Bilişim 24 MART 2011 / 11:13

Raf fiyatı ve kasa fiyatı farklı olmayacak, perakende sektörü rahat bir nefes alacak

Bu fiyat etiketleri üzerindeki fiyatı kendi güncelliyor

Sensormatic'in sunduğu Pricer elektronik etiket çözümleri, perakende sektörünün en büyük sorunlarından biri olan kasadaki fiyatla raftaki fiyatın farklı olmasını engelliyor. Yeni nesil etiketler, perakendecilerin sektörde farklılaşmaları ve daha rekabetçi olmaları adına önemli imkanlar yaratıyor. Detayları bizzat Sensormatic'ten dinledik.





Sensormatic, perakende endüstrisine yönelik olarak sunduğu elektronik fiyat etiketleriyle, sergilenmekte olan ürünlerin geleneksel kağıt fiyat etiketleri yerine merkezi sistemler tarafından otomatik olarak fiyatlandırılmasını sağlıyor. Anlık fiyat değişimlerini kolaylıkla gerçekleştirebilen sistem sayesinde kampanya yönetimi merkezden aktif olarak yönetilebilir hale gelirken, yanlış fiyat sergilenmesi engelleniyor ve fiyatların yenilenmesi için sarf edilen iş gücünden tasarruf sağlanıyor.



Etiketleri görüntülemek için tıklayın.



Sensormatic Pazarlama Bölümü Direktörü Metin Uzelli, aslında bir güvenlik sistemleri sağlayıcısı olan Sensormatic'in perakende sektöründe böyle bir ürünü pazarlamasının altında yatan sebebi şu sözlerle aktardı: "Biz bir elektronik güvenlik sistemleri sağlayıcısı olarak uzun süredir müşterilerimizin ana işlerin odaklanmalarını sağlamaya yönelik elektronik güvenlik ve iş zekası çözümleri sunuyoruz. Bize göre müşterilerimiz günlük süreçlerindeki zaman alan işleri mümkün olduğunca otomasyona bağlayarak ürün bulma, fiyatlandırma, tedarik ve mağaza yönetimi gibi ana işlere odaklanmalı. Sunduğumuz elektronik fiyat etiketi çözümü de bu anlayışı yansıtan bir ürün."



Güvenlik otomasyon sistemlerinin operasyonel faydası düşünülenden daha fazla





Uzelli'nin verdiği bilgiye göre, birçok kişinin düşündüğünün aksine güvenlik sistemlerinin tek faydası ürün ve hizmet güvenliğini sağlamakla kısıtlı değil. "Mağazalarda güvenliğin sağlanmasıyla perakendeciler ürünlerini daha açık ortamlarda sergileyerek, müşterilerine deneyimleme imkanı sunarak satışlarını artırmak için bir fırsat oluşturdular" diyor Uzelli, "Ama bunun ötesi de var. Örneğin video analitik sistemleri sayesinde farklı konuları da otomatik olarak takip edebiliyoruz. Örneğin mağazaya kaç kişi girdi? İçerde ne kadar kaldı? Ne kadarı satışa döndü? Kasadaki kuyrukların uzunluğu nedir? Yeni kasa açmaya gerek var mı? Bu tarz çözümler güvenlikle doğrudan ilgili değil, ama mağazanın operasyonel verimliliği, personel verimliliği, müşterilere doğru bilgi iletebilme güvencesi gibi konularda büyük fayda sağlıyor."



Sensormatic Pazarlama Bölümü Ürün Yöneticisi Burak Üge, Pricer elektronik fiyat etiketlerinin de güvenlikle çok ilgili olmasa bile operasyonel verimlilikte önemli faydalar sağladığına dikkat çekiyor. Özellikle perakende sektörüne yönelik çözüm ortaya koyma ihtiyaçlarını da şöyle aktarıyor: "Perakende Türkiye’de en hızlı büyüyen sektör. Her yıl yüzde 20 büyüyor ve işletmeler büyüdükçe operasyonun kontrolü de zorlaşıyor. Bu noktada raflarda bulunan fiyatların kasalardaki fiyatla eşleşmesini sağlamak büyük bir sorun haline geldi. Bu uyuşmazlıktan dolayı perakendecilerin önemli kayıpları olabiliyor, çünkü kanunlar böyle bir uyuşmazlıkta düşük olan fiyatın geçerli olacağını öngörüyor. Bunun ötesinde farklı fiyatlandırma nedeniyle müşteri güveninin sarsılması da söz konusu. Pricer çözümlerini bu ihtiyacı adreslemek üzere sunmaya başladık."



