Bilişim 28 NİSAN 2011 / 10:06

Sabit diskte Seagate ve Samsung birleşmesinin detayları belli oldu

Geçtiğimiz günlerden Samsung'un sabit disk bölümünün Seagate tarafından satın alındığına dair habere sitemizde yer vermiştik. Şimdi de anlaşmanın detaylarını sizlerle paylaşıyoruz. 



Sabit disk üretimi konusunda faaliyet gösteren Seagate ve dünyada elektronik adına hemen her şeyi üretmesiyle bilinen Samsung Electronics bugün, gerçekleştirdikleri ortak duyuruda sahip oldukları yatırım ve kilit teknolojileri biraraya getirerek Seagate ve Samsung’un stratejik ilişkilerini önemli düzeyde pekiştirecek ve güçlendirecek kesin bir anlaşmaya vardıklarını açıkladı.

Gelelim anlaşmanın detaylarına:

• Samsung, sabit disk sürücü (HDD) faaliyetlerini Seagate bünyesinde toplayacak (ed: aslında sattı demek lazım ama Samsung Seagate'den anlaşmaya karşılık önemli oranda hisse alacağı için ortada birleşmeye benzer bir durum da var. Detayları okumaya devam edelim...)

• İki şirket arasındaki mevcut patentli, karşılıklı lisans anlaşmalarının kapsamı genişliyor ve süreleri uzuyor.

• NAND flaş bellek sağlama anlaşması kapsamında Samsung, Seagate'in işletmelere yönelik SSD’leri (yarı iletken sürücü), yarı iletken karma sürücüleri ve diğer ürünlerinde kullanım için portföyünde yer alan yarı iletken ürünlerini sağlayacak.

• Disk sürücü sağlama anlaşması kapsamında, Seagate Samsung PC’leri, dizüstü bilgisayarları ve tüketici elektronikleri için disk sürücüleri tedarik edecek.

• İki şirket arasındaki işletmelere yönelik veri depolama çözümleri geliştirmeye yönelik işbirliği anlaşmasının kapsamı genişliyor.

• Samsung, Seagate’te önemli oranda hisseye sahip oluyor.

• Anlaşma çerçevesinde bir Samsung üst düzey yöneticisi Seagate’in Yönetim Kurulu Üyesi olmak için aday gösterilecek.

Anlaşmanın stratejik detayları

Bu anlaşmaların ve ortak faaliyetlerin birarada değeri yaklaşık 1,375 milyar Amerikan Doları olarak belirlendi. Seagate, Samsung’a bu tutarın yüzde 50’sini hisse senedi ve yüzde 50’sini de nakit olarak ödeyecek.

Bu faaliyetler ve ilgili anlaşmalar her iki şirketin de bugün ve gelecekteki ürün geliştirme çabalarını ve yol haritalarını daha etkin biçimde uyumlu hale getirecek; yeni ürünlerin pazara sunulma süresini hızlandıracak ve şirketleri mobil bilgi işlem, bulut bilişim, yarı iletken veri depolama alanlarında ve diğer ilgili alanlarda hızla değişen fırsatları daha iyi değerlendirebilecek şekilde konumlayacak.

Samsung ile stratejik işbirliğiyle bağlantılı olarak, Seagate, TDK Corporation/SAE Magnetics Ltd ile de ilişkilerini de güçlendirecek. Bu ortak faaliyetler ve anlaşmalar Seagate ve Samsung arasında temeli 2010 senesinin Ağustos ayında imzalanan ortak geliştirme anlaşmasıyla atılan stratejik ilişkinin kapsamını da genişletecek.

Anlaşmanın mali detayları

Seagate, bu anlaşma ve anlaşmadan doğacak işlemlerin anlaşmanın birinci senesinin sonunda hisse başına düşen genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri dışındaki gelirlere ve nakit akışına anlamlı bir katkısı olacağına inanıyor. Anlaşma Seagate’in Çin ve Güneydoğu Asya’da tüketicilere erişimini önemli düzeyde kolaylaştıracak.

Ayrıca, karşılıklı tedarik anlaşmaları Seagate’in NAND flaş ürünlerinin kaynağını güvence altına alıyor; zira şirket SSD ve yarı iletken karma ürün yelpazesini genişletiyor ve Seagate’i Samsung’a en çok disk sürücüsü sağlayan şirket olarak konumluyor. Anlaşma Samsung’un Seagate’te önemli oranda hisseye sahip olmasını da sağlıyor.

Anlaşmanın şartlarına göre, Samsung toplam tutarın yüzde 50’sini Seagate’in hisse senetleri olarak ve yüzde 50’sini de nakit olarak alacak. Anlaşmanın imzalanmasını ardından, Samsung Seagate’in 687,5 milyon Amerikan Doları tutarındaki hisse senedini (45,2 milyon adet hisse senedi ya da Seagate’in yaklaşık yüzde 9.6’sı – bu tutar anlaşma imzalanmadan önceki son 30 günlük işlem hacmi baz alınarak hesaplanan ortalama hisse senedi değeridir) ve 687,5 milyon Amerikan Doları da nakit para alacak.

Samsung anlaşmanın imzalanmasının ardından Seagate’in Yönetim Kurulu’na üyelik için bir aday belirleme hakkına sahip olacak.

Anlaşmanın finansman riskleri bulunmuyor ve Amerikan ve uluslararası mevzuatlara uyumluluğu denetlenebilecek. İşlemlerin 2011 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.