Bilişim 05 MAYIS 2011 / 17:31

BTnet.com.tr özel: 10 soruda kelime yasaklarını ve 22 Ağustos olayını açıklıyoruz

10 soruda 22 Ağustos olayı!

22 Ağustos'ta kullanıma girecek olan internet filtreleri, internete sansür tartışmaları ve yasaklı kelimelere dair tüm olan biteni 10 soruda bir araya topladık. Son bir haftadır internette neden kıyamet koptuğunu merak ediyorsanız okuyun.



1. Yasaklı kelime krizi nasıl patlak verdi?

Geçtiğimiz hafta gündem, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından barındırma hizmeti sunan şirketlere bir yasaklı kelime listesi gönderildiği haberiyle sallandı. Gönderilen mesajda şunlar yazıyordu:
“Sayın YETKİLİ,

Bilindiği üzere, 04/05/2007 tarih ve 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”a dayanılarak çıkarılan “Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”, 24 Ekim 2007 tarihli ve 26680 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İnternete açık hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan/işleten gerçek veya tüzel kişiler yer sağlayıcıdır. Yer Sağlayıcılığı hizmetini ticari olarak yapmasa bile web sitelerini kendi sunucularında barındıran gerçek veya tüzel kişilerin Yönetmelik gereğince Yer Sağlayıcılığı Faaliyet Belgesi almaları gerekmektedir.İlgili Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; İntihara yönlendirme (madde 84), Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra), Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190), Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194), Müstehcenlik (madde 226), Fuhuş (madde 227), Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228) suçları ile 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar,” erişimin engellenmesi konusu olabilecek suçlar olarak katalog halinde sayılmıştır. İlgili Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise;

Yayınlar; a) İnsan onuruna, temel hak ve hürriyetlere saygılı olmalıdır. b) Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlakî gelişimini zedeleyecek türden içeriklere yer vermemelidir. c) Ailenin huzur ve refahını sağlayan hususlara zarar verecek nitelikte olmamalıdır. ç) Kişileri, uyuşturucu madde bağımlılığı, fuhuş, müstehcenlik ve kumar gibi kötü alışkanlıklara teşvik edici olmamalıdır.

Şeklindedir.

Buna göre barındırdığınız alan adlarında İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içeriklerin bulunmaması gerekmektedir. Aşağıda İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içerik bağlamında değerlendirilebilecek kelime gurupları verilmiştir. Bu kelime guruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili CEZAİ müeyyideler ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı”

Mesajın devamında yer alan ve 3 gruba ayrılmış yasaklı kelimeler listesini bu adreste görebilirsiniz (ed: kelimelerin bazıları küfür içeriyor, baştan uyaralım).

Gel gelelim, bu yasaklı kelimeler içinde yer alan bazı kelimeler masum kombinasyonları da vurabilecek şekilde seçilmişti. Örneğin “Citirkizlar.com” ile “gercekleracitir.com” sitesi benzer şüpheli içerik kategorisinde değerlendirilecekti.

Olay gündeme bomba gibi düştü, bir anda herkes bunu konuşur oldu.

2. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın ilk cevabı ne oldu?

TİB, gönderilen mesajın kamuoyu tarafından yanlış yorumlandığını savundu ve aşağıdaki açıklamayı yayınladı:
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca vatandaşların yoğun şikayetlerine konu olmuş alan adları ve içeriklerinden hareketle tespit olunan bir kısım sakıncalı kelime grupları, barındırma hizmeti yapmakta olan yer sağlayıcılara bilgi amaçlı olarak bildirilmiş ve bu kelimelere içeriklerinde yer verilen alan adları ile ilgili tedbir alınması talep olunmuştur.

Bu içerikleri barındıran İnternet sitelerinin 5651 sayılı Yasanın 8. maddesinde yer verilen katalog suçlar ile ilgisi kapsamında yetkililerince gözden geçirilmesi ve suça aracılık edilmemesi amacına matuf olarak tarafımızca gerçekleştirilen bildirimden ibarettir.

