Bilişim 17 TEMMUZ 2012 / 16:14

BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer Google ve Facebook'a yüklendi

Dr. Tayfun Acarer Google ve Facebook'a yüklendi

Bilişim 500 törenine katılan BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Türkiye'de iletişim altyapısının yaygınlaşması gerektiğine vurgu yaparak arama motoru ve sosyal medya şirketlerini üzerlerine düşeni yapmamakla eleştirdi. 



16 Temmuz 2012 Pazartesi günü gerçekleştirilen Bilişim 500 töreninde konuşan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Türkiye'de altyapı ve Ar-Ge'nin yaygınlaşması gerektiğine vurgu yaparken bu konuda üzerine düşeni yapmaktan kaçınanlar olduğunu söyledi.

Acarer, "Bilişim sektörü artık her yıl bu töreni bekler hale geldi" diyerek söze başladı. "Yayınlanan rapordaki verileri sektörün objektif değerlendirilmesi adına çok değerli buluyorum. Araştırma raporundaki veriler, bizim 3 aylık periyotlarla yayınladığımız sektör verileriyle de örtüşüyor."

"Ancak" dedi, "Bazı yabancı kaynaklı kuruluşların verilerinin bu rakamlarda yer almamasını anlamakta zorlanıyorum. Ben sektörün hacminin burada açıklanandan daha büyük olduğunu düşünüyorum. Bu sektörde arama motorları gibi sıfır kazanç gösterip hiç vergi vermeyen şirketler var. Elektronik iş hacmini ve çağrı merkezlerini de dikkate alırsak, sektör hacminin çok daha yüksek olması gerektiğini düşünüyorum."

Bilişim sektörü münferit olarak değerlendirilmeli

Konuşmasının devamında dört ana konuya odaklanan Acarer, ilk olarak gelişimin yolunu açan bilişim sektörünün münferit bir sektör olarak değerlendirilmesi gerektiğine değindi.

Acarer, şunları söyledi:
"Bilişim sektörü kalkınma raporlarında ve TÜİK verilerinde elektronik sektörünün altında gösteriliyor. Oysa bu sektörün münferit olarak gösterilmesi, ayrıca da stratejik olarak değerlendirilmesi gerekir.

Dahası Türkiye’nin 2023 vizyonu hedeflerine ulaşması için ‘Bilgi ve İletişim Teknoloji Sektörü’nün ‘Bilgi Teknolojileri’ kısmı çok önemli. Bu kısma ayrı bir önem verir ve yapılacak düzenlemelerle ayrıca desteklersek, sektörün ve Türkiye’nin 2023 vizyonuna ulaşması daha kolay olacaktır.

Bu konuda bazı istatistikler vereyim. Dünya genelinde BT pazarının toplam bilişim sektöründeki payı yüzde 36,5. Türkiye’de bu oran yüzde 35,7, yani yaklaşık dünya ortalamasıyla aynı. AB’de ise yüzde 47, yani ortalamanın 11 puan üzerinde.

Bu rakamlar BT’yi ayrıca destekleme konusunun ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor."

"Fibere kazma vurdurmuyorlar, baz istasyonunu kazma kürekle yıkıyorlar"

Acarer, ikinci konu olarak genişbant erişimde ve veri trafiğinde son yıllarda yaşanan önemli artışları gündeme getirdi. İnterpromedya’nın 2010 verilerine göre Türkiye’deki genişbant kullanıcı sayısının 8,5 milyon olduğunu söyleyen Acarer, bu sayıya 18 ayda 10 milyon kişinin eklendiğini ve güncel genişbant abone sayısının 18,1 milyona ulaştığını söyledi.

Veri trafiğinin bundan çok daha hızlı arttığına dikkat çeken Acarer, veri trafiğinde 2,5 yılda 15 kat artış gözlediklerini söyledi. Bununla birlikte altyapı geliştirme ve genişletme çalışmalarının sürekli engellerle karşılaştığından yakınan Acarer, sözlerine şöyle devam etti:
"Biz hızla sabit ve mobil altyapıyı geliştirmek gerekir derken, yerel yönetimlerin teknik gerekçelere ve bilimsel verilere aykırı olarak fiberi kazdırmadıklarını, baz istasyonlarını kazma kürek indirdiklerini gördükçe dehşete düşüyorum. Bu tavırlar bilişimle kalkınma vizyonumuza aykırı.

