Bilişim 07 OCAK 2013 / 16:26

Samsung NX1000 Smart incelemesi: Her güzelin gönlünde bir aslan yatar

Samsung'un akıllı kamera serisinin yeni üyelerinden değiştirilebilir objektifli, aynasız NX1000 modelini amatör bir gözle mercek altına aldık.



Geçtiğimiz aylarda Samsung Türkiye Dijital Görüntüleme Ürün Grubundan Sorumlu Satış ve Pazarlama Yöneticisi  Cenk Güler'le akıllı fotoğraf makinelerinin anlamı ve geleceği üzerine gerçekleştirdiğimiz kapsamlı röportaja sitemizde yer vermiştik.

Röportajın ardından nihayet Güler'in bahsettiği yeni seri akıllı ürünlerin ilk örnekleri de elimize geçmeye başladı. Bunlardan ilki Samsung'un değiştirilebilir lensli aynasız modeli olan NX1000 Smart Camera oldu.

Genel görünüm ve tasarım

Sadece gövde olarak baktığınızda neredeyse kompakt makineler kadar küçük görünen bu modelin kutusundan gövdenin haricinde bir adet 20-50 lens ve harici flaş çıkıyor. Bunları takınca makine daha kaslı ve profesyonel bir görünüme bürünüyor. 20-50 lensin yakınlaştırma katsayısı alıştığımız şekliyle 3x'e denk geliyor.

Bu arada lens üzerinde iFunction adlı bir özelliğin de yer aldığını not etmek lazım. Bu tuşa bastığınızda hangi çekim modunda olduğunuza bağlı olarak makinenin belli başlı fonksiyonlarını lens üzerindeki odaklama halkasını çevirerek ayarlayabiliyorsunuz. Böylece el altında durması gereken fonksiyonlar için menünün derinlerine inmek gerekmiyor.



Bize gelen örnek siyah renkteydi ama fotoğraflara bakılırsa beyaz renk daha çekici görünüyor gibi. Gövdenin belli başlı bölgelerinde plastik üzerine deri kaplama benzeri bir motif göze çarpıyor ki, bu da tutuşu iyileştirmek için olsa gerek.

Düğmeler ve fonksiyonlar

Görüntü yakınlaştırma işini lens üzerindeki halkayla yapıyorsunuz. Makine neredeyse kompakt görünümlü olduğu için elinize geçtikten bir süre sonra bile görüntüyü yakınlaştırayım derken üstteki açma kapama halkasıyla oynayıp makineyi kapatmanız mümkün.

Kameranın arka kısmında dönebilen bir kontrol halkası, 5 adet fonksiyon düğmesi, üstte 10 farklı çekim modu arasından seçim yapabileceğiniz bir düğme, akıllı telefonlarla görüntü paylaşmaya yönelik özel paylaşım tuşu ve açma-kapama halkasının üzerine yerleştirilmiş bir deklanşör mevcut. Aslında kontrol düğmelerinin boyutları biraz daha büyük olabilirmiş, bu haliyle büyük parmakları biraz zorlayacakmış gibi duruyor.

Görüntüleme işini kameranın arka yüzündeki 640x480 piksel çözünürlüğünde 3 inçlik LCD ekran üstleniyor. Makinenin vizörü yok. Fotoğraflara konum bilgisi eklemek için kullanabileceğiniz GPS fonksiyonu veya SIM kart üzerinden 3G bağlantı özelliği de makinede yer almıyor.



Makinenin kutusundan çıkan pil 300'ün üzerinde yüksek çözünürlüklü fotoğraf veya 160 dakika HD kalitesinde video çekimine imkan sağlayacak ölçüde yeterli. Kutudan ayrıca doğrudan fişe takabileceğiniz bir harici pil şarj adaptörü çıkması da özellikle yanında yedek pil taşımayı düşünenler için gülümseten bir ayrıntı.

Görüntü kalitesi

Samsung NX1000 üzerinde 20,3 megapiksel APS-C CMOS görüntü algılayıcı yer alıyor. Kendi sınıfında giriş seviyesi sayılabilecek bir ürün için gayet etkileyici bir rakam. Bunun üzerine saniyede 8 kare fotoğraf çekimi gibi yetenekleri de ekleyince elinizde tuttuğunuz makineye olan saygınız daha da artıyor.

Her ne kadar NX1000 boyut ve genel duruş itibariyle kompakt makineleri andırsa da, bunun sadece bir illüzyondan ibaret olduğunu akıldan çıkarmamak lazım. Elinizde değiştirilebilir lense, değiştirilebilir flaşa sahip, tüm detaylı fonksiyonlarına hakim olabileceğiniz bir aygıt tutuyorsunuz.

[caption id="attachment_63749" align="alignnone" width="455" caption="Masalarımızın toparlanması gerekiyor evet."][/caption]

Her ne kadar kullanmaya başladığınız anda odakla ve çek mantığıyla güzel sonuçlar almanıza izin verse de makinenin gerçek gücünü görebilmek için biraz yularından asılmak, evcilleştirmek gerekiyor. Siz makinenin üzerine ne kadar eğilirseniz, makine de sizi o kadar mutlu ediyor.

WiFi ve paylaşım

Gelelim makineyi diğer makinelerden ayıran en önemli özelliğine. Samsung NX1000 Smart Camera üzerinde dahili WiFi bağlantısı yer alıyor ve WiFi ağlarına bağlanarak görüntü paylaşımına izin veriyor. Bu sayede çektiğiniz video ve fotoğrafları e-postayla gönderebiliyor,  sosyal medya hesaplarınıza yükleyebiliyor veya bulut servislerine depolayabiliyorsunuz. Özellikle kapasite sorunu olan durumlarda gayet işe yarayabilecek bir özellik.

Bunun yanı sıra makine Samsung MobileLink adlı uygulama sayesinde akıllı telefonları da vizör veya depolama alanı olarak kullanabiliyor.

[caption id="attachment_63750" align="alignnone" width="455" caption="Makinenin pembe rengi de mevcut ve böyle görünüyor."][/caption]

Makinenin üzerinde dokunmatik ekran olmadığı için e-posta adresini yazmak gibi işleri hep makine üzerindeki yön tuşlarıyla halletmek zorunda kalıyorsunuz. Gel gelelim, şaşırtıcı bir şekilde bu iş düşündüğünüz kadar zor olmuyor.

Sonuç

Samsung Smart Camera serisi aslında kompakt sınıfın üzerinde bir takım özelleştirmeler ve  seçenekler eklemekle kalmayıp, paylaşım konusunda da yeni bir alternatif getirdiği için önemli.

Diğer yandan Samsung'un Galaxy Camera gibi Android işletim sistemli makineler de üretmeye başladığını göz önüne alınca, insan "acaba bu ürünler akıllı fotoğraf makinelerinin bir geçiş fazı mı" diye düşünmeden de edemiyor.

Yine de yüksek oranda özelleştirilebilir, profesyonele yakın sonuçlar almanıza yardımcı olacak, tüm detaylarına hakim olmak isteyeceğiniz ve tüm bunlar için sırt çantası taşımak zorunda kalmayacağınız bir çözüm arıyorsanız Samsung NX1000'i alternatiflerinizin arasına koyabilirsiniz.