Bilişim 09 MART 2012 / 12:03

Makineden makineye iletişim çağına doğru: M2M yasal düzenlemeleri bekliyor

Makineden makineye iletişim çağına doğru

Telekom alanındaki yeni eğilimler arasında yer alan cihazlar arası iletişim (M2M) uygulamaları günlük hayatı kökünden değiştirmek üzere. Teknoloji hazır, sıra yasal düzenlemelerde ve teşvikte



Takvimler 2012 yılının ilk çeyreğini gösterirken, bulut bilişim tartışmalarının yanında bir başka konu daha gün yüzüne çıkıyor. Açılımıyla, cihazdan cihaza iletişimi ve insansız uygulamalar bütününü işaret eden M2M (Machine to Machine) kavramı, hemen hemen tüm sektörlerde farklı bir yankı bulan en büyük teknoloji evrimi olarak nitelendiriliyor.

M2M'nin yaygınlaşarak günlük hayatı tümüyle etkileyecek bir yapıya kavuşması için teknoloji hazır, altyapı yeterli. Sırada iki eksik var: Öncelikle yasal düzenlemelerle çerçevenin belirlenmesi ve oyunun kurallarının koyulması, ardından devlet teşviğiyle bu uygulamaların yaygınlaşmasının önünün açılması…

İletişimde yeni anlayış gerekiyor

Aslında M2M tamamen yabancı olduğumuz bir kavram değil. Bugün büyük şirketlerin hemen hemen tamamında kullanılan araç takip ve filo takip sistemlerinden başlayarak, kapsamlı güvenlik hizmetleri sunan şirketlerin kullandığı sistemlere kadar pek çok alanda M2M uygulamalarını görebilmek mümkün.

Bugün üzerinde durulan konu ise M2M'nin ne şekilde ve hangi yönde ilerleyeceği ve günlük hayatta nasıl değişiklikler yaratacağıyla ilgili. Bir hastanın cep telefonunun kablosuz algılayıcılardan aldığı bilgiler ışığında kalp krizi riskini hesaplaması ve doğrudan doktor veya ambulans aracıyla iletişime geçmesi, sağlık ekiplerinin yolda hasta bilgilerine anlık erişimle ilacı ve ekipmanı hazırlaması M2M uygulamalarının bir sonraki ayağı olarak gösterilebilir. Bu örnekten de anlaşılabileceği gibi M2M konusunun etkisini en iyi şekilde gösterebildiği alanlardan birinin başında sağlık sektörü geliyor.

Konuyla ilgili düzenlemeler konusunda resmi düzenleyici kurum olan BTK'ya ve teşvik konusunda Maliye Bakanlığı'na ciddi görevler düşüyor. Zira her ikisinin de M2M uygulamalarını geleneksel operatör hizmetlerinden ayırarak farklı bir noktada konumlandırması ve çerçeveyi buna göre çizmesi gerekiyor.

Kişisel cep telefonları için ödediğimiz vergiler hâlâ tartışma konusuyken, her cihaz için hat başına KDV ve ÖTV ödenmesi M2M'in yaygınlaşmasının önünde büyük bir engel.

Bağlı cihaz sayısı artıyor

Deloitte tarafından yayınlanan 'Elektronik Haberleşme ve Eğilimler 2011' raporunda, 2020 yılında birbiriyle iletişim kurabilen (M2M) cihaz sayısının 50 milyarı bulacağı belirtiliyor. Ülkemizde ve dünyada mobil iletişimin giderek yaygınlaşması ve 'bağlı cihaz' sayısının hızla artması M2M uygulamalarının hız kazanmasında önemli bir yere sahip.

Bu yeni bilişim evresinde, insanların yaşadığı mekanlar ve bulunduğu ortamlarda yer alan ve işlev gören cihazlar birbiriyle ve insanlarla iletişim halinde. M2M sayesinde mevcut çok sayıda teknoloji bir arada kullanılarak ve insanların dışında makineler da sisteme dahil edilerek pek çok yeni uygulama ve hizmet çeşidi söz konusu olabiliyor.

Operatörler hizmet yönünü değiştirecek

M2M sadece teknolojinin evrim geçirmesi ve hayatı kolaylaştıran yenilikler getirmesi açısından değil, farklı iş alanlarında fırsatlar doğurması bakımından da önem arz ediyor. Bugüne kadar ağırlıklı olarak insandan insana ya da insandan cihaza yönelik hizmetlere odaklanmış durumda olan operatörler, bir anda cihazdan cihaza hizmet verir hale gelebilir. Bu da pek çok fırsatı onlara sunabilir.

Dünya üzerinde bağlantıya hazır milyarlarca makinenin küçük bir kısmı halen bağlantı halinde olduğu gerçeği var. Mobil operatörler için çok önemli fırsatlar içermesine ve kullanıcı sayısını arttırma potansiyeline rağmen yeterince değerlendirilemeyen M2M artık çok daha ön planda.



Uzmanlar, şirketlerin ürün ve hizmetlerinin kullanımı hakkında gerçek zamanlı bilgi toplamasına da imkân bulabileceği yorumunu yapıyor. Bu gelişmenin öncelikle ürünlerin kalitesini artırmasına, yenilikleri çoğaltmasına ve en önemlisi küresel kaynakların daha iyi şekilde kullanılmasına fırsat sağlaması mümkün.

