Bilişim 09 EKİM 2012 / 14:01

Huawei iddiaları cevapladı: "Silikon Vadisi'ndeki girişimden farkımız yok"

"Silikon Vadisi'ndeki girişimden farkımız yok"

ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nin raporuna cevap veren Huawei, raporda çok sayıda söylenti ve spekülasyon olduğunu ve raporun Çinli şirketlerin ABD pazarına girmesini engellemek amacıyla hazırlandığından şüphe etmekten kendilerini alamadıklarını açıkladı.



Huawei, ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nin kamuoyuna duyurduğu rapora ilişkin bir açıklamada bulundu. Açıklamada Komite'nin kaygılarının doğruluğunu kanıtlayacak bulgu, dayanak ve net bilginin olmadığı belirtildi.

Soruşturma süresince Komite'ye açık ve şeffaf biçimde yardımcı olduklarını açıklayan Huawei, raporun da siber güvenliğin incelenirken gerçekleri temel alacağını ve objektifliğinin garanti altında olacağını ümit ettiklerini vurguladı. Huawei'nin açıklamasında, daha soruşturma başlamadan önce, Komite Başkanı'nın medyaya “Amerikan iş dünyasını, biz amaçlarını tam anlamıyla belirleyinceye kadar Huawei ile temasta olma konusunda temkinli olmaya çağırıyorum” açıklamasında bulunması hatırlatılarak, "Ancak tüm çabalarımıza karşın Komite sonucu önceden belli bir karara varmış görünüyor" denildi.

Hazırlanan raporun mevcut olmayan suçlamalar için çok sayıda söylenti ve spekülasyon ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, "Böyle bir raporun amacının rekabeti sekteye uğratmak ve Çinli bilgi ve iletişim teknolojileri şirketlerinin ABD pazarına girmesini engellemek olduğundan şüphe etme zorunluluğuyla karşı karşıyayız" ifadesine yer verildi.

ABD'nin bugün geldiği başarılı noktanın açıklık politikasından kaynaklandığı dile getirilen açıklamada, "ABD’nin bu ruhu koruyacağına inanıyoruz. Huawei'nin, Silikon Vadisi’ndeki herhangi bir teknoloji girişimden farkı bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Amerika Birleşik Devletleri her türlü iddia ve suçlamanın delil ve gerçeklere dayandığı, yasalarla idare edilen bir ülkedir. ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi tarafından 11 ayda hazırlanan rapor, Komite’nin kaygılarının doğruluğunu kanıtlayacak bulgu, dayanak ve net bilgiyi ortaya koyamamaktadır.

Huawei olarak söz konusu soruşturmanın ticari faaliyetlerimizi ve küresel bir mesele olan siber güvenliği incelerken gerçekleri temel alacağını ve objektifliğinin garanti altında olacağını ümit ettik. On bir aylık süre boyunca Huawei, Komite ile açık ve şeffaf biçimde iş birliğine giderek iyi niyetli bir ilişki içinde oldu. Üst yönetim ekibimiz Washington D.C., Hong Kong ve Shenzen’de komite üyeleriyle birden çok kez yüz yüze iletişimde bulundu. Ar-Ge alanımızı, eğitim merkezimizi ve üretim merkezimizi Komite’ye açarak son 10 yıldaki Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulu üyelerimizin listesini ve 1987’deki kuruluşumuzdan bugüne kadarki yıllık satış verilerimizi içeren çok sayıda belgeyi paylaştık. Hisse sahibi çalışanlarımızın listesini ve hisse miktarlarının yanı sıra finansal kaynaklarımızı ve operasyonlarımızı da Komite’nin kullanımına sunduk. Bu şeffaf tutumu benimserken temennimiz Komite incelemesinin tarafsız ve gerçeklere dayanan sonuçlarının Huawei’ye ilişkin yanlış anlamayı bertaraf edeceğiydi. Ancak tüm çabalarımıza karşın Komite sonucu önceden belli bir karara varmış görünüyor.

Komite’nin ilgili üyesi açıklamasında soruşturmanın “politik veya ulusal güvenlik kisvesiyle ticari koruyuculuk amacı taşımıyor” olduğunu dile getirdi. Ancak ne yazık ki Komite’nin raporu yalnızca ABD’de ve dünyada kendini kanıtlamış siber güvenlik geçmişimizi görmezden gelmekle kalmamış, sunduğumuz belge ve olguları da dikkate almamıştır. Daha soruşturma başlamadan önce, Komite Başkanı medyaya “Amerikan iş dünyasını, biz amaçlarını tam anlamıyla belirleyinceye kadar Huawei ile temasta olma konusunda temkinli olmaya çağırıyorum” açıklamasında bulunmuştur.

Komite tarafından açıklanan rapor mevcut olmayan suçlamalar için çok sayıda söylenti ve spekülasyon ortaya koymaktadır. Söz konusu rapor, bilgi ve iletişim teknolojileri endüstrisinin karşı karşıya olduğu güçlüklerin hiçbirine değinmemektedir. Küresel ölçekte Ar-Ge, yazılım kodu ve üretim faaliyetlerinde bulunan neredeyse tüm bilgi ve iletişim teknolojileri şirketleri aynı tedarik zincirini paylaşmaktadır ve ağ güvenliği tek bir şirket veya ülkenin meselesi olmanın çok ötesinde bir konudur. Komite’nin raporu bu olguyu tümüyle görmezden gelmektedir. Böyle bir raporun amacının rekabeti sekteye uğratmak ve Çinli bilgi ve iletişim teknolojileri şirketlerinin ABD pazarına girmesini engellemek olduğundan şüphe etme zorunluluğuyla karşı karşıyayız.

Huawei, mülkiyeti çalışanlarına ait olan ve Fortune 500 listesinde yer alan küresel bir şirkettir. Geçtiğimiz 25 yıl süresince dürüstlüğü hep ön planda yer almıştır. Müşterilerimiz ve iş ortaklarımız, bu raporun Huawei tarafından geliştirilen çözümlerin güvenilirliğini ve sağlamlığının endüstri tarafından gördüğü kabulü değiştiremeyeceğinin tamamen farkındadır. Huawei şu anda kalitesi ve güvenliği kanıtlanmış ürünleriyle 140 ülkede faaliyet göstermekte, 500’den fazla operatör tarafından kullanılan bu ürünler dünya çapında yaklaşık 3 milyar kişiye hizmet vermektedir. Huawei Batılı anlamda standart ve süreç temelli operasyonel yönetim, finansal yönetim, insan kaynakları ve kalite kontrol sistemlerinin geliştirilmesi konusunda en iyi uygulamalara imza atmıştır ve Huawei’nin yıllık finansal raporları KPMG tarafından denetlenmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri, kısa süre içerisinde dünyanın en büyük ekonomik varlığı olma konumuna büyük ölçüde son 200 yıldır uyguladığı açıklık politikası sayesinde ulaşmıştır. ABD’nin bu ruhu koruyacağına inanıyoruz. Huawei, Silikon Vadisi’ndeki herhangi bir teknoloji girişimden farkı bulunmamaktadır. Gösterdiğimiz büyüme ve gelişmede girişimci ruhumuz, çalışanlarımızın adanmışlığı ve çalışkanlığının yanı sıra yenilikçilik tutkumuzun çok büyük payı bulunmaktadır. Huawei olarak ilerleyen dönemde de müşterilerimize güvenilir, uygun ve bilgi ve iletişim sistemlerine eşit erişim olanağı sunmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.