Ar-Ge 07 ŞUBAT 2014 / 11:44

Teknoloji üretmek, ihracatta 'gerçekten' kazanmak demek

İhracat konusunda konulan hedeflere rağmen, Türk ekonomisinin çözülmeyen derdi cari açık, ithalata bağımlılık ve katma değerli üretim yapma konusundaki eksiklerin bir sonucu.



Teknolojik gelişim; ithalatı azaltmak, buna karşılık ihracatı artırmanın temelini oluşturuyor. Bu konuya 7 Şubat’ta Milliyet gazetesindeki köşesinde dikkat çeken Güngör Uras’a göre, iç pazarda ithal mallarıyla rekabet edebilmek, ihracatta da dünya pazarlarında mal satabilmek için ileri teknoloji ürünlerinin üretimini artırmak gerek.

Güngör Uras’ın 7 Şubat 2014 Cuma günü Milliyet gazetesinde yayınlanan makalesi şöyle:
‘Yüksek teknoloji’ üretimde % 3.5, ihracatta % 3.7...

Dolar fiyatının artmasının, dolar açığımızın küçülmemesinin temel nedeni, yüksek teknolojili ürün üretemememiz ve ihraç edemememizdir.

Bizim ürettiğimiz malların sadece yüzde 3.5’i ileri teknoloji ürünü kabul edilen ürünler.

Bizim ihraç ettiğimiz ürünlerin sadece yüzde 3.7’si ileri teknoloji ürünü kabul edilen ürünler.

Toplam üretimde ve ihracatta ileri teknoloji ürünlerinin payları yıllar itibariyle artmıyor. Azalıyor.

Bunları ben söylemiyorum. Bu bilgiler Başbakanımızın, bakanlarımızın imzalarıyla ResmiGazete’de yayımlanan 2014 Yılı Programı’nın 186’ncı sayfasında yer alıyor.

Bizim içeride ithal mallarıyla rekabet edebilmemiz (döviz açığımızı, cari açığı küçültebilmemiz), ihracatta dünya pazarlarında mal satabilmemiz için ileri teknoloji ürünlerinin üretimini artırmamız şart.

Don gömlek satarak döviz

Gelişmekte olan ülkeler üretime düşük teknolojili üretimle başlıyor. Biz de öyle başladık. Pamuk tohumundan yağ çıkardık. Pamuğu iplik haline getirdik. Dokuduk. Elde edilen bezle don gömlek yaptık. Bunları içeride, dışarıda sattık.

Gelişmeye başlayan diğer ülkeler de aynını yapıyor. Onun için düşük teknoloji ürünlerinde rekabet şansı yok. Mal bol, fiyat ucuz.

İleri teknoloji ürünlerini üretebilmek için ülkenin önce eğitime, sonra bilime ve teknolojiye daha sonra da araştırma ve geliştirme ile yenilikçiliğe önem vermesi gerekiyor.

Üretim tesislerinin yüksek teknolojiyi geliştirecek, üretime dönüştürecek kaliteli elemanları kullanabilecek büyüklükte ve güçte olması gerekiyor.

Eğitime gereken ölçüde önem vermiyoruz. Bilime teknolojiye önem vermiyoruz. İşletmelerimizin iyi yetişmiş, ileri teknolojiyi geliştirecek ve üretime dönüştürecek elemanları kadrolarına alma gücü yok.

Onun için üretimimizde orta ve düşük teknolojiye dayalı ürünler ağırlık taşıyor.

Eğitimin önemini küçümsüyoruz

İmalat sanayiinde üretimin yüzde 3.5’i yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyor. Yüzde 39.1’i düşük, yüzde 33.2’si ortanın altı, yüzde 24.1’i ortanın üstü teknoloji ürünü.

İhraç ettiğimiz imalat sanayii ürünlerinde yüksek teknolojili ürünlerin payı sadece yüzde 3.7 oranında.

Avrupa Birliği ülkelerinin toplam ihracatlarında ileri teknoloji ürünlerinin payı yüzde 19.8, ortanın üstü teknoloji ürünlerinin payı ise yüzde 41.1 oranında.



Sonuç, teknoloji yoğun üretime geçmeden imalat sanayiini büyütemeyeceğiz. İthalatı önleyemeyeceğiz. İhracat gelirlerimizi artıramayacağız. Döviz açığını kapatamayacağız.