Donanim 09 OCAK 2009 / 19:05

19 kablosuz ağ

Ortaköy’ün bir ara sokağında etrafımı kaplayan kablosuz ağlar…

Ortaköy’ün bir ara sokağında etrafımı kaplayan kablosuz ağlar…



İnternet, uluslararası bilgi ağı… Dünyanın her yanından
milyarlarca insanın kesintisiz bir şekilde içinde yer aldığı Pandora’nın
kutusu. Müthiş bir bilgi ve bilgilenme kaynağı.

Ben 2007’de Ortaköy’deki evime taşındığımda bilgisayarım
benimki hariç hiçbir kablosuz ağ bulamıyordu. Oysa şimdi günün hangi saatinde
bakarsanız bakın ortalama farklı kablosuz ağ ile karşılaşıyor. Hatta gece
saatlerinde bu sayı 25’in üzerine çıkıyor.

Tespit 1: İnsanlar evlerindeki internet bağlantılarını
gündüzleri kapalı tutuyorlar.

Tespit 2: Türkiye’de internet kullanımı çok hızlı
yaygınlaşıyor.

Tespit 3: Türk insanı konforuna çok düşkün. Ortada kablo
görmek istemiyor.

Tespit 4: Ağların biri hariç hepsi şifreli. Temel
güvenliğimizi sağlayacak kadar teknolojiden anlıyoruz (ya da anlayan bir
yakınımız var).

Ancak şunu sormadan edemiyorum kendi kendime. Ne yapar bu
insanlar internette?

Haberleri mi okuyorlar? Kaçı oyun oynuyor? Sosyal ağ ya da
forum sitelerinde saatlerini mi geçiriyorlar acaba? Bir sohbet programında
buluşamadıkları sevgilileri ile mi karşılıklı sabahlıyorlar. Yoksa bir
arkadaşlık sitesinde hiç tanımadıkları ve muhtemelen tanışamayacakları birilerini
baştan çıkarmaya mı uğraşıyorlar? Gecenin daha geç saatlerinde erotik düşler ve
fantezilere meze mi yapıyorlar interneti?

Kaçı kadın, kaçı erkek bu ağların? Bazıları birden çok
kişiye mi hizmet veriyor? Gece bağlantı sayısı arttığına göre insanlar televizyondan
vaz mı geçti? Yoksa dizüstüleri kucaklarında, çekirdekleri yanlarında, uzaktan
kumandaları zigonun üzerinde, televizyon karşısında mı internet kullanıyorlar?
Bir yandan TV’de gördüklerini internette mi yorumluyorlar?

İnternet, ah internet! Baştan aşağı değiştirdin bütün
hayatımızı. Hiç hazır değildik biz buna. Senden seni yasaklayacak kadar
korkuyoruz ama kopamayacak kadar da bağlıyız…
Henüz seçimde kendi tercihimizle oy kullanacak kadar
birey olamadık ama blogumuzda ahkâm kesiyoruz. Sen ne yaptın bize? Hiiiç hazır
değildik adam olmaya…