Bilişim 27 ŞUBAT 2013 / 15:40

RSA Başkanı Art Coviello: "Biz dijital Pearl Harbor yaşanmasın istiyoruz"

RSA: "Biz dijital Pearl Harbor yaşanmasın istiyoruz"

ABD'nin Kaliforniya eyaletine bağlı San Fransisko'da düzenlenen RSA Conference 2013,  yoğun bir gündem ve kalabalık bir ziyaretçi topluluğu eşliğinde başladı. Bu yılki konferansın konusu "Security in Knowledge", yani bilgiye dayalı güvenlik anlayışı. 



Bu yıl 25 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında San Fransisko'dan gerçekleştirilen RSA Conference 2013'te gündem, 26 Şubat sabahı RSA Yönetim Kurulu Başkanı Art Coviello'nun yaptığı ana konuşmayla ısınmaya başladı.

"Bizler daha güvenli bir dijital dünya hayaliyle yola çıkan şampiyonlarız, ama bizim dünyamızda şampiyon demek daima galip demek değildir" diyen Coviello, sözlerin şöyle devam etti:

"Bulut bilişim ve büyük verinin giderek yaygınlaştığı bir dünyada saldırı yüzeyi ve olanakları da büyük bir hızla artıyor. Biz bu savaşı henüz kazanmış değiliz, ama kaybetmiş de sayılmayız. Bunun için de güvenlik noktasına hayatı zorlaştıran bu teknolojileri daha fazla güvenlik sağlamak için kullanmak istiyoruz. Madem büyük verinin özünde veriyi anlama dönüştürmek var ve madem bulut birlikte çalışmayı bu kadar kolay bir hale getiriyor, neden biz de bunu güvenlik sınırlarını güçlendirmek için kullanmayalım?"

"Dijital Pearl Harbor yaşanmasın istiyoruz"

Coviolli'nin konuşmasında paylaştığı bilgilere göre geçtiğimiz yıl dünyadaki veri 1 zetabyte arttı (1 milyar terabyte dersem daha okunaklı olur sanırım). Bu veri 4,9 kuadrilyon kitabı dolduracak  kadar fazla (4,9'un yanına 15 tane sıfır koyun).

Bu rakamda yapısal olmayan miktarı, yapısal verinin 5 katı. Yapısal olmayan verinin yıldan yıla artış hızı da yine yapısal veriye oranla 3 kat daha fazla.



Bu durum, iki veri türü arasındaki makasın zamanla daha da fazla açılacağına işaret ediyor. Ancak IDC'nin raporlarına göre yapısal olmayan verilerin analiz edilenlerinin oranı yüzde 1'den daha az. Dolayısıyla bunları anlamlandırmak şu an için endüstrinin ilk öncelikleri arasında yer alıyor. Dev silolara depolanmış veriler arasındaki birçok karmaşık ilişkinin görünür hale gelmesi, geleceğe yönelik stratejilerin daha net bir şekilde belirlenmesi açısından büyük fırsatları beraberinde getiriyor.

Sorun şu ki, benzer fırsatlar saldırganlar için de geçerli. "Aslında saldırganların çoğu zaman nereden geldiklerini, hatta kim olduklarını biliyoruz" diyor Coviello. "Ama bu konuyu iyi anlamak ve anlatmak lazım. Bu işin iletişimini sürekli ama bıktırmadan, dikkat çekerek ama küçümsemeden veya abartmadan yapmamız gerekiyor. Biz göz göre bir dijital Pearl Harbor yaşanmasın istiyoruz."

Doğrular paylaşılmalı, küçümsemeden, abartmadan

Bu noktada Coviello "PR Gap" adını verdiği bir konuya da özellikle dikkat çekiyor. "PR Gap", veya Türkçe adıyla "Halkla İlişkiler Boşluğu" özetle şu: Mesajları anlaşılmaz hale getirerek veya gereğinden fazla abartarak bir dijital kıyamet algısı oluşturmaya çalışırsanız, bir süre sonra "yarın kıyamet kopacak" diyerek ortalıkta dolanan berduşlar gibi kaale alınmamaya başlıyorsunuz. Diğer yandan kamuoyu algısını yüksek tutmak amacıyla yaşanan önemli olayların örtbas edilmesi de konunun ne ölçüde ciddi olduğunun algılanmamasına sebep oluyor.

"İkisinin arasını bulmak, insanlara doğruyu anlatmak ve hepsinden önemlisi de onları doğru tedbirleri alacak şekilde yönlendirmek bu işin içinde olan herkesin sorumluluğu olmalıdır" diyor Coviello özetle.



RSA'nın bu konuda neler yaptığını ve bulut bilişim ve büyük veri ekseninde nasıl çözümler ürettiğini 4 Mart tarihinde yayınlanacak BThaber gazetesinde etraflıca okuyabileceksiniz.

Ayrıca önümüzdeki haftalarda RSA Conference 2013'e dair perde arkası izlenimlerimizi sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Bizden ayrılmayın.
ETİKETLER : RSA rsa conference 2013