Bilişim 15 HAZİRAN 2016 / 10:00

Fintech’lerin yükselişi başlıyor

Accenture tarafından yapılan “Dijital Çağ İçin Yeni Bir Vizyon” araştırmasına göre, 2020 yılında banka gelirlerinin yüzde 32’si risk altında.

Özellikle perakende bankacılığını etkileyecek gelişmelerin arkasında yatan sebep ise bu sektöre dikkat çeken oranda teknoloji yatırımı yaparak girmeyi hedefleyen finans-teknoloji (FinTech) girişimcileri. Sayıları giderek artan FinTech girişimcileri, geleneksel bankacılığın; ödeme, uzun vadeli ev kredileri (mortgage), tüketici kredisi, varlık yönetimi, mevduat, teminat, para yatırmak, cari hesap ve kredi kartı gelirleri gibi kategorilerde zorlu rakipleri olacak. Bulut tabanlı muhasebe, ödeme hizmetleri, tahsilat çözümleri, para transferi, e-fatura, e-arşiv ve e-devlet servisleri öne çıkan hizmet başlıkları arasında yer alıyor. Kanun ve mevzuatlar ile kontrol altına alınan finans sektöründe, vergi gelirlerinin ve finansal bilincin artması, FinTech’lerin pazara girişlerini kolaylaştıran nedenler arasında. Ödeme süreçlerini kolaylaştırırken alternatif ödeme yöntemlerinin artacak olması ise FinTech’lerin piyasada tutunmalarını sağlayacak faktörlerden sadece iki tanesi.

Vatandaşın yüzde 40’ının finansal okuryazarlığı yok

Türkiye’de unbanked (banka sistemi dışındaki kullanıcılar) ve finansal okuryazar olmayan kitlenin yüzde 40 seviyelerinde olduğu görülüyor. Ülkemizde yapılan harcamaların yüzde 57’si ise nakit yapılıyor. Türkiye’nin 2023’de nakitsiz toplum hedefi olduğunu düşünüldüğünde, önümüzdeki 7 sene içinde pazarın katlanarak büyümesi, oyuncu ve müşteri temas noktalarının çift haneli büyüme oranlarına ulaşması bekleniyor.

Son dönemde akıllı cihazlar ve Fintech girişimleri ile kullanıcıların alışveriş, ulaşım ve ödeme konularında alternatiflerinin arttığını belirten CMT Genel Müdürü Onur Baran Çağlar, “Ödeme pazarı son 10 yıl içinde iki kattan daha fazla büyüdü. Geçen yıl itibariyle 6493 sayılı kanunla lisanslı Ödeme Hizmetleri kuruluşları 11,3 milyon müşteriye toplam 16 milyar TL’lik işlem gerçekleştirdi. Ülke olarak, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları kanunu ile ödeme sistemleri alanında yeni bir yola girdik. Bu kanun ile para transferleri, fatura ödemeleri dahil her türlü ödeme işlemleri yasal bir temele kavuşmuş oldu. BDDK’dan ödeme kuruluşu lisansı alarak anlaşma sağladığımız yurt içi ve yurt dışı bankalar aracılığıyla para transferi yapıyoruz. En üst seviyedeki lisansımız, yenilikçi teknolojimiz ile geleceğin çoklu kanal fon transferinde, elektronik para servislerinde ve tüm Fintech Startup’larının kolayca entegre olabileceği bir ağ olmayı hedefliyoruz.” dedi.

Uluslararası markaların rakibi olan ilk yüzde 100 milli şirket

Hazine Bakanlığı’ndan aldıkları özel izin ile uluslararası markaların karşısına çıkan ilk yüzde 100 milli şirket olduklarına dikkat çeken Çağlar, şu bilgileri verdi: “Faaliyet alanımızı 2015 yılının Eylül ayında ilk sırada aldığımız ‘Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Kuruluşu’ lisansımız ile ulusal para transferi, tahsilat ve ödemelere aracılık ve elektronik para, kartlı sistemler ve sanal POS hizmetleri ile genişlettik. Yılsonuna kadar 1.500 noktada CMT HAN ve CMT Banco’larımız ile tüm hizmetlerimizi sahada ve çoklu kanallarda faaliyete almayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl, dünyadaki tüm koridorlara ulaşmayı hedefliyoruz. Bu sene ise açtığımız tüm noktaları ve çoklu kanal hizmetlerimizi yaygınlaştırma ve tutundurma faaliyetlerine ağırlık vereceğiz.”
ETİKETLER : fintech dijitalleşme