Bilişim 27 NİSAN 2015 / 13:00

Makineler ve insanların ilişkisi 2015’te değişiyor

Mobilite ve akıllı uygulamaların artışıyla iş yaşamındaki süreçler kolaylaşırken, makinelerin yükselişine 2015 yılında tanık olacağız.



Dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking, yapay zekanın çok hızlı geliştiğini ve yavaş yavaş insanların kontrolünden çıktığını belirtti. Hawking, insan zekasını geride bırakmaya başlayan yapay zekanın, insanlığın sonunu getirmesinden endişe duyduğunu vurguladı. Gelişen teknolojinin savaşları, hastalıkları ve açlık gibi problemleri sonlandıracak seviyeye gelebileceğini söyleyen Hawking, buna karşın insan liderlerinin ve silah üretimine dayalı ekonominin teknolojiyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanabileceğini öngörüyor. Sonuç olarak insanı kendi ürettiği yapay zekanın ölümcül olabileceği sonucuna varıyor.

Bu endişeli öngörünün yakın zamanda hayat bulması beklenmese de tahmin Hawking’den geldiği için azımsamamak gerekiyor. Peki, bizler teknolojik cihazları kendi işimizin gelişimi için kullanabilir miyiz? Gartner, 2015 ve sonrası için öngörülerini açıkladı. Yapılan son araştırmalara göre, 2015 yılında en fazla dijital iş yaşamı artış göstererek insan ile makine arasındaki ilişki farklı bir boyuta geçecek. Makineler artık daha fazla insani özelliklere sahip olacak ve her kişiye farklı davranma gibi yetileriyle öne çıkacak. Artık insanlar ile robotların neredeyse birer iş arkadaşına dönüştüğü zamanlara geçiyoruz.

Gartner’ın öngörüleri şu şekilde sıralanıyor:

- 2018 yılında dijital işlerde iş süreçlerindeki çalışanlara ihtiyaç yüzde 50 azalacak ve geleneksel modellere kıyasla önemli dijital iş olanakları yüzde 500 artacak.

2016 yılında dijital dönüşüm inisiyatiflerinin yüzde 50’si yönetim zafiyeti yaşayacak. Bu sebepten dönüşüme ayak uyduramayan şirketleri önemli piyasa kayıpları bekliyor. Sosyal medya ve mobil teknolojilerdeki tüketici davranışlarına bağlı artış önemli bir fark yaratmaya hazırlanıyor. Özellikle geçtiğimiz yılın en fazla konuşulan konularından olan drone’lar hızla yaygınlaştı. Örneğin, buzdolabı artık eksik olanları anlayarak markete haber verebiliyor, robotlar marketteki gerekenleri topluyor ve drone’lar kapıya kadar servis yapabiliyor. Böylece iş gücünde önemli ölçüde azalma yaşanıyor. Teknolojinin bir gün işlerimizi elimizden alacağı fikrine de birkaç adım daha yaklaşıyoruz. Özellikle düşük eğitim seviyesi ve gelire sahip olan kişilerin iş bulma ihtimalleri zorlaşacak.

- 2017 yılında bilgisayar algoritmalarıyla piyasaya çıkacak dijital oyuncularda önemli bir artış gözlenecek.

2015 ile birlikte en yüksek değerli halka arzlar fiziksel lojistik ile dijital pazarları bir araya getirebilen girişimlerden oluşacak. Dünya ekonomisi Uber ve Airbnb gibi önemli girişimlere şahit olmaya başladı. Bu tür işletmeler çok karmaşık düzenlemelere ve market dinamiklere sahip olduğu için bazı zorluklar da yaşayacaklar. 5 yaşın altındaki birçok şirketin milyarlarca dolara varan yatırımlar alacağı bir yıl yaşayabiliriz.

- 2018’de akıllı makineler ve endüstriyel hizmetler sayesinde işletme operasyonlarındaki toplam sahip olma maliyeti yüzde 30 oranında düşecek.

