Bilişim 27 KASIM 2012 / 11:39

Geleceğin BT eğilimleri CIO’ları dönüşüme zorluyor

Geleceğin BT eğilimleri CIO’ları dönüşüme zorluyor

Önümüzdeki dönemde CIO’ların kararlarını en fazla etkileyecek konular arasında mobil çözümler, büyük veri, sosyal medya ve bulut bilişim gibi konular yer alıyor. Peki bunlar kurumları ve yönetici kararlarını nasıl etkileyecek?



Önümüzdeki dönemin eğilimlerini önceden bilen ve buna uygun stratejiler geliştiren yöneticilerin şirketleri için ne denli önemli oldukları sonuçlarına bakıldığında görülüyor. En yakın örnekler web 2.0 trenini kaçırmayarak e-ticarete atılan ya da daha sosyal girişimlerde bulunarak iletişimini artırmayı başaran şirketlerle ortaya çıkıyor. Günümüzde her şirketin sayısal alanda iş yürütmesi gerekmiyor belki ama iş alabilmesi için sayısal alanı kullanması atılması gereken temel adımlardan biri olarak karşımıza geliyor.

Gelecek yılların eğilimlerini iyi analiz eden ve buna uygun planlamalar yapmaları için CIO’lara bazı tavsiyeleri yine CIO’ların kendi açıklamalarını bir araya getiren Techrepublic'ten derledik. Açıklamalarda, kurum içi ve dışı BT eğilimlerini değerlendiren CIO’lar meslektaşlarına önemli ipuçları veriyor.

Economist Intelligence Unit’te küresel araştırmalar direktörü olarak çalışan Denis McCauley, zamanını BT ve artırılmış gerçekliği gelecek eğilimleri üzerine çalışarak geçiriyor. McCauley’ye göre artırılmış gerçeklik sadece sanal bir dünya yaratmak değil. “Spor müsabakalarında yer alan istatistiki bilgilerin ekrana gelmesi de önemli bir örnektir. Bilgisayarla üretilmiş verinin görüntü deneyimiyle birleştirilmesi de artırılmış gerçekliktir” dedi.

Artırılmış gerçeklik 1.5 milyar dolar gelir kazandıracak

İşletmeler ve sağlayıcıların yeni alanlara yatırımda bulunması belkenirken Juniper Research’ün verdiği bilgilere göre, mobil artırılmış gerçeklik gelirleri 2015 yılında 1.5 milyar dolara ulaşacak. McCauley, CIO’ların artırılmış gerçekliğe uygun ürünlere inanması gerektiğini belirtirken, buna uygun mobil uygulamaları kendi işleri amacıyla kullanmasını öneriyor. Özellikle şirket için çalışanların eğitimlerinde ve müşteri hizmetlerinde artırılmış gerçeklik ekranlarının kullanılabileceğini belirten McCauley, “Müşteri hizmetleri ekranları birden fazla parçaya bölünerek farklı verilerle ilişkilerin geliştirilmesini sağlayabilir. Bunun yanında oyun sektörünün henüz kurumlara yeterince dokunamadığını görüyoruz. Oyunların eğitim ve beyin fırtınası aktivitelerinde yardımcı olabileceğini görüyoruz.

Perakende sektörünün dev şirketlerinden Wm Morrisons’ın eski BT yöneticisi Gary Barr, önümüzdeki dönemin eğilimlerini değerlendirirken zorlanıldığını belirterek, “Yine de inovasyon sağlanabilecek birçok alan bulunuyor. Bunun başında da taşınabilir cihazlar ve işbirliği araçları geliyor” dedi.



“CIO’lar henüz mobil ve sosyal teknolojileri iş amacıyla kullanacak araçları bulamadı”

Gary Barr’a göre, mobil teknolojiler ve sosyal medyanın kurumsal alanda kullanımı yeterince düşünülemedi. Barr, “İşyeri içinde ya da dışında insanlar birçok mobil teknolojiden yararlanabiliyor ancak CIO’lar henüz yeterince iş yerindeki içeriğin hangi araçlarla, nasıl kullanılabilir hale getirileceğini fark edemedi” dedi.