Dahası, mobil ve sabit operatörler bu konuda eziyet çekerken sivil toplum kuruluşları buna sessiz kalıyor. Sabit ve mobil operatörler şebekelerini genişletme adın büyük masraf altına giriyor, ama sektörün diğer oyuncuları bununla ilgili bir şey yapmıyor. Sabit operatör yere kazma vuramıyor, mobil operatör sürekli artan kiralarla boğuşuyor. Böyle bir ortamda altyapı nasıl gelişecek? STK’ların bu konudaki sessizliğini anlamakta zorlanıyorum."

"Yeni şebekeler için ortak altyapı gündeme gelmeli"

Acarer, üçüncü olarak bundan sonraki yeni şebekelerde daha merkeziyetçi ve ortak altyapı kurma stratejisiyle yaklaşmak gerektiğini söyledi. "Örneğin 4G gibi pahalı bir şebekeyi işletmecilere ayrı ayrı kurdurmanın ekonomik veya bilimsel bir gerekçesi yok" diyen Acarer, bugünkü koşullar içinde yaşanan acımasız rekabetin ve artan maliyetlerin sektöre zarar verdiğini ifade etti.

Acarer, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle aktardı:
"Devletin koordinatör, gerekirse hissedar olarak ortak bir altyapı kurmasının ve bunun da düşük bir frekansta, mesela 700 MHz’de tesis edilmesinin işletmelere nefes aldıracağını düşünüyorum. Frekans arttıkça maliyeti çok yüksek oranda artırıyor, böylece bunun önüne geçilebilir.

Ortak altyapı yaklaşımının gündeme gelmesinin yanı sıra, fiber tesis edecek şirketlerin yapacakları yatırımın da güvence altına alınması ve cesaretlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum."

"İnternetten milyar dolar kazananların altyapıya faydası yok"

Tafun Acarer, dördüncü olarak da mevcut altyapı maliyetlerinin adil paylaşımı konusuna değindi. "Bu konu Avrupa’da bütün regülasyon şirketlerinin tartıştığı bir konu" diyen Acarer, "Türkiye’de sabit ve mobil altyapı kuran şirketlerin altyapı işletme maliyetleri sürekli arttığı için gelirleri inişte. Sesin veri trafiğine kayarak gelirinin düşmesi ve altyapı kiralama tesis maliyetlerinin inanılmaz oranda artması gelirlerin önüne geçiyor. Bilançolar hep negatife geçti" dedi.

Bu konudaki en dramatik sorunun ise bu şebekeleri her geçen gün daha fazla kullandığı halde altyapı masraflarına hiç katılmayan arama motorlarının ve sosyal mecraların iletişimden aldıkları payların artması olduğunu söyleyen Acarer, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle ifade etti:
"Bunlar trafiğin çoğunluğunu oluştururken altyapı maliyetlerine hiç katılmıyor. Bunların katılmamasının yanında Türkiye’de hiç vergi vermemeleri de ciddi rekabet ihlaline yol açıyor. 'İnternetime dokunma' sloganına sığınıp, altyapıya hiç dokunmayan bu kuruluşlar iletişimi yaygınlaştırmaya ve dijital uçurumun kapanmasına katkıda bulunmuyor.

Ben interneti tabu haline getirip bunun arkasına sığınarak rekabette ciddi soruna yol açan bu haksızlığa karşıyım ve STK’lardan bu görüşümü desteklemelerini bekliyorum. Milyar dolar kazananların, altyapıya katkıda bulunmaması ve üstüne vergi ödememesi yanlış."

"Ar-Ge fonunu ve getireceklerini çok önemsiyoruz"

Acarer, son olarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"İnovasyona dair Steve Jobs diyor ki, 'Ben hiçbir zaman tüketici eğilimlerine göre ürün geliştirmedim. Tüketici eğilimlerini değiştirecek yeni ürünler ortaya çıkardım'. Henry Ford'un da 'Tüketici eğilimini dikkate alsaydım daha hızlı ve konforlu at arabaları üretirdim' sözünü hatırlatmak isterim.

Bu nedenle ben bakanımızın hayata geçirmeye çalıştığı Ar-Ge fonunu çok önemsiyorum. Bunun küçük ve orta ölçekli şirketlere büyük destek sağlayacağını düşünüyorum. Sektöre katkı sağlayan, vergisini veren tüm kuruluşlara teşekkür ediyorum."