Datacenter Dynamics 03 ARALIK 2013 / 09:44

Veri merkezleri ihtiyaçlar doğrultusunda şekilleniyor

Her geçen gün artan veri depolama ihtiyacı ve bilginin başarıya ulaşmada oynadığı rol veri merkezlerine olan talebi artırıyor



İngiliz felsefeci Francis Bacon, bundan yüzyıllar önce 1600’lü yılların başında “Bilgi Güçtür” demiş, Gerçekten de bilgi günümüzde büyük bir güç olmaya devam ediyor, bilgiyi iyi saklayan ve yönetenler başarıya ulaşıyor. Bilgiyi yönetmenin ve saklamanın yolu da veri merkezlerinden geçiyor. Dolayısıyla Bacon’ın sözünü günümüze uyarlarsak “Veri Merkezleri Güçtür” demek aslında mümkün.

Şirketlerin otomasyon, bütünleştirme, bilgi yönetimi ve sayısal dağıtım kanalları arttıkça ve geliştikçe, bilişim gücü ve veri depolama kapasitelerinin de artması gerekiyor. Diğer taraftan son dönemde veri merkezlerinin standartlara uygun, depreme, sele, yangına ve benzeri afetlere dayanıklı olması gerektiği de ön plana çıkıyor. Hatta finans gibi sektörlerde bununla ilgili çeşitli düzenlemeler ve yönetmelikler bulunuyor.

Dolayısıyla artan kapasite gereksinimleri, iş sürekliliğinin ön plana çıkması ve yasal mevzuatlar veri merkezlerinin de bina, mekan ve altyapısal çevre koşulları bakımından kurumsallaşmalarına önayak oluyor.

Bulut bilişim yaygınlaşıyor

Küresel bazda bakıldığında ise farklı bir eğilim ön plana çıkıyor: Bulut bilişim. Bulut bilişim tasarruf, her yerden erişim, kullanım kolaylığı gibi sağladığı çeşitli avantajlardan dolayı küçük büyük birçok şirketin dikkatini üzerinde topluyor. Sektörün, iş modelinin ve gereksinimlerin müsaade ettiği sürece şirketler bulut bilişimi kullanmaktan çekinmiyor. Şirketler bulutun getirdiği maliyet, teknolojinin takip edilmesi gibi avantajlardan yararlanmak için şirketler uygulamalarını veri merkezlerine taşımayı planlıyorlar. Yasalarda yapılacak düzenlemeler ve bulutta çalışan uygulamaların artmasıyla geçiş süreci daha da hızlanacak. Özellikle önümüzdeki yıl içerisinde bulutla ilgili yeni düzenlemelerin yapılması güvenlik açısından kaçınılmaz gibi gözüküyor.

Veri merkezlerindeki bir diğer dikkat çekici gelişme ise “yeşil BT”.  Yeşil BT’nin veri merkezlerindeki yeri her geçen gün önem kazanıyor. Enerji tasarrufu, alternatif ve yaratıcı enerji ve soğutma çözümleri, akıllı bina, akıllı güvenlik, akıllı lojistik, akıllı mimari ve benzeri kavramlar her geçen gün daha da gelişiyor ve veri merkezlerindeki yerini alıyor. Enerji kullanımını azaltmak için sunucu ve disk ünitelerinde süreklilik sağlayan fan, güç ünitesi ve diğer ekipmanların sayısı azaltılarak süreklilik tamamen yazılımlarla yapılacak. Özellikle tüm donanımların aynı kutuda olduğu  amaca yönelik “appliance” adı verilen kutular yoğun olarak kullanılmaya başlanacak. Yeni nesil veri merkezlerinde enerji verimliliği çok kritik bir konu olmaya devam edecek.

Veri merkezlerinde ortaya çıkması beklenen esneklik ise küresel rekabeti farklı bir platforma taşıyarak hızla değişen iş hedefleri doğrultusunda ihtiyaç duyulan iş uygulama ve altyapı servislerinin de yapısını değiştirecek.

Modüler veri merkezi kullanımı ise daha da yaygınlaşacak. Veri merkezi yönetim araçlarında gelişimlerle yeni taleplerin otomasyonu ve problemlerin proaktif bir biçimde son kullanıcıya yansımadan çözecek uygulamalar kullanılacak.

İş sürekliliği ön planda

Şirketlerin saklama ihtiyacı duydukları veri miktarları her geçen gün artıyor. Ayrıca bu verileri ayrıştırmak da gerekiyor. Aksi takdirde veriye hızlı ulaşılamıyor ve şirketin iş yapma hızını da düşürüyor. Bu noktada şirketlerin hizmet verdiği sektör ve iş yapma şekillerine göre veri merkezi oluşturmak ön plana çıkıyor. Dolayısıyla hangi sektör olursa olsun ön planda asıl olan şey iş sürekliliği. Bu yüzden kesintilerden etkilenecek kritik iş süreçlerini “iş etki analizi” ile doğru analiz etmek, operasyonel riskleri belirlemek, acil durum senaryolarını düşünmek, senaryolar özelinde gerekli aksiyon planlarını oluşturmak doğru iş sürekliliği stratejisini kurarak yukarıdan aşağıya tüm kurum içinde yaygınlaştırmak, farkındalık eğitimleri ve tatbikatlar yoluyla güncellik sağlamak şart.

Veri merkezlerinde otomasyon

Günümüz veri merkezleri ve ambarlar arasında aslında büyük benzerlik bulunuyor. Her ikisi de organize bir yapıya, ileri seviye otomasyona, kapsamlı planlamaya ve verimliliğe ihtiyaç duyuyor. Çok hacimli çalışan ambarlarda bildiğiniz gibi çeşitli robot ve RFID gibi gelişmiş takip sistemleri kullanılıyor. Örneğin Amazon ambarlarında bu teknolojileri kullanan şirketlerden yalnızca birisi.

Aynı teknolojiler artık veri merkezlerinde de kullanılmaya başlanacak. Örneğin Google’da teyp arşivleri için robot kollar kullanılıyor. Yedekleme teypleri robot kollar yardımıyla çıkarılıp takılıyor. Aynı şekilde ileride diskler için de aynı teknolojiler kullanılacak. Özellikle RFID etiketler ve barkodlar bu konuda önemli rol oynayacak.  Örneğin AOL’nin de insansız bir veri merkezi bulunuyor.