5651 sayılı yasa kapsamında yer sağlayıcılara I numaralı anahtar kelime grubunun geçtiği alan adlarının barındırılmaması, II numaralı anahtar kelime grubunun alan adından ve III numaralı anahtar kelime grubunun ise içerikten kontrol edilerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla gerçekleştirilen bildirimden ibarettir.

Bu sözcüklerle ilgili yasaklama söz konusu olmayıp, yer sağlayıcıların katalog suçlardan birini işleyen siteleri tespit etmelerini kolaylaştırmak için sunulmuş anahtar sözcüklerden ibarettir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.

Bir önceki maddede TİB'in bu kelimeleri üç gruba ayırdığını söylemiştik. Kısaca TİB diyor ki, "1 numaralı kategorideki kelimeleri içeren alan adlarını zinhar barındırmayın. 2 ve 3 numaralı kategorilerde yer alan kelimeleri içeren alan adlarını da barındırmadan önce durup bir içinde ne var diye bakın. Eğer bunlar 5237 numaralı kanuna muhalefet içeriyorsa siz de suça ortak olursunuz."

Bu aslında kontrole dair yükümlülüğün bir bölümünü servis sağlayıcıya yıkmak anlamına geliyordu.

Ama devamı da gelecekti...

3. Olay 22 Ağustos'a nasıl bağlandı?

İnternette sansür konusu gündemde bu kadar yer edince , BTK'nın 22 Şubat'ta yayınladığı, 22 Ağustos'ta yürürlüğe girecek olan ve sektörü yakından takip eden yayınların aylar öncesinden haber verdiği "İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı" bir anda yeniden keşfediliverdi. Önce popüler haber sitelerinde sansasyonel ifadelerle duyurulan haber, hemen ardından günlük gazetelerde ve televizyon programlarında önemli bir gündem oluşturdu. Ardından da inanılmaz bir bilgi trafiği oluşmaya başladı.

Ortaya atılan en ciddi iddia, kendi seçtiği paketi aşmaya çalışan veya yasaklı internet sitelerine erişim için VPN, DNS gibi yöntemleri kullanan internet abonelerinin cezai yaptırımlara maruz kalacağıydı (ed: oysa biraz sonra göreceğiniz üzere BThaber'in 2 ay önce detaylandırdığı haberde BTK 22 Şubat'ta alınan karar kapsamında söz konusu 4 paket arasında istendiği an kişisel şifreler kullanılarak geçiş yapılabileceğini açıklamıştı).

4. 22 Ağustos'un başlangıcı neye dayanıyor?

Bundan 2 ay kadar önce, 22 Şubat 2011 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) "İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı" adını verdiği bir taslağı onaylanarak yürürlüğe soktu. Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10'uncu maddesine dayanılarak hazırlanan bu usul ve esasların amacı; güvenli internet hizmeti sunumu ve kullanımı kapsamında internet hizmeti sunan işletmecileri ve internet hizmetinden yararlanan bireysel aboneleri güvenli internet kullanımı konusunda yönlendirmekti.

BTK, yürürlüğe giren bu taslakla ilgili olarak kamuoyunun görüşlerini alacağını ve görüşlerin toplanmasının ardından yönetmeliğin 6 ay içerisinde yürürlüğe gireceğini açıkladı. Bu da taslağın son halinin 22 Ağustos'ta yürürlüğe girmesi anlamına geliyordu.

İnterpromedya bünyesinde yayınlanan BThaber Gazetesi, taslağın kabulüne ve içeriğine dair detayları 14 Mart 2011 tarihli 812. sayısında manşetten duyurmuştu.

5. Güvenli internet hizmeti de ne demek?

Taslağın yürürlüğe girmesi, işletmecilere de yeni bir zorunluluk getirdi. Taslakta belirlenen tanıma göre güvenli internet hizmeti, alan adı, IP ve port listesi üzerinden seçilen profile göre sunulan filtreleme işlemlerini kapsayacak ve bu hizmet abonelerin talebi üzerine işletmeciler tarafından sunulacaktı. Yani işletmeciler sürece doğrudan dahil edilmiş oluyordu.