Kasaya gelen otomasyon bunun da ötesine geçmeli



Aslında günümüz perakende sistemlerinde ürünün fiyatlandırılmasıyla kasa fiyatının güncellenmesi arasında bir otomasyon mevcut, fakat bu otomasyon raf etiketlerine kadar inebilmiş değil. Perakende zincirlerinde fiyatlar satın alma ekibi tarafından belirleniyor ve fiyatlar her ürünün stok kartına işleniyor. Böylece kasa fiyatı güncellenmiş oluyor.Fakat işin bir de raflardaki fiyat etiketlerini düzenleme kısmı var. Birinin bunları gidip sınıflandırması ve tek tek yazıp yapıştırması şart.



[caption id="attachment_21600" align="alignnone" width="455" caption="Sensormatic Pazarlama Bölümü Ürün Yöneticisi Burak Üge."][/caption]

"Bir süpermarkette 20-25 bin civarı ürün olduğunu düşünürseniz ve fiyat değişim hızını göz önüne alırsanız, bunun ne kadar ciddi bir iş yükü getirdiğini görebilirsiniz" diyor Burak Üge. "Sistem bu nedenle hataya da çok açık. Üstelik aynı ürün için farklı mağazalarda farklı fiyat uygulamaları da söz konusu. Buna bir de kampanyaları ekleyin. Çünkü rakibinizde beliren bir kampanyaya veya fiyat değişimine siz de aynı hızda cevap verebilmek zorundasınız ki rekabet edebilesiniz. Bunu özellikle cep telefonlarında ve tüketici elektroniğinde çok yaşıyoruz. Bu gibi durumlarda merkez fiyat değişim kararını aldığı andan itibaren şubelere bunun bilgisini geçmesi ve personelin fiyat etiketlerini ürünlerin yanına yerleştirmesi lazım. Ama bu her zaman ideal işlemiyor. Zaman yetişmiyor, unutuluyor, gözden kaçıyor, en önemlisi de merkezdeki çalışanlar mağazada fiyatın değişip değişmediğini bilmiyor. Fiyatı inserte basıyor, ama mağazadaki fiyat değişmemiş oluyor. Büyük bir kaos."



Etiketler çift yönlü iletişim kuruyor, doğru fiyat aldığını raporluyor





Üge, Pricer'in çalışma prensibini şöyle aktarıyor: "Elektronik fiyat etiketini alıyorsunuz, örneğin sütün üzerine koyuyorsunuz. Diyorsunuz ki etikete 'Sen merkezin stok kartındaki fiyat etiketi ne diyorsa üzerindeki fiyatı ona göre ayarlayacaksın'. O noktada personel aradan çıkıyor. Merkezde ürünle ilgili ne değişiklik yapılırsa yapılsın, ürünün etiket fiyatı kasayla eş zamanlı olarak değişiyor. Üründeki fiyat güncellendi mi? Kasa ve raf fiyat farkı nedeniyle müşteri güvenini sarsıyor muyum? Rakibimin atağına tam zamanında cevap verebildim mi? Bu konudaki şüphelerin hepsi ortadan kalkmış oluyor. Üstelik etiketler çift yönlü iletişim kuruyor. Yani veri sadece merkezden fiyat etiketine gelmiyor, etiket de merkeze bilgi yolluyor. Üzerindeki fiyatın değiştiğini rapor edebiliyor, ben bu mesajı alamadım diyebiliyor, pilinin azaldığını söyleyebiliyor. Böylece merkezden herşeyin yolunda olup olmadığını kontrol edebiliyorsunuz. Bu çok önemli bir özellik."



