Donanim 18 HAZİRAN 2010 / 08:17

Bu Topraklar, Sayısız Uygarlığın Beşiği

Anadolu uygarlıkları hakkında yazmak "idam" ile yargılanma sebebimizdi.

Anadolu uygarlıkları hakkında yazmak "idam" ile yargılanma sebebimizdi.

Çok çeşitli uygarlıkların kurulduğu Anadolu toprakları, gezegenimize uygarlık dersleri verdi. Ancak, bu uygarlıklar hakkında yazmak, "bölücülük" nedeniyle "idam isteği" ile yargılanmalara bile yol açtı.

Yıl, 1986, Kasım ayı. Ana Britannica Ansiklopedisi'nin ilk fasikülünü yayınladık. İstanbul'da kapasitesi en yüksek iki matbaayı zorladık ve her hafta, dört forma, 64 sayfa fasiküller için yaklaşık 220 bin kapasite organize ettik. İlk sayıyı 217 bin basabildik ve Çarşamba günü, tümü satıldı. İkinci fasikül de aşağı yukarı aynı performansta idi.

Üçüncü fasikülümüz benzer bir baskı sayısıyla çıktı, zira okur bizi bırakmıyordu. Ama, Çarşamba günü, ansiklopedimiz için "toplatma kararı" çıktı ve polis, bayilerde kalmış olan üç bin beş yüz (dağıtım, 214 bin idi) fasikülü topladı.

Toplatma nedeni, o fasikülde yer alan "Adana" ve "Adıyaman" maddeleri idi.

"Adana" maddesinde, "tarih" bölümünde, Adana ve yöresinde kurulmuş olan "Rupinyan Krallığı"ndan bahis vardı. Benzer bir şekilde, Adıyaman tarihinde "Kommanege Krallığı"ndan bahsetmiştik. Muhbir vatandaş, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi, savcılığa, bunların birer "vasal prenslik" olduğunu, "krallık" deyimini kullanarak, bizlerin oralarda "devlet" olduğunu ima ettiğimizi iddia etmişti. Bu iddia, yazı işleri müdürümüzün "bölücülük" savı ile iki defa idam edilmesi yönünde bir davaya konu oldu, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde.

Dava, basında yer aldı. Sonra, ülkenin her tarafından, çok çeşitli kesimlerden yirmi bin mektup yağdı. Mektupların ortak mesajı şöyle idi: "Ülkemiz gençliğini, evrensel bilgi ile buluşturma amaçlı mücadelenizi destekliyoruz. Geri adım atmayın."

Toplumdan gelen bu mesajla, devam kararı aldık. Bu, benim parmaklarımın, inanılmaz derece yorulmasına yol açtı, zira sonraki iki haftada, 19 bin 600 abone müracaatı oldu ve bu sayıda "taahhütname"ye imza atmak zorunda kaldım.

Ortalama abone ücreti, bugünün parası ile iki yüz TL idi. Kasamıza, dört milyon TL para girdi. Sermayemiz, sadece iki yüz bin lira iken, para içinde yüzer olduk. Ansiklopedi, toplamda altı yüz bin set satıldı, gazete promosyonları ile bir küsür milyon haneye girdi, ortalama üç çocuk hesabı ile beş milyon genç insana evrensel bilgi aktardı.

Kendimi, "beş milyon" öğrencinin öğretmenlerinden biri olarak saymaktan onur duyuyorum.

Beraat ettik. Bizans imparatorunun, oralara "krallık" bahşetmiş olduğunu ispat ettik. Kullandığımız arşivler, dünyanın en zengin devlet arşivleri olan Roma, Bizans ve Osmanlı arşivleri idi.

Sayın muhbir öğretim üyesine, buradan teşekkürlerimi sunuyorum, iyi ki varmışsınız, iyi ki de ihbar etmişsiniz diye.

Geçtiğimiz yıl, Urfa yakınlarında, "Göbeklitepe"de, Alman arkeolog Klaus Schmidt yönetiminde bir ekip, karbon testleri ile belirlenen 12 bin 500 yıl öncesine dayanan tapınaklar buldu: http://www.smithsonianmag.com/history-archaeology/gobekli-tepe.html

Sonuç olarak bu topraklar, dünya tarihinin başladığı topraklar. Bu topraklarda yaşamış bir dizi uygarlığın kurduğu yapılanmalara, 20. yüzyıl gözlükleri ile bakıp, "bölücülük" suçlamaları yapmak, ne kadar anlamlı?