İşletmeler artık çok daha hızlı, ucuz ve daha iyi ürün ve servisler görmek istiyorlar. Bununla birlikte her an her yerde destek almayı sıradan bir sürecin parçası olarak görüyorlar. Evet, akıllı makineler insanların yerini alamayacak henüz ancak temel işler artık el değiştirecek. Yani insanların üretkenliğini, verimliliğini elinden alan tekdüze görülen iş kollarında azalma yaşanacak. Hemen her işletmede mobil ve internet bağlantılı cihazlarla otomasyon süreçleri hızlanacak.

- 2020’de insan ömrü, kablosuz teknolojilerin sağlık görüntüleme sistemlerinde yaygınlaşmasıyla yarım yıl uzayacak.

2017 yılında diyabet hastalarının bakım maliyeti, akıllı telefonlar sayesinde yüzde 10 azalacak. Özellikle giyilebilir teknolojilerin gelişmesi sonucunda en basit elektronik bileklik üzerinden dahi vücut ısısı, kalp atışı gibi önemli veriler elde edilebiliyor. Akıllı tişörtler, kalp görüntüleme bantları ve sensörler gittikçe yaygınlaşıyor. Verinin aktarımının kolaylaşmasının yanı sıra bu verilerin işlenerek anlamlı sonuçlar çıkarması da bulut bilişim ile mümkün olabiliyor.

- 2016 yılının sonunda 2 milyar dolardan fazla çevrimiçi alışveriş mobil dijital asistanlar üzerinden gerçekleşecek.

Dijital asistanlar alışveriş kararlarımızdaki sürekliliğe göre otomatik olarak hareket edecek düzeye geldiler. Artık market alışverişleri sıradan bir otomasyon süreci haline geldi. 2016’nın sonunda karmaşık satın alma süreçleri de otomatik şekilde tamamlanabilecek. Örneğin, okulların açılmasına yakın zamanlarda alınması gerekenlerin önceden belirlenmesi ya da özel bir günün yıldönümünde iyi bir etkinlik, ardından yemek ve özel şoförü bulunan bir otomobilin ayarlanması mobil asistanlar tarafından yönetilecek. Yıllık otomatik mobil asistan harcamaları 2 milyar doları aşacak. Yani tüm mobil kullanıcıların yüzde 2,5’i bu yöntemle yılda 50 harcayacak.

- 2017 yılında ürün yatırımlarının yüzde 50’si müşteri deneyimi inovasyonlarına harcanacak.

2015 yılıyla birlikte geleneksel tüketici ürünlerinin yarıdan fazlasının dijital yansımaları görülecek. Müşterilerden alınan dönüşleri iyi değerlendiren şirketlerin rekabette öne çıkması her zaman yaşanan bir konuyken ilerleyen yıllarda markalar arasında azalan farkta belirleyici öneme sahip olacak.

- 2017 yılında dayanıklı mal üreticilerinin yaklaşık yüzde 20’si 3 boyutlu yazıcılarla kişiselleştirilmiş ürünler sunacak.

2015 yılında dayanıklı malların üreticilerinin yüzde 90’ı daha kişisel ürünler için iş ortağı arayışında olacak. 3 boyutlu yazıcıların birçok alanda daha kullanılacağı bir dönem çok yakında. Özellikle sağlık sektörünün 3 boyutlu yazıcılardan fazlasıyla etkilenmesi bekleniyor.

- 2020 yılında perakende işletmecileri dahili konumlama sistemleri (IPS) ile hedefli mesajlaşma sisteminin yardımıyla satışlarında yüzde 5 artış sağlayacak.

Dijital pazarlamacılar mobil reklamlara ve gelişmiş analitik araçları yoğun şekilde kullanmaya başladı. Önümüzdeki dönemde yakın alan iletişimi, WiFi gibi araçlardan alınan veriler pazarlamada rekabeti artırıyor.