BTK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre internet hizmeti sunan işletmeler, yani servis sağlayıcılar, 22 Ağustos'ta taslak resmi olarak yürürlüğe girdiği andan itibaren güvenli internet hizmetini standart, çocuk, aile ve yurtiçi internet profili olarak 4 farklı kategoride sunacaklardı. Abonelerin kendilerine uygun olan profil türünü seçerek bağlı olduğu işletmeciye abonelik sözleşmesi, internet sitesi veya çağrı merkezleri üzerinden bildirmesi öngörülmüştü. İşletmeci de talep edilen profil doğrultusunda güvenli internet paketini kullanıcılarına sunacaktı. Taslakta bu paketler için işletmecilerin ek bir ücret isteyemeyeceği de öngörülüyordu.

6. Sistemin işleyişinin nasıl olacağı öngörülüyor?

Güvenli İnternet hizmeti almak isteyen abonelere işletmeciler tarafından bir kullanıcı adı ve şifre tahsis edilecekti. Abone, bu kullanıcı bilgileri aracılığıyla işletmeciler tarafından tasarlanan bir internet sitesi üzerinden, internet kullanımını kullanıcı profillerine göre düzenleyebilecekti. Abonelere istedikleri an kullanıcı adı ve parola bilgileriyle profiller arasında geçiş yapabilme şansı da tanınıyordu.

Bu süreç, BTK veritabanında tutulan verilerin bir web servis aracılığıyla güvenli hat üzerinden işletmecilerin kullanımına açılmasını gerektiriyordu. İşletmeciler, BTK’nın belirlediği periyotlarla filtrelenecek alan adı, IP ve portlara ait listeleri kendi sistemlerine çekmek, söz konusu listeleri güncellemek ve BTK’dan alacakları verileri abonelerine sunacakları güvenli internet hizmeti kapsamında çalışan sistemlerine derhal aktarmakla yükümlü olacaklardı.

7. Ekşi Sözlük'ün bu olaylarla ilgisi ne?

Tam da 22 Ağustos tartışmaları patlak vermişken, ekşi sözlük sitesinin sahibi Sedat Kapanoğlu (SSG), kendilerine barındırma hizmeti sağlayan şirketin TİB'den sitenin kapatılmasıyla sonuçlanacak karara dair bir yazı aldığını sitede şu sözlerle ifade ediyordu:
tib'in 21 nisan'da sadecehosting'e gonderdigi ve tarafima an itibariyle ulasmis, asagida alintiladigim mail'in ozetidir. tib'in yolladigi "sonlandirilacak hosting'ler" listesine sourtimes.org'u sikistirmislar. sourtimes.org bildiginiz uzere eksi sozluk'un tum arka planini olusturuyor. sourtimes.org 'u sonlandirmak eksi sozluk'u sonlandirmak anlamina geliyor. "katalog suclar" dedikleri de ancak eksi sozluk iceriginden varilabilecek bir sonuc zira sourtimes.org adresine girdiginizde zaten eksi sozluk'e yonleniyorsunuz.

daha dun bogazici universitesi'ndeki panelde sansurden yakinirken "sira bir gun elbet eksi sozluk'e gelecek" derken acikcasi o gunu kastetmemis ve tahmin de etmemistim.

bu talep kuvvetle muhtemel tamamen zirva tamamen uydurma bahanelerle (sehven mehven) savusturulmaya calisilacaktir, yine kuvvetle muhtemel "geri cekilecek"tir. tabi bir ihtimal cekilmeyebilir ve o sablon maillerine boburlene boburlene yazdiklari tehditkar uslupla zikrettikleri yasal islemlere basvurabilirler de. basvursunlar, hem belli mi olur belki basvura vura baslari bir sekle girer.

bu olasiliklardan bagimsiz olarak su artik asikardir ki btk ve tib tamamen kontrolsuz ve cigrindan cikmis bir sekilde yonetilmekte, tamamen zarara ziyana yol acmakta, sacmalamanin doruklarina varmaktadir. bu kurumlarin hak ihlallerini umursamaz, serkes ve sorumsuz tavirlari sadece bir kac yilda 60,000'den fazla siteyi kapatacak kadar otomatige baglamisliklari, hosting firmalarina "bu kelimelere izin vermeyin" diyecek kadar ileri gitmeleri ve sonra tepkiyi gorunce bu tavirlarindan tam geri adim atmalari (bkz: alan adlarina getirilen sansur) bunun en bariz gostergesidir.

