Donanim 01 ARALIK 2008 / 15:46

Bu şehir ve evlerde yaşamak istemez miydiniz?

Geçtiğimiz hafta geleceği tasarlamak için cesarete ve bireysel eyleme ihtiyaç duyduğumuzdan; ancak bundan yoksun olduğumuzdan söz etmiştim.

Geçtiğimiz hafta geleceği tasarlamak için cesarete ve bireysel eyleme ihtiyaç duyduğumuzdan; ancak bundan yoksun olduğumuzdan söz etmiştim.

Bize geleceği değiştirme cesareti verecek olan ise teknoloji olmalı. Teknoloji her ne kadar doğanın sonunu hazırlayan yönüyle ön plana çıkıyor olsa da doğru ve bilinçli kullanıldığında geleceğin tasarlanmasına yardımcı olan önemli bir faktör.


 


Jacques Fresco, yaşayan en önemli fütüristlerden biri. Gelecekle ilgili gerçeğe çok uzak uzgörülerin aksine Fresco, makul, uygulanabilir ve akla yakın gelecek tasarım fikirleriyle dikkat çekiyor. Fresco diyor ki: Modern teknoloji akıllıca kullanılırsa hepimizin temel gereksinimlerini karşılayabilir. Teknoloji hızla ilerliyor ama toplum hala yüzyıllar önce kullanılan yöntem ve kavramlara dayalı.  Hala kıtlık ve paranın kullanımına dayalı bir toplum konusu.


 


Yani Fresco insanoğlunun, var olan kaynakları sömürerek kendisi için kullanmaya devam ettiğine işaret ediyor ve bu bencillikten kurtulmazsak yakında kullanabileceğimiz hiçbir kaynağın kalmayacağını söylüyor. Aslında insanoğlu eylemlerini tüm insanlığın yararına olacak şekilde yapabilirse geleceği olumlu tasarlayabilir.


 


Teknolojiden yardım alarak geleceğin şehirlerini, evlerini ve sosyal alanlarını tasarlayan Fresco, bu noktada birbirinden ilginç tasarım örnekleri veriyor.


 


Örneğin evler hava olaylarından elektronik araçlar yardımıyla korunabilir. Mobilyalarımız otomatik olarak vücudumuzun hatlarına göre şekil alacak tarzda tasalanabilir. Duvarlar, içeriden bakıldığında dışarıyı gösterecek ama dışarıdan bakıldığında içeriyi görmenin mümkün olmadığı saydam sistemlerle örülecek. İçeriye giren günışığı ev sahiplerinin isteğine göre ayarlanabilecek. Telefonlar görünmez olacak ve binanın iç yapısında yer alacak. Ses, elektronik araçlarla kulağımıza yönlendirilecek. Binanın yapı maddeleri enerji üretecek ve çevrelerini kontrol edebilecek.


 


Şehirlerin tasarımında ise ana düşünce, kaynakları ortak kullanmak, israfı önlemek ve kendi kendine yenilenen sistemler oluşturmak. Fresco, dairesel şehirler adını verdiği projesinde şehri bir daire şeklinde tasarlamış ve bu dairesel metotda yaşamsal tüm öğelere planlı bir şekilde yer vermiş. Dairenin dış kısmı golf sahaları, su sporları, yürüyüş ve bisiklet parkurlarının bulunduğu alan.


 


Transparan binalarla bitişik bir su kanalı tarım bölgesini çevreliyor. Yeni teknolojiler zararlı kimyasalların ve ilaçların kullanımını tamamen kaldırıyor. Dairenin merkezine doğru gittikçe güneş enerjisi, termal enerji ve rüzgar enerjisi üreten bölüm yer alıyor. Konutların bulunduğu bölge ferah ve içinde göllerin bulunduğu güzel bir manzaraya sahip. Ev ve apartmanlar bu manzarayla uyumlu olacak şekilde planlanıyor. Evlerin bitişiğinde organik gıda merkezleri sürekli hizmet ediyor. Evlerin bulunduğu mekanların merkezinde ise apartmanlar ve tasarım merkezleri bulunuyor. Tam donanımlı ve herkese daimi hizmet veren bilim, sanat, müzik, araştırma, sergi, eğlence ve konferans merkezlerini barındırıyor. Dairenin merkezindeki kubbede ise bilgisayar sistemlerini, eğitim ve sağlık merkezlerini, alışveriş, iletişim, çocuk bakım hizmetlerinin verildiği tesisleri kapsıyor. Ayrıca yolcuları şehrin her  noktasına dikey, yatay, lineer ve dairesel olarak güvenle taşıyan ulaşım ağının merkezini oluşturuyor. Şahirlerarası ulaşım, tek raylı elektronik vasıtalarla yapılıyor.


 


Bu denli kompleks plan, program, proje ve bütünlük barındıran şehir ve ev tasarımları sadece yerel yönetimlerin üstlenebileceği işler değil. Bu projeleri zorunlu kılan bir ülke yönetim stratejisinin benimsenmesi gerekiyor. Bu noktada da Fresco diyor ki: Yeniden yapmak, eskisinin üzerine yenisini yapmaktan çok daha az maliyetli.