Bilişim 03 TEMMUZ 2012 / 11:18

Orta Doğu Teknik Üniversitesi, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çalışıyor

ODTÜ sürdürülebilir gelecek için çalışıyor

Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden Orta Doğu Teknik Üniversitesi, bünyesinde kurduğu araştırma ve geliştirme merkezlerinde sürdürülebilir gelecek hedefini hayata geçiriyor. 



Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), bilimsel birikimini, sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji çözümleri geliştirmek alanına da taşıyarak 2009 yılında “Yenilenebilir Enerji, Ekosistemler ve Sürdürülebilirlik için İleri Araştırmalar Platformu” (ODTÜ-YESAP) adını verdiğini insiyatifi başlattı.

ODTÜ, YESAP’ı mühendislik, temel bilimler, sosyal bilimler ve tasarım disiplinlerini bir araya getiren bir araştırma ağı olarak geliştiriyor. Bu kapsamda, ODTÜ bünyesinde son üç yıl içinde üç ayrı disiplinler arası mükemmeliyet merkezi kuruldu.

2009 yılında Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (GÜNAM), 2011 yılında Rüzgar Enerjisi Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi (RÜZGEM) ve 2012 yılında “Deniz Ekosistem ve İklim Araştırmaları Merkezi” (DEKOSİM) projelerine imza atan ODTÜ, “Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik” çalışmalarına 2011 - 2016 yıllarını kapsayan ODTÜ Stratejik Planı’nda da öncelikli araştırma alanı olarak yer veriyor.

Rüzgar ve güneş geleceğimize yön verecek

Platform çatısı altında faaliyet gösteren Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (GÜNAM) ve Rüzgar Enerjisi Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne (RÜZGEM) 29 Haziran 2012’de gerçekleştirilen ziyarette, merkezlerin çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar ziyarete katılan basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Sürekli artan dünya nüfusu ve tüketim, tüm dünyada enerji, gıda, su ve diğer doğal kaynaklara olan talebi hızla artırmaktadır. Diğer taraftan çevre kirliliği ve iklim değişikliği, yenilenebilir ve sürdürülebilir alternatif kaynak arayışlarının yoğunlaşmasına neden olmaktadır.

Son yıllarda, temiz enerji, çevre ve sürdürülebilirlik konularının teknik, ekonomik ve sosyal boyutları hakkında toplum bilinci ve tartışmalar kuvvet kazanmaktadır. Araştırmaların ve çözümlerin çok disiplinli, hatta disiplinler arası yaklaşım gerektirdiği ortadadır. Üniversitemizde, atmosferdeki fazla karbondioksitin toplanması ve depolanmasından güneş gözelerinin tasarımına, hidrojen pillerinden petrol politikalarına kadar çok farklı alanlarda kapsamlı araştırmalar sürdüren gruplar, programlar ve bölümler bulunmaktadır.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak, temiz çevre, ekosistemler, sürdürülebilirlik ve yenilenebilir enerji konusundaki eğitim, araştırma ve teknoloji geliştirme faaliyetlerimizi bir platformda birleştirerek kısa sürede çok önemli sonuçlar aldık. Önümüzdeki yıllarda, bu alandaki çalışmalarımız daha da hızlanacaktır.”

Türkiye güneşi bol bir ülke

Türkiye’de güneş enerjisi kullanımını artırmaya ya da teşvik etmeye yönelik yasa 2011 yılı başında çıktı. Bu yasayla yerli ürün kullanımına fazladan destek sağlanıyor ve yerli teknoloji gelişimi teşvik ediliyor.



ODTÜ, bu doğrultuda 2009 yılının başında, DPT desteğiyle Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni (GÜNAM) kurdu. Teknoloji geliştirerek güneş gözelerinin Türkiye’de üretimini sağlamayı hedefleyen merkez hem diğer üniversitelere ve kurumlara, hem de özel sektöre hizmet veriyor.

Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (GÜNAM) Müdürü Prof. Dr. Raşit Turan merkez ziyaretinde yaptığı sunumda “Güneş enerjisi Türkiye için önemlidir. Doğalgaz, kömür ve petrol kaynakları kısıtlı olduğundan, güneş enerjisinin kullanımı rüzgarla birlikte en önemli seçenektir” dedi.