Diğer taraftan satın alma modelindense kullandıkça öde veya kirala modelinin öne çıkması gündemde.

Sağlık sektörünü kökünden değiştirebilir

Dünya nüfusunun hızla yaşlanması sağlık alanında M2M'ye olan gerekliliği de artırıyor. Sağlık açısından bazı kan değerlerinin ve kalp atışlarının ölçülmesi gibi parametrelerin yakından takip edilmesinin gerektiği durumlarda M2M destekli teknolojiler devreye giriyor. Bu gibi sağlık işlemlerinin sağlık merkezlerinde yapılması yüksek maliyet ve zaman kaybı yaratırken, M2M uygulamalarıyla ölçme, takip ve değerlendirme işlemleri uzaktan yapılarak sağlık hizmetlerinde etkinlik ve verimlilik artıyor.

"Kalkınmaya etkisi büyük olacak"

Trafik sistemleri, ulaşım, lojistik, elektrik, su, doğalgaz sayaçları, akıllı şebekeler, güvenlik bağlantılı binalar, iklimlendirme sistemleri, uzaktan sağlık, tıbbi otomasyon, akıllı tarım, görüntüleme ve kontrol sistemleri, ev aletleri, vb. gibi pek çok alanda cihazların uzaktan izlenmesini ve yönetilmesini sağlayan M2M teknolojisinin ülke ekonomisinin verimliliğini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacağını belirten Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, bunları kısaca 'yaşam kalitesini yükseltecek çözümler bütünü' olarak nitelendiriyor.

Operasyonel verimliliğin, enerji kaynaklarının planlanmasının, çevre sağlığına olumlu etkinin de M2M uygulamalarının yan faydaları olacağını düşünen Kocabaş, yaşanan gelişmelere paralel olarak bu alanlardaki yeniliklerle M2M'in iş dünyasına sağladığı katkının gün geçtikçe büyüyeceğini dile getiriyor.

"Ülke olarak, küresel rekabette ön saflarda yerimizi almak için bilişim teknolojilerini iş dünyasına en hızlı şekilde adapte etmeliyiz. Bunun için gereken her şeye sahibiz. Türkiye pazarı, yaklaşık 150 milyon uzaktan yönetilebilir cihaz potansiyeline sahip" diyen Kocabaş, ülke ekonomisine önemli katkısı olacak M2M uygulamalarının gelişebilmesi için hat vergilerinde düzenlemeye gidilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye'nin M2M'de rekabet şansı var mı?

Şu anda M2M teknolojilerinin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engellerin başında ülkemizdeki telekomunikasyon sektörüne yönelik genel vergilendirme uygulamalarının olduğunu belirten Qualcomm Türkiye Genel Müdürü Barış Ruacan, "Sadece veri transferi amacıyla kullanılan bağlantı hatları için bile minimum aktivasyon vergisi alınıyor. Bu vergiyi M2M modüllerinin üretim maliyetleri ile kıyasladığınızda oransal olarak bu sektörün ekonomisini tamamıyla bozma potansiyeli bulunduğu görülüyor" dedi.

Bu konuda bazı düzenleme çalışmalarının bulunmasına karşın daha hızlı yol alınması gerektiğini işaret eden Ruacan, "M2M`in gelişmesi için gerekli ekipmanların, bağlantı modüllerinin, hâttâ sektörel yazılımların Türkiye`de üretilmemesi için hiçbir neden yok. Bu alanda verilecek teşvikler veya vergi indirimleri dünyada da yeni yeni gelişmekte olan bu alanda Türkiye'yi rekabetçi ülkelerden biri yapabilir" diye konuştu.

M2M'de genişbant gereksinimi olacak mı?

Genişbant internetin geleceği hakkında konuştuğumuz bugünlerde, M2M gibi kıyasla yeni bir kavramdan bahsederken internet hızına değinmiyoruz.

Değinmiyoruz çünkü M2M uygulamaları genellikle büyük boyutlu dosyalar gerektirmeyen uygulamalar olduğundan bundan 10 yıl önce var olan altyapı teknolojilerinde de çalışıyor. Örneğin SMS bunların başında geliyor. Cihazlar bu kadar az miktarda veriyi karşı tarafa ulaştırmak için daha fazlasına ihtiyaç duymuyor. Biraz daha büyük veri içeren uygulamalar içinse GPRS kullanılıyor.

Uç makine, (bu sadece bir algılayıcı da olabilir) özel protokol ile GSM bağlantı ünitesine ilettiği veriyi GSM şebekesi üzerinden TCP/IP protokolünü kullanarak buluta taşıyor. Makineler arası iletişimle elde edilen sonuç, herhangi bir insan gücü ve teması gerektirmiyor.

Hücresel iletişimde kullandığımız cihazların içerisinde yer alan SIM kartlar şekil değiştirerek bu cihazların içerisinde olmaya devam ediyor. Bunlar cihazların içerisine gömülü ve daha uzun süre kulanıma imkân verir bir niteliğe kavuşuyor.

M2M uygulamalarında, IEEE 802.xx, WiFi, GSM, GPRS, UMTS vb. telsiz teknolojileri ile FTTx, Ethernet gibi kablo teknolojileri gibi günümüzün standart teknolojileri kullanılıyor. Bunların yanında makinaların BT şebekelerine bağlantısında WSN, Bluetooth, RFID gibi farklı bi takım teknolojiler de destek sağlıyor.