriğiyle hiç ilgisi olmayan onlarca yorum alt alta sıralanıp gidiyor. Kendi kendime soruyorum; okuduklarını mı anlamıyorlar, anladıkları mı işlerine gelmiyor? Ya da orada yazılanla değil de kendi akıllarındakini söylemekle mi ilgileniyorlar sadece? Gerçekten her şeyin en iyisini bildiğine mi inanıyor bu insanlar? O zaman neden bu halde hayatları?Teknoloji düşürdü maskelerimizi… Cehaletin krallığı hüküm sürüyor bu ara tüm dünyada. Böyle mi devam edecek bundan sonra? Hayır!Yine teknoloji ayıklayacak insanları. Gelecek zor, yorucu, yoksul ama muhakkak ki güzel olacak. Görüyorum, biliyorum. Boş tüketimle, siyasetle, silahla, parayla, reklâmla, kötü eğitimle, sadakayla beslenen sokaktaki cehalete karşı uzaklarda bir yerlerde, sanatla, nano teknolojilerle, robotikle, uzay araştırmalarıyla, tıp bilimiyle, alternatif enerjilerle bilginin güneşi doğuyor yeniden.Bilginin cehalete karşı olan bu mücadelesinde siz hangi tarafta yer alacaksınız?