tib'in su anda yasal olarak tum yukumluluklerini catir catir eksiksiz yerine getiren eksi sozluk'u kapatma girisiminde bulunmasi artik bu bulamacin patladigi yerdir. iste kurumsallasirken sadece "bizim tabandan mi" kriterini ele alirsan elde ettigin kurumlar boyle hilkat garibesi acinasi ve her yaptiklariyla sictikca sivayan kurumlara donusur.

leoparin kuyrugunu tutmayacaktin tib, simdi sakin birakayim deme.

gelismeleri sozlukten, twitter ve facebook uzerinden paylasacagiz.

siz de paylasin.

------

sayın yer sağlayıcı;

aşağıdaki alan adlarına yer sağlayıcılık hizmeti verdiğiniz tespit edilmiştir.

bu kapsamda derhal bunlara yer sağlayıcılık hizmetine son vermeniz gerekmektedir.

aksi takdirde herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın yasal işlemlere başvurulacaktır.

diğer taraftan; bundan sonrada; 5651 sayılı kanunda sayılan katalog suçlar (müstehcenlik, fuhuş, çocukların cinsel istismarı, vb.) kapsamındaki internet sitelerine yer sağlayıcılık (hosting) hizmeti vermemeniz gerekmektedir.

gereğinin derhal yapılmasını ve sonucundan bilgi verilmesini rica ederim.

bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu

telekomünikasyon iletişim başkanlığı

e-mail: soru@tib.gov.tr

Ekşi sözlük, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen sitelerinden biri olmasının yanı sıra toplumun her kesiminden yüz binlerce insanı bir araya getiren bir platform. Dolayısıyla başına gelenler gerek sosyal medyada, gerek konvansiyonel medyada oldukça yakından takip ediliyor.

İşte bu gelişme, tartışmaların fitilini bir anda yeniden ateşlemiş oldu...

Bu arada Sedat Kapanoğlu'nun tepkisi sonrasında TİB Daire Başkanı Osman Nihat Şen'den bir açıklama geldi. Şen, “Yer sağlayıcıya yapılan şikayetler doğrultusunda bir inceleme yapılmasını söyledik. Biz de bir taraftan içeriklerle ilgili inceleme yapıyoruz. 2 saat içinde bu içeriklerle ilgili incelememizi tamamladık, çünkü yapılan her şikayet içeriğin çıkarılmasını gerektirmiyor. Bununla ilgili bir işlem yapılmaması gerektiğini yer sağlayıcıya da bildirdik. Bu binlerce kez yapılan bir işlemdi” dedi.

Ekşi Sözlük’e ilişkin herhangi bir engellemenin söz konusu olmadığını söyleyen Şen, “Ekşi Sözlük’teki işlemlerde diğer sitelerde olduğu gibi suç unsuru olabilecek içeriklerin değerlendirilmesiyle ilgili. Ekşi Sözlük’e biz bu konuda ilk defa e-posta göndermiyoruz. Bu daha önce de birçok kez yaptığımız bir işlem” şeklinde konuştu. (ed: ekşi sözlük'ün avukatı Başak Purut'un yapılan açıklamaya cevabını buradan okuyabilirsiniz.)

8. BTK ve TİB'in gelişmeler konusunda takındığı tavır ne oldu?

Olayların bu noktaya gelmesi üzerine BTK Başkanı Tayfun Acarer ve TİB Daire Başkanı Osman Nihat Şen, konuyla ilgili olarak Ankara'da bir basın toplantısı düzenledi. BTK Başkanı Acarer, güvenli internet hizmeti ile ilgili şunları söyledi: “Standart paket şu an kullanılan paket olacak ve çocuk, aile, yurtiçi profilleri bu pakete ek olarak gelecek. İnternet servis sağlayıcılarla yapılan görüşmeler sonrasında bu ihtiyaç ortaya çıktı. 22 Şubat’ta alınmış bir karar var. Bu eleştirileri getirenler bu kararı okudu mu? Hiçbirinin bu yönetmeliği okuduğunu sanmıyorum. Bu düzenleme tüketicilerin istekleri üzerinedir.”

