Bilişim 28 KASIM 2011 / 11:59

Dassault Systèmes: "Geleceğin tasarımlarına doğanın aklı yön verecek"

Geleceğin tasarımlarına doğanın aklı yön verecek

Dassault Systèmes, 22-23 Kasım tarihleri arasında Paris’te düzenlenen Dassault Systèmes European Customer Forum 2011 etkinliğinde tasarımın geleceğine dair vizyonunu paylaştı. Etkinliğe dair detaylı izlenimlerimizi haberimizde bulabilirsiniz. 



“Yarattığımız sanal evrenler üzerinde oluşturduğumuz gerçekçi simülasyonlarla, hayata ve çevreye daha uyumlu ürünler tasarlamanızı sağlayacak bir platform oluşturmak için yola çıktık. Bu yalnızca ürün yaşam döngüsüyle sınırlı olmayan, ürünün yaşam içindeki rolünü, işlevini ve çevreye olan etkisini de kapsayan geniş bir kavram. Ortaya koyduğumuz çözümlerle doğa, yaşam ve ürün arasındaki uyumlu birlikteliği daha net anlamak ve gerçekçi bir şekilde simülasyonlarımıza yansıtmak istiyoruz.”

Dassault Systèmes CEO’su Bernard Charlès’ın bu sözleri, bilgisayar destekli tasarım ve simülasyon konusunda dünyanın önde gelen yazılım şirketleri arasında yer alan Dassault Systèmes’in önümüzdeki döneme dair vizyonunu özetleyen sözler.

“Zaten mevcut olanı biraz daha geliştirerek istediğimiz sonuçlara ulaşamayız” diyor Charlès. “Ancak yepyeni şeyler ortaya koyabilenler, ürünlerini yaşamın doğal bir uzantısı gibi tasarlayanlar, birçok farklı disiplinden ve bakış açısından beslenerek ortak aklı özümseyebilenler başarıya ulaşırlar. Biz bu platformu sunmak için çalışıyoruz.”

22-23 Kasım tarihleri arasında Paris’te düzenlenen European Customer Forum 2011 oturumlarında işte bu vizyonun uzantılarını görme şansı yakaladık.

Ürün giderlerinin neredeyse tamamı yolun başında belirleniyor



Fransa kökenli Dassault Systèmes, 2011 yılı itibariyle yıllık 2 milyar doların üzerinde ciroya imza atan, dünya genelinde 9 binden fazla çalışanı olan dev bir yazılım şirketi. Bilgi olması açısından dünya genelinde yıllık 3 milyar doların üzerinde gelir elde edebilen sadece 6 adet yazılım şirketi var ve Dassault Systèmes yakında bunlar arasına katılmayı umuyor.

Dassault Systèmes tarafından sunulan bilgisayar destekli platformlar, bir ürünü hayata geçmeden önce en ince fiziksel ayrıntısından kullanılacak malzemeye kadar bilgisayar ekranında tasarlamanızı sağlayan bir ortam sunuyor. Fakat tasarım kavramı sadece bilgisayar üzerinde canlandırılan bir görünümden ibaret değil ve elde ettiğiniz bilgiler sadece tasarımızın farklı açılardan nasıl görüneceğiyle sınırlı kalmıyor. Parçaların birbiriyle uyumu, mekanik sistemlerin hangi performansta çalışacağı, hatta seçilen malzemenin özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkacak ürünün dayanıklılığı bile bu aşamada belirlenebiliyor.

Bu konu endüstriyel kaynak planlama süreçleriyle de yakından ilgili. Çünkü bilgisayar destekli tasarım aşamasında ürün için ayırdığınız bütçenin henüz küçük bir kısmını kullandığınız halde üretim tekniğinden kullanılacak malzemeye kadar giderlerin büyük çoğunluğuna karar vermiş oluyorsunuz.

Bu bir anlamda ünlü 80/20 kuralına benziyor. Ürün maliyetlerinin yüzde 80’inden fazlası, ürün giderlerinin yüzde 20’sinden daha az harcama yaptığınız bir noktada belirleniyor. Bu da Dassault Systèmes’in “Hayatın gerçeklerine uygun ve yaşamla uyum içinde olan ürünlerin tasarlanmasını sağlayacak bir platform oluşturmak”, yani “Ürünü yaşamın bir uzantısına dönüştürmek” vizyonuna paralel bir ihtiyaç ortaya koyuyor.

“Sürdürülebilir tasarımlar için doğadan ilham alın”



Etkinliğin en ilginç sunumlarından biri de yine bu sürdürülebilirlik ve doğadan ilham alma konusu üzerineydi. “Doğadan esinlenen sürdürülebilir inovasyon” kitabının yazarı olan, aynı zamanda doğadan esinlenen tasarımların yer aldığı Biomimicry 3.8 projesinin başkanlığını yürüten Janine Benyus, doğanın akıllı tasarımlarla nasıl minimum kaynakla maksimum verime ulaşabildiğine dair çok çarpıcı örnekler verdi. Zebraların üzerinde yer alan siyah ve beyaz çizgilerin oluşturduğu klima etkisi, lotus çiçeğinin yapraklarını yağmur suyuyla nasıl kirden temizlediği, aslında baştan aşağı kahverengi olan tavus kuşunun hiçbir renk pigmenti, dolayısıyla kimyasal madde kullanmadan onca rengi farklı tüy katmanları kullanarak nasıl oluşturabildiği gibi konulardan bahsetti Benyus.

Sonrasında da önemli bir mesaj verdi: “Tasarım birçok disiplini içine alan, alması gereken bir süreçtir. Birlikteliğe önem verin, platformunuzu genişletin ve ekibinizde biyolojiden ve doğadan anlayan birileri için de yer ayırmayı unutmayın.”

BioPLM adı verilen bu kavram, Dassault Systèmes’in önümüzdeki dönem yol haritasında da önemli bir ağırlığı simgeleyecek.
Dassault Systèmes 7 ürünle 11 farklı sektöre odaklanıyor

Dassault Systèmes’in portföyünde sanal tasarım için CATIA, sayısal tasarım ve üretim için DELMIA, birçok farklı kişinin aynı platform üzerinde bir araya gelerek tasarıma katkıda bulunmasını sağlayan ENOVIA, şirketlerde toplanan tasarıma dair her türlü birikimin indekslenmesini ve aranıp bulunabilir hale getirilmesini sağlayan EXALEAD, gerçekçi simülasyonlar için SIMULIA, 3 boyutlu mekanik tasarım için SolidWorks ve simülasyon ortamındaki tasarımın gerçek yaşamda farklı kişilerle paylaşarak deneyimlenmesini sağlayan 3DVIA yer alıyor.

Şirketin odağındaki 11 sektör şöyle sıralanıyor: Havacılık ve savunma, otomotiv ve taşımacılık, tüketici ürünleri, enerji ve proses, endüstriyel ekipmanlar, gemi üretimi, mimari ve inşaat, iş odaklı servisler, paketlenmiş tüketici ürünleri, yüksek teknoloji ve yaşam bilimleri.