Bilişim 27 ARALIK 2012 / 17:02

Mobilde rekabet eşitliği için adil regülasyon şart

Türklerin teknolojiye çok çabuk adapte olmasıyla Türkiye’de akıllı telefon ve tablet kullanımının ciddi sıçrama göstermesi mobil servis sağlayıcılarını umutlandırdı. Mobillite sektörü her yıl katlanarak büyüyecek ama… Aması da var işte. 



Türk insanının teknoloji merakı, mobil servis sağlayıcıları sektörünü umutlandırdı. Sektör temsilcileri 2013 itibariyle her yıl katlanarak büyüme bekliyor. Ama sağlıklı büyüme için başta vergi uygulamaları olmak üzere adil bir regülasyon sisteminin yanı sıra teşviklerin teknopark dışına taşınmasını talep ediyor.

Türkiye’de satılan cep telefonlarının yüzde 50’den fazlasının akıllı telefon, bilgisayarların yüzde 20’sinin tablet olduğuna dikkat çeken Mobil Servis Sağlayıcı İş Adamları Derneği (MOBİLSİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Kır, “Akıllı telefonlar şu anda cep telefonu, internet, TV, radyo ve PC’yi bizlere bir arada sunma kapasitesine sahip. Türk insanının da teknolojiye çabuk adapte olması, sektörümüzün 2013’ten itibaren her yıl iki kat büyümesine neden olacak" dedi.

Büyümenin sağlıklı olabilmesi için sektörün başta vergi uygulamaları olmak üzere adil bir regülasyon sistemine ve teşviklerin teknoparklar dışına taşınmasına ihtiyacı olduğunu söyleyen Kır, "Önümüzdeki yıllarda küresel rekabetle baş edebilmek için sektörün muhatap olduğu yasal düzenlemelerin, sektörün önünü açacak bir içeriğe kavuşturulması gerekir. Türkiye’de ister yerli isterse de yabancı oyuncu olsun, mobil veya internet üzerinden servis veren herkes aynı kanuna tabi olmalı. Bunun için mücadele edeceğiz” dedi.

Sektör altın çağını yaşıyor

[caption id="attachment_63235" align="alignright" width="225" caption="MOBİLSİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Kır"][/caption]

2007 yılının mobil servis sağlayıcıları için adeta bir milat niteliğinde olduğunu ifade eden Kır, “Özellikle akıllı telefonların Türkiye pazarına girmesi ve ardından da bilgisayarların tabletlere dönüşmesi sektörümüzün altın çağına girmesine neden oldu. Bu gelişme de mobilite kavramının yaygınlaşmasını sağladı. Artık her keseye uygun akıllı telefonlar bulabilmek mümkün” dedi.

2012 yılının özellikle bürokrasi ile teknoloji KOBİ’lerinin birbirlerini daha iyi anladıkları, teknoloji KOBİ’lerinin beklentilerini ve sıkıntılarını bürokrasiye daha iyi anlatabilmeyi başardıkları bir yıl olduğunu ifade eden Burak Kır, “Türk insanı teknolojiye çok yatkın. Bunun yanı sıra KOBİ’lerimiz de teknoloji anlamında çok dinamik bir yapıya sahip. Yeni çıkan teknolojiye onlar da çok çabuk ayak uydurabiliyorlar. İş modelleri de bu gelişme doğrultusunda değişiyor” dedi.

Teknopark dışındaki şirketler de teşvik edilmeli

2013 yılından itibaren mobil servis sağlayıcı sektörünün her yıl katlanarak büyüyeceğini açıklayan Burak Kır, “Biz bu sürece hazırız, potansiyelimiz var. Ancak bu potansiyeli gerçeğe dönüştürebilmemiz için sektörün beklentilerinin iyi algılanması ve sorunlarının çözülmesi gerekiyor” dedi.

Türkiye’de dünyanın gereklerine cevap verebilecek iç düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Kır, “Global oyunculara yüksek vergiler uygulansın gibi bir talebimiz yok. Biz yurtdışından gelen her ürüne tanınan serbestlikler yurtiçinde üretim yapan firmalara da sağlansın istiyoruz. Yerli firmalarımız her türlü vergiye tabi tutulurken, global oyuncuların hiçbir vergi ödemeden pazarımızda dolaşması haksız rekabete neden oluyor” dedi.

Burak Kır ayrıca, söz konusu katma değerli servislerden elde edilen gelirin, yurt dışındaki gibi, servis üreticisi teknoloji KOBİ’si, GSM operatörü ve vergi otoritesi arasında dengeli ve hakkaniyetli bir şekilde paylaşılmasını istediklerini de ifade etti.

"Silikon Vadisi" anlayışı ömrünü doldurdu

Günümüzde teknoloji şirketlerinin kendi Ar-Ge departmanlarını çok iyi yönetebildiklerini savunan Burak Kır, Silikon Vadisi olarak adlandırılan yerel ve bölgesel uygulamaların artık görevini tamamladığını ve dünyada teknoloji KOBİ’lerine verilen desteğin artık belli bir bölge, belli bir yatırım alanı, tanımı ve sınırlaması getirilmeden kullandırıldığını hatırlattı.

Sektörde uygulanan vergilere de değinen Burak Kır, “1999 yılında deprem yaralarını sarmak için sektöre uygulanmasına karar verilmiş olan vergilerin kalıcı hale gelmesinin yanı sıra, ses ve veri iletiminin vergilendirilmesindeki ciddi dengesizlikler sektörün ve katma değerli servislerin gelişimini engelliyor” dedi.