Bilim 20 EYLÜL 2012 / 16:37

Elektroniğin babası elektronik yonga tasarımcılarıyla buluştu

Dünyada elektroniğin dahisi ve aynı zamanda babası kabul edilen Prof. Dr. Franco Maloberti’nin yıl boyunca İstanbul’da lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine verdiği derslerle yürüyen proje, elektronik alanında öncü çalışmalara kapı araladı.



Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Işık Üniversitesi’nden elektronikçiler bir yıllık ortak çalışma sonucu Işık Üniversitesi tarafından düzenlenen çalıştayda buluştular. Teknoloji üretiminde tüm elektronik devrelerde kullanılan analogdan sayısala, sayısaldan analoga veri dönüştürücülerin babası olarak bilinen elektronik uzmanı Maloberti, dört üniversiteden 40’dan fazla lisans öğrencisine ve 20’den fazla yüksek lisans ve doktora öğrencisine ders veriyor.

Çalıştay hakkında bilgi veren Işık Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sıddık Yarman çalıştayın öncü teknolojileri ele aldığını ifade ederek şunları söyledi:

“RFIC workshop demek elektroniğin detayı demektir. Bütün dünyayı ilgilendiren bir konu. Çünkü dünyadaki insan sayısı kadar cep telefonu var. Bu çok büyük bir pazar. ‘RF’ ise radyo frekans demektir. Bizim telsiz olarak konuştuğumuz frekanslara; radyo frekans diyoruz. ‘RF’ bütün radyo dalgaları, haberleşme ve cep telefonun içeriğine giriyor. Teknik olarak Türkiye’de neler yapabiliriz bunun üzerinde durduk. Bizi bir araya getiren dört üniversitede ortak kurs yaptık ve bu çalıştayda da hem öğrencilerimiz hem de biz hocalar son yenilikleri öğrendik, konuştuk.”

Dünyanın birçok üniversitesinden katılım gerçekleşti

Çalıştay Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Günhan Dündar, Işık Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aksen, İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden Yard. Doç. Dr. Devrim Yılmaz Aksın ve Işık Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Aslı Divriş’in katkılarıyla düzenlendi.

Konuşmacılar arasında tümleşik devre tasarımı alanında önde gelen araştırmacılardan Prof. Dr. Franco Maloberti’nin (Pavia Üniversitesi) yanı sıra Prof. Dr. Francesco Svelto (Pavia Üniversitesi), Yüksek Mühendis Didier Belot (ST Miceoelectronics), Prof. Dr. Muhammed İsmail (Ohio State Üniversitesi ve Kustar), Prof. Dr. Michael Perrott (Masdar Enstitüsü), Doç. Dr. Patrick Reynaert (Katholieke Leuven Üniversitesi) hazır bulundu.

Yeni teknolojiler ders oldu

Prof. Dr. Francesco Svelto “Kablosuz uygulamalar için CMOS alıcıların temelleri” başlıklı dersinde kablosuz iletişim için tümleşik alıcıların tasarımını öğrencilere tanıttı. Katılımcılar bu ders ile alternatif mimarilerde, düşük gürültülü kuvvetlendiriciler ve karıştırıcılar konularında en yeni bilgileri aldılar. “Silikon Teknolojilerinde RF ve Milimetre Dalga Tasarım” başlıklı sunumunda Didier Belot, Silikon teknolojileri tasarımının farklı yönlerini kapsayacak uygulamalar hakkında bilgi verdi.

"RF ve mm-Dalga ICS-Kendi kendini iyileştirme” eğitiminde Prof. Dr. Muhammed İsmail tarafından yüksek RF SoC nanometre rejimlerinde yeni bir yaklaşım tanıtıldı. Prof. Dr. Michael Perrott, “Analog ve Dijital Frekans Sentezleyiciler” başlıklı sunumunda analog ve dijital frekans sentezleyici tasarımındaki temel kavramların yanı sıra yeni gelişmeleri sundu. Doç. Dr. Patrick Reynaert’in “RF ve mm-Dalga CMOS TX ve PA tasarımı” sunumu CMOS teknolojileri ile entegre verici ve güç yükselteçleri sistemlerinin tasarım problemlerini kapsıyordu. Prof. Dr. Franco Maloberti’nin “RF Devreler için veri dönüştürücüler” dersinde ise, CMOS temel A/D ve D/A dönüştürücü mimarilerinde en yeni teknolojiler ile elde edilebilecek başarımlar üzerinde duruldu ve 65nm den düşük alt-mikron teknolojisi ile gerçeklenen RF tümleşik devre dönüştürücü tasarımları sunuldu.

Hedef; 4 trilyon dolarlık pazardan pay almak

İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden Yard. Doç. Dr. Devrim Yılmaz Aksın çalışmaların amacını şu şekilde özetledi:

“Bu çalışmalardan beklediğimiz temel şey; dünyada olanlardan Türk bilim insanın haberdar olması, bunlardan üretim yapıp geniş bir perspektifte Türk elektronik endüstrisine yayması ve bunun sonucu olarak ekonomimizin 4 trilyon dolarlık pazarda ciddi bir pay sahibi olmasıdır.”