Datacenter Dynamics 14 KASIM 2012 / 15:05

Sağlıklı depolama ve yedekleme sisteminiz yoksa veri kayıplarından kurtulamazsınız

Şirketler; kendileri için kritik öneme sahip verilerin kayıplarından ve ortaya çıkacak olan yüksek maliyetlerden korunabilmek için doğru teknolojilere yatırım yapmalı. 



Bilgi bütün kurumlar için her zaman önemli oldu. Yıllar içinde kurumlar büyüdükçe, çalışan sayısı arttıkça, kurumların sosyal ve ticari yapıları karmaşık hale geldikçe bilginin önemi de artmaya devam etti.

Bilgi bir kurumun hafızasıdır. Nasıl hafızasını kaybetmiş bir insan toplumda içinde bulunduğu bütün statüyü kaybederse, hafızasını kaybeden kurumlar da uzun süre ayakta duramayıp batmaya mahkumdur.

Veresiye defterinden veri merkezine

Eskiden de, yani bundan 50 - 100 yıl öncesinde de bilgi kurumlar için çok önemli bir varlıktı. Ama o dönemlerde, günümüzle kıyaslandığında daha küçük yapılar ve daha basit ticari ilişkiler olduğundan bu bilgilerin elde edilmesi ve saklanması da nispeten kolaydı. Bu dönemlerde bilgi ya insanların bireysel hafızalarında, veya kurumların dosyalar halinde arşiv odalarında saklanıyordu.

Oysa gelişen dünyada bu yöntemler çoktan rafa kalktı. Bilgisayar teknolojisiyle beraber sayısal bilgi bankaları oluştu. Sayısal veri miktarı çok hızlı bir artış gösterdi ve tahminlerin de ötesinde büyümeye devam ediyor.

Bilginin değer kazanması, saklandığı ortamlarda da hızlı değişikliklere yol açtı. Tarih boyunca bilgi, çok çeşitli şekillerde muhafaza edilmeye çalışıldı. Bugün bilgi sayısal ortamlara kaydedilerek saklanıyor. Günümüzde bilginin gün geçtikçe daha değerli hale gelmesi, bilginin saklandığı platformları da en az bilginin kendisi kadar önemli kılıyor.

Veri, üzerinde durduğu platformdan çok daha değerli

Veri miktarının artışı, verinin iş süreçlerinde daha kritik hale gelmesi ve iş süreçleri ile tam bütünleşmesi gibi ihtiyaçlar, yeni teknolojilerin üretilmesini de beraberinde getiriyor. Veri depolama ve yedekleme sistemleri artık sadece kurumsal ve büyük şirketler tarafından değil, her boydaki ve sektörlerdeki şirketler tarafından talep edilen çözümler haline geldi.

Bunun altında yatan sebeplerden biri, şirketler tarafından üretilen bilginin o bilginin üretildiği sunuculardan daha değerli hale gelmesi. Bu yüzden bilginin kendi varlığı için çok daha güvenli olan bir veri depolama sisteminde saklanması, sunucunun sadece sunucu hizmetleri için kullanılması, bilginin felaket durumuna karşın alternatif bir ortamda yedeklenmesi, arşivlenmesi aranan bir çözüm.

Bilgi yaşam döngüsüne yolculuk

Uzmanlar, bu gelişimin ILM (Information Lifecycle Management – Bilgi Yaşam Döngüsü) kavramının ortaya çıkış sebebi olduğunu belirtiyor. Tabii veri depolama ve yedekleme sistemlerinin bu derece yaygınlaşmasında bir diğer etken, yeni teknolojilere kavuşmamız ve maliyetlerin sürekli düşüşte olması. Veri depolama sistemlerinde artık düşük maliyetli bağlantılar, çok yüksek kapasiteli diskler görülüyor. Üreticilerin bu yenilikleri müşterilere sunmasındaki en büyük etkeni müşteri talepleri oluşturuyor.

Veri depolama uzmanlarının verdiği bilgilere göre verinin güvenli bir şekilde saklanması konusunda kurumların yapması gereken ilk şey, iş akışlarını değerlendirmeden geçirmek. İş akışlarında hangi sürecin hangi bilgi işlem altyapısına ve uygulamaya denk geldiğini, bu uygulamaların aksamasının ayrı ayrı iş akışlarına ne maliyetlere sebep olduğunu belirledikten sonra uygulama bazlı yapılan plan, en ucuz ve en verimli mimarinin oluşmasını sağlıyor.
Veri kaybını önlemek için stratejik tavsiyeler

Veri kayıplarından dolayı ortaya çıkacak olan yüksek maliyetlerden korunabilmek için işyerlerinin kendileri için en doğru stratejiye yatırım yapmaları çok önemli. Çünkü farklı teknolojiler farklı seviyelerde koruma sağlıyor.

Bunları seçerken dikkat edilmesi kriterler şunlar:

- Saklanan verinin geri getirilme süresi,
- Saklanan verinin ne kadar güncel olacağı,
- Verinin ne kadarının geri getirileceği.

Kurumların veri depolama sistemi yatırımında öncelikle dikkat etmesi gereken unsurlara dair ise uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:

- Kurumlar teknoloji seçiminden önce kendilerine özgü ihtiyaçları belirlemeli, iş ihtiyaçlarını teknolojiye değil, teknolojiyi iş ihtiyaçlarını uydurma yaklaşımıyla hareket etmelidir. Üreticilerin önerdiği pek çok farklı çözüm içinden kendi ihtiyaçlarına karşılık verecek olanlar arasından bir kısa liste oluşturmalıdır.

- Veri depolama sistem alımının sunucu alımından ayrılması, organizasyonların doğru teknolojiyi seçmelerinden önemli bir konudur.

- Seçilen çözüm kurumu belli bir üreticiye ve çözüme bağımlı hale getirmemelidir.

- Kurumun ihtiyacı olan kadar kapasite alınmalı, bununla birlikte seçilen çözümün genişleme potansiyeli gözetilmelidir. Günümüzde pek çok veri depolama sistemi çevrimiçi olarak genişlemeye imkan tanımaktadır. Ayrıca teknolojik gelişimle birlikte disk kapasiteleri sürekli artmakta ve birim depolama maliyetleri düşmektedir. Bu nedenle geleceğe yönelik yatırım yapmak maliyet dezavantajı yaratabilir.