Bilişim 01 NİSAN 2016 / 12:39

Bulut tıp alanındaki etkisini artırıyor

20. yüzyılda, biyoteknolojide gerçekleştirilen muazzam atılımların ardından, bulut sayesinde 21. yüzyılda daha büyük bir başarı hikayesinin önü açılabilir.

Biyoteknoloji, tıp bilimleri içinde nispeten yeni bir disiplin olsa da, tıpta son derece büyük bir ilerleme potansiyeli sunuyor. Bunun büyük kısmı kişiye özel sağlık hizmetlerinde gerçekleştirilecek.

Bu yeni tedavi paradigması hastalara, spesifik ihtiyaçları, genetik ve diğer sağlık özelliklerine göre, kendileri için mümkün olan en iyi tedavinin sağlanmasını mümkün kılıyor. Ne kadar çok veri işleyebilirsek, sağlık hizmetlerimiz de o kadar etkili hale gelecek. Bulut sayesinde, biyoteknoloji dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca insana daha iyi sağlık hizmeti sunabilecek.

1982 yılında, biyoteknolojinin ilk defa ilaç geliştirmek için kullanılması bir devrimin başlangıcını müjdeliyordu. Bugün kullanılan tüm ilaç, aşı ve tedavilerin en az yüzde 40’ı biyoteknoloji kullanılarak geliştirildi. Uzmanlar, biyoteknolojinin kişiye özel ilaç alanında daha da büyük bir rol oynamasını bekliyor: farmakogenetik ve proteomik halihazırda hastalara genetik bilgileri bazında daha doğru tanı koyabilmek için biyoteknoloji ve bilgisayarlardan yararlanıyor. Bu, deneme-yanılma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor.

Biyoteknoloji, tıp bilimleri içinde nispeten yeni bir disiplin olsa da, tıpta son derece büyük bir ilerleme potansiyeli sunuyor. Bunun büyük kısmı kişiye özel sağlık hizmetlerinde gerçekleşecek. Bu yeni tedavi paradigması hastalara, spesifik ihtiyaçları, genetik ve diğer sağlık özelliklerine göre, kendileri için mümkün olan en iyi tedavinin sağlanmasını mümkün kılıyor. Ne kadar çok veri işleyebilirsek, sağlık hizmetlerimiz o kadar etkili hale gelecek. Bulut sayesinde, biyoteknoloji dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca insana daha iyi sağlık hizmeti sunabilecek.