Donanim 17 ŞUBAT 2010 / 10:14

2010 Medya Öngörüleri Raporu yayınlandı

Rapora göre, TV ve radyo içerik tüketiminde üstünlüğünü korurken, internet ve TV medyası birlikte büyüyecek.

Rapora göre, TV ve radyo içerik tüketiminde üstünlüğünü korurken, internet ve TV medyası birlikte büyüyecek.


 

2010 yılında medya sektöründeki ana eğilimleri çarpıcı bulgularla ortaya koyan rapora göre "Ismarlama Video" işinde büyük gelir artışı beklenirken, DVD satışlarının ise bu yıl ikiye katlanması öngörülüyor. 2009'da geleneksel reklamcılık ağırlığını korumaya devam ederken, 2009 yılında 600 milyar dolarlık reklam pastası içinde yüzde 10 gibi küçük bir paya sahip olan internet reklamcılığı ise yavaş fakat istikrarlı adımlarla gelişimini sürdürüyor.

Medya içeriğinin tüketimi açısından bu yıl yayıncıların programları ağırlığını koyacak. Medya içeriğinin tüketiminde TV yüzde 90 ile başı çekerken, işitsel medya içeriğinin ise yüzde 80 ile televizyonu izleyeceği tahmin ediliyor.

Deloitte 2010 Medya Öngörüleri raporunu değerlendiren Deloitte Türkiye TMT Lideri ve Ortak Oktay Aktolun şunları söyledi:

"Klasik medya değerlendirmelerinin geçmişte kaldığı yeni bir döneme giriyoruz. Teknolojinin de yardımıyla medya sunum ortamlarında gözle görülür bir artış ve çeşitlenme yaşıyoruz. Özellikle video ve müzik gibi içeriğin tüketiminde büyük bir patlama yaşanırken, TV ve web'in birbirine rakip olmanın tam tersine yan yana birbirini desteklediği farklı bir medya ortamına tanık oluyoruz. Dünya reklam pastası içinde payı yüzde 10 gibi küçük bir oranda da olsa online reklamlar, pazar payını yavaş ama sağlam adımlarla artırıyor. Bu arada online video ve indirilebilir müzik sunumlarının da ciddi bir pazar oluşturmaya başladığını gözlemliyoruz".

TV ve web birbirine rakip olmak zorunda değil

Web ve TV'nin birbirine giderek yaklaştığı yeni bir döneme girerken bu trendi sanıldığı gibi internet bağlantısı olan TV'ler veya set üstü cihazlar sürüklemeyecek. Tam aksine medya içeriğine ulaşmak için kendi mevcut TV'lerini veya taşınabilir bilgisayarlarını, MP3 çalarlarını ve üzerinde web tarayıcısı olan cihazları kullanan tüketiciler, farklı bir gelişme çizgisinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

2010 yılında TV reklam pazarının 180 milyar dolarlık bir büyüklüğe erişmesi beklenirken, küresel online reklamcılığın ise yaklaşık 63 milyar dolarlık bir ciroya sahip olduğu tahmin ediliyor.

Yapılan araştırmalar, TV'de veya internette ayrı ayrı yayınlanan reklamların iki ortamda birden yer almasının izleyici üzerinde yüzde 47 oranında daha olumlu etki bıraktığını gösteriyor. Belki de bunun etkisiyle şu günlerde TV'lerde yayınlanan reklamların internete "düşmesi" neredeyse aynı anda gerçekleşiyor.

Bu arada gazete ve dergi endüstrisinin online haber içeriklerini paralı yapma tehdidi canlılığını koruyor. Ancak 2010 yılında bu yönde ciddi bir adım atılması pek olası değil.

DVD otomatı devri başlıyor

Telekom operatörlerinin en sevdiği gelir kaynaklarından biri olan ısmarlama video hizmetleri cazibesini koruyor. Buna karşılık DVD tanıtımları ve satışlarının yapıldığı web ortamının şimdi yeni bir rakibi bulunuyor. Satış otomatları üzerinden DVD satışlarının başlamasıyla birlikte bu pazarın DVD satışlarını ikiye katlaması bekleniyor.

Geceliği 1 dolar gibi düşük fiyatlara sunulabilmesi ve kullanım kolaylığı nedeniyle DVD satış otomatlarının tüketici tarafından çabuk benimseneceği düşünülürken, dışarıdan satın alma ve kiralama gibi süreçlerin bireysel maliyetlerini de ortadan kaldırmış olacak. Ayrıca bu makinelerin gelecekte 25 GB gibi boyutlarda sunulacak olan yüksek çözünürlüklü HD DVD'leri de satışa sunması mümkün olabilecek.

Televizyon ve radyo hala reklamın kralı

Düzenli izlenen programların ağırlığını korumasına karşılık, düzenli olmayan medya tüketimi 2010 itibarıyla yükselişe geçecek. Televizyonun yüzde 90'ı, işitsel medyanın yüzde 80'i belirlenmiş program akışları dahilinde tüketilmeye devam edecek.

Televizyon satışlarının yüksek seyrettiği ülkelerde TV ve radyo gibi klasik medya içeriği egemenliğini korurken, geçmişte ücretli olmayan online içeriğin zamanla ücretli hale gelmesi TV yayınlarına ilgiyi artırmaya devam ediyor.

Yazılı basın paralı içerik arayışını sürdürecek

2010 yılında gazete ve dergi sahipleri online içeriklerini paralı hale getirmek için yöntem arayışlarını sürdürecek. Bu konuda bütün içeriği parayla vermeyi düşünenler olduğu gibi, bazı sınırlı içeriği ücretsiz sunup özel içeriği ise parayla sunmayı planlayanlar da bulunuyor. Burada yanlış yapılan bir maliyet hesabının markayı da değersiz gibi gösterme tehlikesi bulunuyor. Çevrimiçi okurların, eğer içerik gerçekten değerliyse ve bu çabaya değiyor ise mikro ödemeler karşılığında bu içeriği satın almaya istekli olabileceği düşünülüyor.

Bazıları ise 50 kuruş değerinde bir makaleyi okumak için internetten kredi kartı bilgisini girmenin bu zahmete değmeyeceği görüşünde. Ayrıca mikro ödemelerle ilgili bu strateji düzenli okurlar söz konusu olduğunda anlam kazanıyor. Aksi takdirde örneğin iki ya da üç haftada bir talep edilen bir çevrimiçi içerik için gerekli işlemlerin maliyeti getirisinden daha fazla olabileceğine dikkat çekiliyor.