Nokta com devrimiyle Amazon ve eBay gibi devlerin ortaya çıktığına işaret eden Barr, “E-ticaretin yeterince gelişmesi ve boyutlanması için 10 yıl gibi bir süre geçti. Bence iş hayatında daha fazla tüketici teknolojisinin kullanılabilmesi için benzer bir olgunluk döneminin mobil ve sosyal teknolojilerde de yaşanması gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Tüketicileşme ve bulutu unutmamak gerekiyor

Kurumsal BT için gelecek düşünüldüğünde melez yapılara muhakkak değinilmesi gerektiğini ifade eden sigorta şirketi Abbey Protection Group’un BT Direktörü Toby Clarke, özellikle tüketicileşme (consumerization) ve bulut bilişim üzerinde durdu. Bu teknolojilerin ne denli önemli olduğunu dile getiren Clarke, esas önemli olanın, gerçek inovasyonun melez teknolojiler olduğunu vurguladı.

Şirketlerin toplamaya devam edebileceği birçok kurumsal verinin hala büyük bir potansiyel olarak karşımızda durduğuna değinen Clarke, “Bir arada değerlendirmemiz gereken birçok veri var. Konum bazlı hizmetler ve güvenilir bir çiçekçiden sipariş verebilmenin bir araya getirilmesi gibi basit ama önemli işlemler gerçekleştirilebilir” dedi. Kişiselleşmenin kurumsal alana da yansıyacağına değinen BT Direktörü, oluşturulan veri ambarlarının nasıl ilişkilendirileceği konusunda endişeleri olduğunu vurguladı ve ekledi:
“Kesin olan bir şey var; o da önemli bir değişimin yaşanacağı, tüm CIO’ların büyük verinin nimetlerinden yararlanacağıdır. Ama bunu yaratabilmek için çokça yaratıcı çalışma gerekiyor.”

Gelecekte iş analitiği sektörlere daha özel olacak

Günümüzde bulunan teknolojilerden daha fazla inovasyon elde edilebileceğine inananlardan biri de depolama alanında hizmet veren HDS’in CTO’su Francois Zimmerman. Piyasadaki abartılı duruma kıyasla gerçeğin bambaşka olduğunu vurgulayan Zimmerman, “İş zekâsı kavramı, büyük veri gibi moda terimlerle ve sağlayıcıların varolan araçlarını yeniden paketlemesinden ibaret. Yeni bir analitik sistem geliştirilmediği sürece bunlar yanılsama olarak kalacak” açıklamasında bulundu.



CIO’lara tavsiyelerde bulunarak tüm endişelerini çözmek için tek bir ürüne yönelmemelerini isteyen Zimmerman, analitikteki gelecek inisiyatiflerin çok daha sektörlere özel çözümler üreten ve şirketlere gerçek zamanlı işlem imkanı sunan bir hale geleceğini aktardı. CTO sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Verinin geleceği analitik bağlantılı iş süreçlerinde olacak. Bu nedenle de CIO’lar ihtiyaç duyacakları faydaları sağlamak için buna uygun yatırımlarını gerçekleştirmelidir.”

Biyoteknoloji yatırımları hızla artıyor

The Wellcome Trust’ın BT konusundaki en yetkili ismi Mark Bramwell, teknolojinin hiç beklenmedik dijital eğilimlere gebe olduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayarak sözlerine başladı.

“BT’de sırada ne var? Bu binlerce dolarlık bir soru” diyen Bramwell, yine de bir öngörede bulunarak, biyoteknolojinin önümüzdeki dönemde teknoloji endüstrisinin en fazla büyüyen alanlarından biri olacağını belirtti.

2011’de kötü giden ekonomik koşullara rağmen Ernst & Young’ın raporuna göre biyoteknoloji araştırmalarına yapılan yatırım yüzde 9 oranında artış gösterdi. Özellikle Kuzey Amerika’da yatırımların arttığı görülürken, ABD’de yer alan biyoteknoloji şirketlerinin yüzde 62’si Ar-Ge harcamalarını artırdı.

Özellikle sağlık alanında, genom araştırmalarının geliştirilmesi için bilgi depolama mekanizmalarının önemine değinen Bramwell, insansı robotların daha fazla ameliyatlarda boy göstermesini beklediğini açıkladı.