Acarer, sözlerine şöyle devam etti: “Hepimiz şu an kullandığımız paketlere göre standart paketteyiz. Bir işlem yapmazsan aynı kalacaksın. Bir tüketici ‘ben internetimi daha güvenli kullanmak istiyorum’ diyorsa biz ona bu hakkı veriyoruz. Biz ona bu hakkı getirdik. Ayrıca isteyen bu pakete geçer istemeyen geçmez.”

Acarer, paketlerin yapısıyla ilgili olarak şunları aktardı: “Paketler arasında en dar paket çocuk paketi. Aile paketi daha geniş. Yurtiçi paketi 5651 kapsamında suç unsurlarını barındırmıyor. Erişimi engellenen sitelerin büyük bölümü yurtdışı kaynaklı. Çocuk pornografisi bu erişim engellemelerinin yüzde 40’ını kapsıyor. Yurtiçi sitelerimiz daha güvenli. Bu yüzden böyle bir paketimiz de var.”

Filtrelerin aşılmasıyla ilgili cezaların gelip gelmeyeceği konusunda da soruları cevaplayan Acarer, “Şu an DNS, proxy gibi yöntemleri kullanarak erişimi engellenmiş sitelere erişenler yine bunu yapabilecek. Bu konuda cezai bir yaptırım yok. Yasaklı sitelere girecek olanlarla ilgili cezai bir husus yok” şeklinde konuştu.

TİB Daire Başkanı Osman Nihat Şen de şunları söyledi: “TİB’e başvuran ve faaliyet denetimi alan 2 bin civarında yer sağlayıcı var. Yer sağlayıcılarla yaklaşık 3 buçuk yıldır irtibat halindeyiz. TİB’in kanunla verilen bir görevi var, o da suç içeren içerik varsa bunların bildirilmesi. Bugüne kadar 70 bin civarı bildirim yaptık ve 62 bin suç içeren içerik çıkarıldı. Basına yansıyan konu da bildirim ve içeriğin çıkarılmasıyla ilgili. Bu bir erişim engellenmesi değil. Yer sağlayıcılar kendilerine sürekli bildirim yapılmasını tercih ediyorlar. Anahtar kelimelerle ilgili konu özdenetim kapsamında bir bildirimdir. İnternet servis sağlayıcıların bu siteleri tek tek kontrol etmesi mümkün değil. Bu bildirim internet servis sağlayıcılara bir yardım olarak yapıldı.”

9. Bu işin sonu ne olacak?

Türkiye'de şu anda erişimi engellenen site sayısının 60 bin civarında olduğu söyleniyor. 22 Ağustos'tan itibaren herhangi bir özel paket seçimi yapmayan her abone şu an interneti nasıl kullanıyorsa o şekilde kullanmaya devam edecek. Fakat bu 60 bine yakın siteye erişimin açılacağı anlamına da gelmiyor. Şu an kullandıkları gibi derken bunu kastediyoruz.

Fakat asıl endişeler, bu hareketin sonrasıyla ilgili. Bu tarz bir ayrıma gidildikten sonra, günün birinde alınacak ani bir kararla standart erişim içeriğinin örneğin "Aile" erişim içeriğiyle denk tutulmayacağının da garantisi yok. Endişeler, yoğun olarak bu yapıyla bu tarz bir genel örtü sisteminin hazırlandığı ve böyle bir yapılanmanın Türkiye'deki internet özgürlüğüne büyük bir darbe vuracağı yönünde.

Ayrıca standart pakette de olsa herkese kullanıcı adı ve şifre verilmesiyle internete girilmesi öngörülüyor. Bu da herkesin TC kimlik numaralarıyla internette ne yaptığının anlık olarak kaydedilmesine zemin hazırlıyor.

