Bilim 07 TEMMUZ 2010 / 16:11

Fikri haklar korumasız kaldı

Rekabet Edebilirlik Raporu'na göre Türkiye fikri haklar alanında 133 ülke arasında 105. sırada yer alıyor.

Rekabet Edebilirlik Raporu'na göre Türkiye fikri haklar alanında 133 ülke arasında 105. sırada yer alıyor.


Rekabet Edebilirlik Raporu'na göre Türkiye fikri haklar alanında 133 ülke arasında 105. sırada yer alıyor. Fikri alanında yaşanan yasal boşluklar Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının gelişimini etkilemesinin yanı sıra, yabancı yatırım ve teknoloji transferlerini de olumsuz yönde etkiliyor.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından her sene yayınlanan Rekabet Edebilirlik Raporu'na göre Türkiye fikri haklar alanında 133 ülke arasında 105. sırada. Raporda Polonya'nın 64, Brezilya'nın 92, Zimbabwe'nin 99, Kamboçya'nın ise 103. sırada yani Türkiye'nin önünde olduğunu görüyoruz.

Aynı rapor içinde 2008 yılında ülke nüfusuna göre tescil edilen patentlere baktığımızda ise Türkiye'yi 73. sırada görüyoruz. Bu listede de Polonya, Brezilya, Kolombiya ve Azerbaycan gibi ülkelerin gerisindeyiz. Rakamlar gösteriyor ki Türkiye fikri haklar ve patent konusunda ne yazık ki olması gereken yerde değil.

Fikri hakların Türkiye'de gelişmesi için Fikri Haklar Çalışma Grubu'nu da kurarak bir süredir bu konuda çaba veren TÜSİAD, Türkiye'de bir ilk olan "Fikri Haklar Sözlüğü"nü yayınladı. Sözlüğün tanıtım etkinliğinde TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ve TÜSİAD Fikri Haklar Çalışma Kurulu Başkanı Murat Peksavaş ile fikri haklar konusu üstüne konuştuk.

Artık ürünler değil marka ve patentler yarışıyor

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, fikri hakların günümüzde uluslararası ticaretin en büyük dayanaklarından birini oluşturduğunu dile getiriyor. Dünya genelinde şirketlerin karlılıklarını artırmak için inovasyona ve markalaşmaya öncelik verdiklerine değinen Boyner, günümüzün yoğun rekabet koşullarında artık ürünlerin değil, markaların ve patentlerin yarıştığını söylüyor.

Boyner'i yorumu şöyle: "Evet, Türkiye son 15 yılda fikri haklar alanında büyük bir ilerleme kaydetti. 1995 yılında tescil edilen patent sayısı 763 iken 2009 yılına geldiğimizde bu rakam 5 bin 610'dur. 1995 yılında 45 faydalı model tescil edilmişken 2009 yılında 2 bin 882 faydalı model başvurusu tescil edilmiş. Ama peki markalarımızla, patentlerimizle dünya ekonomisinde anılıyor muyuz, esas soru bu? Dünya ekonomik forumu tarafından her sene yayınlanan rekabet edebilirlik Raporu'na göre Türkiye Zimbabwe ve Kamboçya'nın gerisinde. Bu çok şeyi anlatıyor esasında."

Güçlü fikri haklar yapısı teknoloji transferini de getiriyor

Boyner, güçlü fikri haklar yapısı ile yabancı sermaye ilişkisine de vurgu yapıyor. Boyner, bu konuda şunları söylüyor: "Güçlü fikri haklar yapısına sahip gelişmekte olan ülkeler yabancı şirketlerini teknolojilerini ülkelerine getirmede daha avantajlı konumdalar. Çünkü bu haklar yeteri kadar korunmadığında yabancı şirketler aynı alanda faaliyet gösteren rakip şirketlerin haksız uygulamaları ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu durumda yabancı şirketler haklarını korumak amacıyla fikri hakların yeterince korunmadığı ülkelere hem teknolojilerini transfer etmemekte hem de yatırım yapmayı tercih etmemekte. Doğrudan yabancı yatırımların gelmemesi, teknoloji transferinin gerçekleşmemesi az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarını olumsuz yönde etkiliyor. Mülkiyet Hakları İttifakı'nın her sene yayınladığı Uluslararası Mülkiyet Hakları Endeksi'ndeki 1 puanlık artış, yapılan yabancı yatırımı yüzde 27 oranında, yapılan yabancı yatırımın sıfırdan yapılma ihtimalini ise yüzde 57 olduğunu ortaya koyuyor."