Turan ayrıca yapılan projeksiyonlarda yüzyılın sonuna gelindiğinde, güneş enerjisinin toplam enerji kullanımındaki payının yüzde 70’lere varacağının düşünüldüğünü söyledi.

Enerjinin yüzde 75'ini ithal ediyoruz

Prof. Dr. Raşit Turan Türkiye’nin toplam enerji ihtiyacının yüzde 75’inin ithal edildiğini, toplam elektrik üretiminin yüzde 50’sinin ise ithal doğalgazla üretildiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Güneş enerjisi yatırımlarının Ar-Ge altyapısını oluşturmaya çalışırken, Türkiye’de bu teknolojinin yapılabilirliğini göstererek özel sektör şirketlerinin yatırım yapmasını teşvik ediyoruz. Yaptığımız çalışmalarla Türkiye’de güneş enerjisi teknolojilerinin ve güneş enerjisi güç istasyonlarının kurulmasına, dolayısıyla geleceğimize ve bağımsızlığımıza katkı sağlayacağımızı düşünüyorum.”

Temiz enerjinin bir diğer adı da rüzgar

1970’li yıllardan itibaren pek çok ülkede ulusal enerji politikası haline gelen yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarından rüzgar enerjisi üretimi Türkiye’nin gündemine 80’li yıllarda girmişti. 2010 yılı sonunda “Yenilenebilir Enerji Yasası” kapsamında yapılan güncellemeyle rüzgardan enerji üretimi ülke genelinde yaygınlaşmaya başladı. Türkiye’de 2010 yılı sonu itibarı ile 1500 megavat olan kurulu güç için 2023 yılı hedefi 20 bin megavat olarak belirlendi.



2011 yılı başında kurulma çalışmalarına başlanan Rüzgar Enerjisi Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi (RÜZGEM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Oğuz Uzol, merkezle ilgili yaptığı sunumda “RÜZGEM, ODTÜ'deki sekiz farklı bölümün işbirliğiyle (Havacılık ve Uzay, Makina, Elektrik-Elektronik, İnşaat, Metalurji ve Malzeme Mühendislikleri ile Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama ve İşletme Bölümleri) ve üç yıllık bir DPT projesi desteği kapsamında kurulmaktadır” dedi.

Uzol merkezin amacı şöyle açıkladı: "Türkiye’nin rüzgar enerjisi konusunda ortaya koyduğu ulusal hedeflere ulaşabilmesi, bu hedeflere ulaşırken teknolojik dışa bağımlılığı en aza indirgeyebilmesi, geliştirilecek özgün teknolojilerle dünya rüzgar enerjisi pazarında pay ve söz sahibi olabilmesi, bu hedefleri desteklemeye yönelik Ar-Ge faaliyetlerinde bulunulması, rüzgar enerjisi endüstrisine tasarım, analiz, test ve teknoloji desteği verilmesi, çalıştaylar ve eğitim seminerler düzenlenmesi ve ulusal ve uluslararası işbirlikleri için koordinasyonun sağlanmasıdır."

Ayaslı Araştırma Binası enerjisini kendisi üretiyor

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde yapılan ziyarette Ayaslı Araştırma Binası da gezildi. Yaklaşık 3 bin 400 metrekare büyüklüğündeki Araştırma Binası’nın içinde 19 adet araştırma laboratuvarı, 2 adet temiz alan, yankısız oda ve anten kulesi gibi bilimsel araştırma mekanlarının yanı sıra seminer ve toplantı salonlarıyla okuma alanları bulunuyor.

Enerji duyarlı yapı konusunda Türkiye’deki örnek ve öncü uygulamalardan biri olan Ayaslı Araştırma Binası’nın enerji gereksinimi güney cephesini oluşturan çatı yüzeyindeki güneş panelleri ve Türkiye’de ilk kez uygulanan esnek (membran) fotovoltaik sistem ile sağlanıyor.

Araştırma ve deney amaçlı olarak kullanılmak üzere uygulanan bu iki farklı güneş paneli sistemiyle yapı genelinde güneş enerjisi üretimi ve elektrik tüketimi konusunda düzenli ölçüm, karşılaştırma ve değerlendirme yapılabiliyor.