Bilişim 19 OCAK 2012 / 09:39

Sayısal felaketlere hazırlıklı olmanın beş altın kuralı

Sayısal felaketlere hazırlıklı olmanın beş altın kuralı

Kurumlar tüm varlıklarını sunucularına emanet ediyor. Peki nelere dikkat edilmeli, veriler hangi koşullarda saklanmalı?



Bir kurumu taşıyan en değerli bilgiler günümüzde artık bilgisayarların disklerinde saklı. Ancak herhangi bir donanım arızası, bina hasarı, bölgesel elektrik kesintisi ya da çevresel-doğal felaketler, bütün değerli verilerin bir anda yok olmasına neden olabiliyor.

Veri kurtarma çözümleri konusunda faaliyet gösteren Double-Take’in Türkiye dağıtıcılığını yapan Stratus Bilişim Sistemleri’nin Teknik Müdürü Erkan Tuğral, felaket gelmeden mutlaka bir felaket kurtarma planının devreye sokulması gerektiğini söyledi. Tuğral, bu konuda kurumlara yönelik beş öneride bulundu.

Erkan Tuğral’a göre, birçok firmanın felaket kurtarma planını uygulamaya sokarken yaşadığı en büyük sıkıntı, bu işe başlayabilmek. “Bütünü parçalara bölmek çok daha kolay plan yapabilmenizi sağlar” tavsiyesinde bulunan Tuğral, şu tespitleri yaptı: “İşletmeler için en önemli kaynak çalışanlarıdır, kullanılan aletlerin yerine yenileri konabilir ama çalışanların konamaz. Diğer tüm önlemleri almaya başlamadan önce çalışanlarınızın güvenliğini sağladığınızdan emin olun. Felaketin yaşanacağı durumlarda çalışanlarınızın da bu felaketin kurbanı olacağını ve firmayı kurtarmak için hazır bulunamayacaklarını hesaba katmayı unutmayın. Öncelikle insanları düşünün.”

Tuğral, kurumsal felaketlere dönüşecek veri kayıplarının önlenmesi için şu beş öneride bulundu:

1. İşinizin büyümesini neyin sağladığını bilin

Bu sistemleri belirleyin ve kaynaklarınızı öncelikle bunları korumak için harcayın. Bütün sistemler, aynı şekilde korunmaya gerek duymazlar. Uygun bütçeli bir felaket kurtarma planı ile önceliklerinizi belirleyebilir ve bu makinelerinizi en kısa zamanda hayata döndürebilirsiniz.

2. Veriyi bina dışında saklayın

Binayı etkileyen bir felaket durumunda verinizi kurtarmanızı sağlamanın en hızlı yoludur. Felaket olduğunda makinelerinizi başka bir yerde ayağa kaldırmanız gerekse bile en azından veriniz güvende olacaktır.

3. Kapalı kalma zamanınızı hesaplayın

Bu şekilde firmanızın hangi bölümlerini hangi öncelikte korumanız gerektiğini belirleyebilirsiniz. Unutmayın ki bazı makinelerinizin sakladığı veri, parasal olarak değerli olmayabilir fakat geri dönülemeyen kanuni zararları olabilir. Maliyet yalnızca ciro değildir aynı zamanda çalışanları, müşterileri, kanuni ve finansal yükümlülükleri sakladığınız veridir.

4. Teybin ötesini düşünün

Her ne kadar teyp, veri korumada en sık tercih edilen sistem olsa da tüm uygulamalarınızı saklamak için en uygunu olmayabilir. Uzun süreli arşivleme ve kurtarma için teyp kabul edilebilir fakat tüm sistemi teypten geri yüklemek oldukça sancılıdır. Kurtarma zamanı hedefinizi hesapladıktan sonra tüm sistemleriniz için size en uygun olacak sistemi seçin. Veri replikasyonu gibi diğer seçenekler, sıfır veri kaybı yaşamanızı sağlarken diskten diske kopyalama hızlı kurtarma gerçekleştirir.

5. Planı sürekli geliştirin ve test edin!

Planınızın işinizi etkileyebilecek birden çok felaket türünde (donanım arızası, bina hasarı, bölgesel elektrik kesintisi, çevresel felaketler, doğal felaketler) işe yarayacağından emin olun. Bu gibi durumlarda atılacak adımları herkesin anlayacağı bir dilde yazılı olmasını sağlayın. Firma çalışanları felaket anında ister yalnızca kendilerini dışarı çıkarmakla yükümlü olsunlar, ister kurtarma operasyonunda görev alsınlar, ne yapacaklarını bilmeleri önemlidir.