Donanim 04 AĞUSTOS 2010 / 07:31

Aman Kenan Evren online itibar yönetimini duymasın

Online itibar yönetimi kavramının ucu nereye varacak?

Online itibar yönetimi kavramının ucu nereye varacak?

Halkla ilişkiler bölümü mezunuyum, İletişim Fakültesi'nde ikinci öğrenim yılımda zorunlu stajımı Türkiye'nin önde gelen halkla ilişkileri şirketlerinden birinde yapmıştım. E işin yenisiyim tabii, çevremi, çevremdeki işinde deneyimli insanların ne yaptığını, neler konuştuklarını sürekli gözlemliyordum birşeyler kapabilmek adına o birkaç aylık süre zarfında.

Tanık olduğum bir konuşma beni şaşkınlığa uğratmış, nasıl bir dünyaya giriyorum diye kendimi sorgulamama neden olmuştu. Büyük Ağustos depreminde yaptığı evler kadar markası ve adı da büyük yıkıma uğrayan bir müteaahhitin iletişim hizmetlerini verecekti artık ajans. Ve ajans çalışanları kafa kafaya verip bu ismin marka değerini nasıl tekrar yükseltiriz, geçmişteki kötü referansları nasıl sileriz ve yıkımına neden olduğu onca evi nasıl unuttururuz derdine düşmüş, bunun üstüne beyin jimnastiği yapıyorlardı. Oysa bir tarafta daha enkazı kalkmamış evler, ateşi sönmemiş aileler vardı.

Son zamanların gözde kavramı online itibar yönetimini duydukça aklıma ister istemez o anım geliveriyor. "Unutmayan ve hep hatırlatan bir platform" internet. Adeta bir tür postmodern sicil kaydı sunuyor artık. İnternet ve sosyal medya ortamları artık iyiden iyiye özgeçmişlerin yerine geçmeye başladı. Şirketler eleman alırken önce Google'luyorlar bu kişileri. Facebook'taki fotolarına, bilgilerine, Twitter'da neler tweetlediğine bakıyorlar. Hatta haber sitelerindeki haberlere yazdıkları yorumlarından siyasi toplumsal fikirlerini bile çıkarıyorlar.

İnsan sarrafı kavramı yerini internet profili sarraflarına bırakıyor. Çoğu kişi de bunlardan dolayı ya işe giremiyor ya da işini kaybediveriyor. Örneğin alkollü bir eğlence fotoğrafı yüzünden işten atılanlar olabiliyor.

Buna karşın itibar yönetimi sunan şirketler çıkıyor tüm dünyada Reputation Defender yani İtibar Muhafızları ordusu oluşuyor. Onların tek işi, çevrimiçi dünyada sizin itibarınızı düzeltmek veya yükseltmek. İnternette görünmesi istikbaliniz açısından doğru olmayacak bilgi ve fotoğrafları ilgili sitelerle görüşerek kaldırmaya çalışıyorlar. Ya da bu sitelere yeni girişler yapıyorlar ki en azından olumsuz şeyler geri plana itilsin. Google'da isminiz aranınca ilk başlarda güzel şeyler çıksın sizinle ilgili.

Online itibar yönetimi işini yapanlar veya bu işe soyunanlar eminim büyük ölçüde iyi niyetlidir, ama işin özünde iyi niyet suistimali veya kötü niyet potansiyeli beni korkutuyor. Sizin hakkınızda yalan yanlış bir haber çıktı diyelim. Tabii internet evreninde bunun dönmesi sizi rahatsız edebilir, hukuki yollar kullanarak da düzeltmeler talep edebilirsiniz. Ama bu iş her zaman bu kadar masum da olmayabilir. İnternetin hayatı bu derece şekillendirdiği, toplumun gündemini belirleme, değiştirme, kamuoyunu doğru yanlış yönlendirme, kitleleri harkete geçirme ve kitlelere bazı şeyleri unutturma gücü varken hele.

Düşünsenize örneğin Kenan Evren'in bu itibar yönetimi kavramından haberdar olduğunu. İnternetteki onunla ilgili her kötü yorum, her olumsuz haberin silindiğini veya gerilere itildiğini, sürekli internet başında olan, her türlü bilgilenme ihtiyacını internetten gideren "Googlar" genç nesillerin onu sadece tonton bir dede ve Marmarisli bir ressam olarak tanıdığını.