10. BTnet.com.tr olarak biz ne düşünüyoruz?

Olaya yetkililer açısından bakıldığında konunun ve anlatılmak istenenin yeterince anlaşılmadığı ve bazı durumlarda kulaktan dolma bilgilerle yönlendirme yapıldığının farkındayız. (ed: aslında AB'de bu konuda tüm ülkelerde uygulamalar var. Hatta AB bu konuda INSAFE (Saferİnternet) platformunu oluşturmuş durumda ve özellikle çocukların korunması konusunda AB Komisyonun teşvikleri var. Türkiye'de de BTK ve TİB'in çalışmaları örnek gösteriliyor. internet sitesine buradan erişebilirsiniz.)

Diğer yandan endişeler, düzenleyici kurumun bu adımıyla devlet organlarının vatandaşların hareketlerini izleme gücüne kavuşacağı noktasında düğümleniyor. Bu yolla belki de devlet eliyle dijital dinlemenin, farklı sebeplerden özel kurumlara yapılabilecek olası baskıların yolu açılmış olacak.

Bizler, bugüne dek uygulandığı gibi, bu işin kontrolünün servis sağlayıcılardan alınabilecek özelleştirilebilir bir hizmet olarak kalmasının daha doğru olacağı konusundaki düşüncemizi sürdürüyoruz.

Siz de görüşlerinizi yorum yazarak bizlerle paylaşabilirsiniz.
YORUMLAR
Mehmet Sarı 12 MAYIS 2011 / 16:06 0 0
Açıklamalarınız güzel olmuş. Fakat katılmadığım bir husus var. Kullanıcı adı, şifre uygulamasının herkesin ne yaptığının anlık olarak kaydedilmesine zemin hazırladığı belirtilmiş fakat bu ifade bence doğru değil.
Çünkü kullanıcı adı/şifre her şahsa değil, internet abonesine verilecek. Zaten şu anki uygulama -her ne kadar şifreler ilk ayardan sonra kullanılmasa da- bu şekilde. Yani her abonenin zaten bir kullanıcı adı ve şifresi var. Dolayısıyla tek tek her şahsın değil ancak internete bağlanan bilgisayarın kayıtları tutulabilir.
Ayrıca takip için kullanıcı adı ve şifreye de gerek yok. İnternetin doğası gereği IP numarası üzerinden ISP'ler vasıtasıyla takip yapılabilmekte. Bu şekilde bir kişinin nerelere takip edilemese de bir siteye bağlanan kişinin kim olduğu belirlenebilmekte. Zira internette işlenen siber suçların (dolandırıcılık, çocuk istismarı, vs) bir çoğu bu şekilde aydınlatılıyor.

Sonuç olarak internetin izlenmesi, kayıt tutulması gibi konularda bir değişiklik veya yenilik olmadığını düşünüyorum.
cenk yazgan 06 MAYIS 2011 / 10:50 0 0
Devletin Hayatı sansür ve milletin özel hayatı oldu. Internete KOTA, internete SANSÜR??

Size ne bizim güvenliğimizden? Esas güvenliğimizi düşünüyorsanız daha ciddi güvenlik açığı olan yerlere bakın. Mesela Trafik, mesela terör...

Kendi internet güvenliğini sağlayamanlar ise, gider özel bir kurumdan hizmet alır?? Size NE? Milletin internet güvenliğinden?
Siz şunu desenize: Biz internette milleti kontrol edemiyoruz. Log'layamıyoruz. Güvenlik kılıfı adı altında İNSAN HAKLARINI HİÇE SAYARAK (ki sizin için normal bir prosedür) biz herkesin kullandığı interneti denetleyeceğiz. Gerekirse de (beğenmediğimiz siteler vs. olursa da) erişimine izin vermeyeceğiz ve bunu yapanları da suçlu sayacağız.

ALLAH SİZE KOLAYLIK VERSİN. Yarası olan gocunur diye bir laf vardır. Ama bu POLİS ve diktatör devleri olma yönünde bir adım daha atıyoruz demektir.

Eminim ki bu yasa da rahatlıkla çıkar. Kimse de itiraz filan etmez...Ne de olsa itiraz edecek ne gücümüz, ne de imkanımız kaldı sayenizde..