Bilişim 02 HAZİRAN 2011 / 14:12

Karadeniz ve Hazar'da gelişimin önü sonuna kadar açık

Bölge ülkelerinden yetkili isimleri 6’ıncı kez biraraya getiren Karadeniz ve Hazar Düzenleyici Konferansı, genç ve eğitimli nüfus, teknoloji kullanımı ve bu alanda gelişen taleplerle önemli bir pazar olduğunu gösterdi.



6. Karadeniz ve Hazar Düzenleyici Konferansı, 2-3 Haziran tarihlerinde İstanbul’da The Marmara Taksim Otel’de düzenlendi. Bu yılki konfaransın teması ise “Sayısal Kentlere Dönüşüm: Sabit (Fiber)- Mobil Genişband Deneyimler Eğilimler” oldu. Konferansın açılış konuşmasını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer yaptı. Bilişim teknolojilerini ekonominin lokomotif sektörü olarak gösteren Acarer, diğer sektörleri de peşinden sürükleyen bir teknolojinin, aynı zamanda bir yaşam tarzı haline geldiğine dikkat çekti. Ülke ekonomilerine yapılan katkının öne çıktığını hatırlatan Acarer, şöyle devam etti:

Ekonomiye doğrudan etki

“40 binin üstünde insan bu sektörde çalışıyor. Ama ekosisteme baktığımızda 100 binin üstünde bir istihdam söz konusu. İnternet kullanımımız da artıyor. İnternette kalma süresi artık 19 saat. Dünyada konuşma süreleri artıyor. Avrupa’da ayda 258 dakika ile ‘en çok konuşan 3’üncü ülke’ konumundaydık. Ama şu anda Avrupa’da en çok konuşmayı yapan ülke biziz. Bu sektörde yüzde 10’luk büyüme, GSMH’da da yüzde 1’lik artış demek.”

Yakınsamanın alışkanlıkları ve sektörü değiştirdiğine dikkat çeken Acarer, e-ticarette, konuşma ve mesajlaşmalardaki artışa da işaret etti. Genişbantın tanımının değiştiğini söyleylen Acarer, bu teknolojinin gelişim hızının da çok fazla olduğunu vurguladı. “Genişbanttaki gelişim oranı ekonomik büyümenin önünde” bilgisini paylaşan Acarer, şunları söyledi:

Telefonlar ‘akıllı’ oluyor

“Akıllı telefon sayısında da hızlı artış var. 2012 yılında dünyada akıllı telefon sayısı bilgisayar sayısına eşit olacak. Rekabet, beraberinde tarifeleri getiriyor. 2012 yılında 3G sayısı 2G abone sayısı ile eşitlenecek ve bunu geçecek. Sektörün önündeki tehditlere baktığımızda ise rekabetin sınırlarını belirlemenin gerekliliğini görüyoruz. İş kaynağı için genç insanlarımızı bu alana kanalize etmemiz lazım. Siber güvenlik de önemli bir tehdit ve yakın dönemde bunlar en önemli sorunlar. Altyapı ihtiyacımız da artıyor. 2-3 yıl sonra altyapı tükenecek. Çareler düşünmemiz, cesur adımlar atmamız gerek.”

Türkiye’nin deneyimi çok fazla

Çevre ülkeleri ve biu ülkelerin BT sektöründeki potansiyelini de değerlendiren Acarer, bu ülkeleri ‘nüfusları genç ve üniversiteli sayısı yüksek ülkeler’ olarak değerlendirdi. Komşu ülkelerle birçok paylaşım yapılabileceğine dikkat çeken Acarer, şu örnekleri verdi:

“E-imza ve telefon kayıt sistemini onlarla paylaşabliriz. Numara taşımadaki deneyimimiz de önemli. IPV6 ise tüm ülkeleri ilgilendiriyor ve yeni alan adları için en kısa zamanda çözüm sağlanmalı. Uluslar-arası roaming fiyatlarımızı ise elden geçirmemiz gerekiyor. Bölge ülkeleri için Ar-Ge merkezleri çok önemli ve buna ek olarak, Hizmet ve Destek Merkezleri konusunda da işbirliği yapabiliriz. Benzer bir işbirliğini çağrı merkezleri için de hayata geçirebiliriz. Bölgesel eğitim merkezleri de önemli bir fırsat oluşturacak. Bizim hakem gibi hareket etmemiz lazım. Bu kapsamda müdahalelerimizi belli esaslara göre yapıyor ve bunu sektöre önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”

KKTC bilgiyle büyüyor

Konferansın açılış oturumunda söz alan KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hamza Ersan Saner, “KKTC ve Türkiye arasında roaming’en kaldırılması için elimiz havada, bekliyoruz. Ring bağlantıları ise çok yakında devreye girecek. Böylecce dış dünya ile bağlantımız artmış olacak. KKTC’ye her konuda ambargo koyabilirler, ama bilgiye koyamazlar” dedi. Ulaştırma Bakanı M. Habib Soluk da, internet ve genişbant erişim konusunda çalışmalarına vurgu yaparak, “Sayısal uçurumları daraltmak gibi, genişbant uçurumunun da daraltılması önemli. Milli Eğitim Bakanlığı ile önemli yatırımlar yaptık ve FATİH projesi için de 2,5-3 katrilyon liralık yatırım hazırmığı içindeyiz. Felaket durumlarında kesintisiz iletişim konusunda da altyapı yatırımlarımız devam ediyor” dedi.

Almanla Federal Araştırma ve Eğitim Bakanı Müsteşarı Prof. Dr. Wolf-Dieter Lukas, gerek Türkiye’yi gerekse bölge ülkelerini çok dinamik noktalar olarak değerlendirerek, “Biz de sizden bunu öğrenmek istiyoruz. Çok genç ve eğitimli insanların olduğu bu ülkelerde girişimcilik ruhu var. İnovasyonun yeni yöntemlerini bulmak için hepimizin birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var” dedi.