Donanim 04 OCAK 2010 / 15:42

Cep telefonu kullanımı, evrensel ölçülere göre belirleniyor

Cep telefonunu nasıl kullanıldığı, nerede yaşandığı konusunda fikir veriyordu bir zamanlar. Ancak cihazların standart ruhu, kültürel farklılıkları yok edebiliyor.

Cep telefonunu nasıl kullanıldığı, nerede yaşandığı konusunda fikir veriyordu bir zamanlar. Ancak cihazların standart ruhu, kültürel farklılıkları yok edebiliyor.


 

Cep telefonu kullanımı neredeyse dünyanın her yerinde yaygınlaştı ve bu küresel eğilim farklı ulusal ve bölgesel hikayeleri de beraberinde getirdi. Mesela yaşamın daha az organize olduğu ve insanların araçlara bağımlı yaşadığı güneye gidildikçe cep telefonu kullanımının arttığı görülüyor. Böylece kültür, yaşam tarzımızı etkiliyor ve yaşam tarzımız iletişim yöntemimizi belirliyor. Yani teknolojilerin bir süre tarihsel, sosyal ve kültürel söylemlerle yapılandırıldığını söylemek mümkün.

1990'larda Amerika ve İskandinav ülkeleri cep telefonu kullanımına henüz alışırken, Japonya mobil gelecek için çoktan bir model olmuştu bile. Japonya'nın bu mobil gelişmeleri kucaklaması, büyük ölçüde sosyal şartlara bağlanabilirdi. Mobil internet servislerinde yaşanan gelişmelerle birlikte, Japonlar telefonun asıl amacından oldukça uzaklaşmış durumda şu aralar.

Sosyal, tarihsel ve kültürel faktörlerle birlikte, ekonomik faktörler de cep telefonu kullanım alışkanlığına şekil vermeye başlarken, çevresel farklılıklar hangi tür telefonların yaygınlaşması gerektiğini belirledi.

Dijital teknolojiler değişirken bu teknolojilere karşı geliştirilen tavır da her geçen gün değişmeye başladı ve ülkelerdeki kültürel farklılıklar artıkça, şirketler dünyanın çeşitli yerlerinde buna göre ürün ve servis üretimine geçti.

Ancak yaşanan son gelişmelerle, teknolojinin sadece sosyal olgularla yapılanmadığı ortaya çıkıyor. Kültür ne olursa olsun, kişisel iletişim teknolojileri ile etkileşime geçildiğinde, insanlar altyapıyı standartlaştırmaya, evrensel özelliklere ve belli zevklere yönelmeye başladı.

Son gelişmelerde bu görüşü destekliyor. Paris, Londra ve Madrid'de de insanlar son derece zor yaşam koşullarına sahipler ve bu yaşam koşullarını sürdürmek için cep telefonlarına ve mobil servislere büyük ölçüde ihtiyaç duyuyorlar. Küreselleşme ile birlikte ülkeler arasındaki kültürel ve sosyal anlamda farklılıklar azalırken, insanlar makinelerin ruhuna daha fazla mı teslim oluyor sorusu da akıllara geliyor. Ayrıca makinelerin bu standart ruhu, bir anlamda kültürel farklılığında yok olmasına katkıda bulunabiliyor.