Hukuki boşluk halen dolmadı

Anayasa Mahkemesi'nin, Temmuz 2009'da aldığı karar ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin bir kısım cezai hükümlerini iptal ettiğini ve bu iptal kararının altı ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğünü anımsatan Boyner, tanınan sürenin dolmasının ardından yeni bir düzenlemeye gidilmemesi nedeniyle binlerce marka davasının düştüğünü söylüyor.

"Halihazırda aynı sorun Patent ve Faydalı Modeller ile Endüstriyel Tasarımlar için doğdu ve Anayasa Mahkemesi yeni bir düzenleme yapılması için bu sefer bir yıllık bir süre tanıdı. 6 Haziran 2010 itibariyle bu tanınan süre doldu, yaklaşık 4.000 dava düştü ve hukuki boşluk halen doldurulmadı" diyen Boyner, TÜSİAD olarak bu süre zarfında değişik platformlarda bu riske defalarca dikkat çektiklerini belirtiyor.

Boyner, "Artık fikri haklar konusunda acilen harekete geçmek zorunda olduğumuz bir noktadayız" diyor.

"Patente karşı romantik bir bakış açısı var"

Dünya ekonomisinin fikri haklar ve fikri hakların yarattığı katma değer üstünde döndüğünü söyleyen TÜSİAD Fikri Haklar Çalışma Kurulu Başkanı Murat Peksavaş ise, Türkiye'deki sanayicilerin patente karşı romantik bir bakış açısı olduğunu düşünüyor. Peksavaş, herkesin bir ampul icat etmek istediğini, sanayinin faaliyetleri süresince buluş yaptığının farkında olmadığını söylerken, çoğu şirketin bu bilince sahip olmadığı için çok ciddi bütçesi olan Ar-Ge projeleriyle ilgili daha önce bir patent alınıp almadığına bakmadıklarını dile getiriyor. Peksavaş, "Bugün hala Türkiye'de marka ile patent arasındaki farkı bilmeyen insanlar var" diyor.

Yeni dalgaya karşı patent ve fikri haklarla durulabilir

Diğer yandan Peksavaş bir tehlikeye de dikkat çekiyor. AB'in özellikle Asya'dan birtakım ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzalamaya başladığını anlatan Peksavaş, şunları söylüyor: "Bu anlaşmalar yürürlüğe girince o ülkelerin ürünleri gümrüksüz olarak Avrupa'ya ve Gümrük Birliği'nde olduğu için Türkiye'ye de girecek. Teknoloji alanında da özellikle Güney Kore gibi ülkeler bu şekilde teknoloji pazarında daha da öne çıkabilir. Hindistan ve Çin ile de bu tarz anlaşmalar imzalanabilir. Bu dalgaya fikri haklar ve patentle karşı durabiliriz. Patent stratejiktir, bir üretebilme hakkıdır. Yoksa lisanslara mecbur kalırsınız. Bir ülkede ayrıca inovasyon konuşuluyorsa, inovasyonun fikri haklar olmadan gerçekleşmesi mümkün değildir."

TÜSİAD'dan bir ilk: Fikri Haklar Sözlüğü

TÜSİAD üzerinde 2 yıl çalışarak hazırladığı bir "Fikri Haklar Sözlüğü" yayınladı. Sözlüğü TÜSİAD Fikri Haklar Çalışma Grubu Üyesi M. Kaan Dericioğlu düzenledi. Alanında ilk defa bu kadar kapsamlı hazırlanan sözlükte binin üzerinde terimin Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca çevirileri açıklamalar bulunuyor. Bir kutu içinde 8 ince kitapcık halinde hazırlanan sözlükte Fikri Haklar Genel Terimleri, Alan Adları, Buluşlar, Eserler, Endüstriyel Tasarımlar, Markalar, Coğrafi İşaretler gibi başlıklar yer alıyor.