Etiketlere fiyatın ötesine farklı bilgiler yüklemek mümkün



Üge'nin paylaştığı bilgilere göre elektronik etiketlerin becerisi sadece fiyatları göstermekle sınırlı değil. "Örneğin raftaki mal azalarak boşlukları tamamlamanız gerektiğinde, bunun için ya bilgisayara, ya depoya bakıp elinizde o üründen olup olmadığını denetlemeniz gerekiyor. Ama stok kartları, yani mağazaların kullandığı elektronik sistemler stok durumundan daima haberdar" diyor Üge. "Etiket bu bilgiyi de alabiliyor. Yani ürün rafının karşısına geldiğinizde raftaki ürün eksildiyse, ne kadar stok kaldığını görebiliyorsunuz. Bu bilgileri müşteri göremiyor, ama çalışan kolayca görebiliyor. Veya rafta mal kalmadıysa, devamının ne zaman geleceği de görüntülenebiliyor. Mağazada bir ürünle ilgili detaylı bilgi almak istediğinizde, yeni nesil dot matrix etiketler sayesinde bu teknik ve teknolojik bilgileri etiketlere ekleyebiliyoruz. Bu bir kampanya bilgisi olabilir, ödeme bilgisi olabilir, teknik detay olabilir. Böylece müşterinin doğru bilgilendirilmesi sağlanıyor."





Bir başka önemli nokta da bir takım özel bilgilerin satıcıya aktarılabilmesi. Örneğin etiket üzerindeki sembollerin yardımıyla ürünün kar marjını görmek mümkün. Sezonu biten, rafta kalıp devamı olmayan ürünleri de özel işaretlere bakarak anlama imkanı var. Etiketlerin üzerindeki bu özel işaretler merkezden yönetiliyor. Etiketlerin pil ömrü modeline göre 5 ila 7 yıl arasında değişiyor. Etiketler herhangi bir kablolama da gerektirmiyor.



Yatırım dönüşü ortama 2,5 yıl



Metin Uzelli, ürünle sağlanan yatırım geri dönüşünün her sabah fiyatların güncellenmesi, adam saat maliyeti, kağıt ve baskı maliyetleri düşünüldüğünde ortalama 2,5 yılda sağlandığını belirtiyor. Uzelli, "Ürün tasarruflar sağlamanın ötesinde ilave hizmetler de getiriyor. Müşteri güvenini kazanmak, operasyonların hızlanması, hızlı ve doğru bilgi aktarılabilmesi gibi faydalar müşteri bağlılığını sağlayan önemli faktörlerdir" diyerek konuyu özetliyor.



Farklı etiketleri görüntülemek için foto galerimizi ziyaret edebilirsiniz.



[imagebrowser id=13]

YORUMLAR
Mehmet Altun 25 MART 2011 / 10:56 0 0
10 yıldır var anlamadım ne yeniliği yoksa reklammıydı
Alper Torun 25 MART 2011 / 10:46 0 0
Bu uygulama daha önce de bazı marketlerde pilot olarak uygulanmıştı. Ancak tahmin ediyorum yüksek maliyeti nedeniyle uygulamadan kaldırılmıştı.
Ayrıca marketlerin de bu uygulama pek işine gelmez gibi gözüküyor. Çünkü bu tip hatalarda genellikle müşteri aleyhine durumlar yaşanıyor ve çoğu müşteri de buna dikkat etmiyor. Böylelikle olay işletme sahibinin menfaatine gelişiyor.
Sonra böyle bir durumu ortaya çıkardığınızda mükafatı veya cezası ne oluyor? Kusura bakmayın yanlışlık olmuş farkı olan bilmem kaç kuruşu hemen ödeyelim oluyor. Siz de birkaç lira geri alacağım diye dakikalarca beklemek zorunda kaldığınız için çoğu zaman vazgeçiyorsunuz. Bu sistemlerin yaygınlaşması için tüketici kanunlarında caydırıcı cezalar konması gerekir.