_surmanset 15 ŞUBAT 2013 / 11:10

Nokia Lumia 820 ve 620: Amiral gemisi tamam da, tayfalar ne alemde?

Nokia Lumia serisinde tayfalar ne alemde?

Geçtiğimiz aylarda incelediğimiz ve Nokia'nın son dönem piyasaya sürdüğü ürünler arasında "Amiral Gemisi" olarak öne çıkan Nokia Lumia 920'nin ardından, serinin diğer modelleri olan Lumia 820 ve Lumia 620'ye göz attık. 



Hatırlarsanız 2012'nin Kasım aynı sonunda Nokia Lumia 920'ye etraflıca bakmış ve yazdığımız detaylı inceleme eşliğine izlenimlerimizi sizinle paylaşmıştık.

Orada da şöyle bir cümle kurmuştuk:
"Etkileyici bir donanım setinin, yazılım ve servislerle nasıl daha da yüceltilebildiğinin en iyi örneklerinden birini bu telefonda gördük."

Nokia, fiyat olarak 1.600 TL civarında konumlandırdığı bu ürünün ardından takip eden aylarda Lumia 820 ve Lumia 620 adını verdiği iki ürün daha çıkardı. Bu ürünler Lumia 820 için 1.200 TL, Lumia 620 için 750 TL civarında olmak üzere nispeten daha ekonomik bir fiyat bandı üzerinde konumlandırdı.

Doğal olarak fiyattaki düşüş, bazı özelliklerin geride bırakılmasını da beraberinde getiriyor. O yüzden bu incelemenin kurgusunu biraz daha farklı yapacağım ve yeni modellerde ne olduğuna değil, ne olmadığına değineceğim.

Genel olarak yeni modeller hakkında ne düşündüğümü ise incelemenin sonunda bulacaksınız.

Şimdi yavaştan Lumia 920'ye kıyasla her iki modelde özellik setinde nelerin değiştiğine şöyle bir göz atalım.

Lumia 820: Daha mı kolay ele geliyor ne?

Hatırlarsanız Lumia 920 Nokia'nın elinde mobil teknoloji adına yeni ne varsa bünyesinde barındırıyordu. HD çözünürlüğünde Clear Black LCD ekran, PureView kamera, özel tasarım monoblok gövde, kablosuz şarj, 32 GB dahili bellek vb vb..



Lumia 820'de ilk değişim 4,5 inçten 4,3 inçe düşen ekran boyutuyla kendini belli ediyor. Bu modele özgü olarak ekran teknolojisi Clear Black LCD'den OLED'e geçiş yaparken, çözünürlük de 1280x720'den 800x480'e gerilemiş. Bu değişime bağlı olarak telefonun boyu Lumia 920'ye göre kısalırken, ağırlığı 20 gram azalmış.

Kamera üzerinde Carl Zeiss lens korunurken görüntü algılayıcısının açısı daralmış, video sarsıntı önleyici ve PureView teknolojisi kalkmış. Arka kapak değiştirilebilir olmuş (aslında bu bir yandan da telefonunuzun rengini sıkıldıkça değiştirebileceğiniz anlamına geliyor). Kablosuz şarj özelliğini kullanmak istiyorsanız artık özel bir arka kapak almak zorundasınız. Ana telefon belleği 16 GB'a düşerken, bellek genişlemesi için microSD opsiyonu gelmiş.

İşlemcide bir değişiklik yok, dolayısıyla deneyim Lumia 920 ile aynı. Hatta Lumia 920'deki işlemcinin bu modelde daha düşük bir çözünürlükle baş etmek zorunda kaldığını düşünürseniz bazı işlemci ağırlıklı uygulamaların daha iyi çalışabileceğini dahi öngörebilirsiniz (tüm özellikler için bu adrese bakabilirsiniz).



Tüm bunlar, doğrusunu söylemek gerekirse Lumia 920'ye göre elde daha rahat duran bir tasarım ortaya koyuyor. Teknik anlamda geride kalanları ne kadar özleyeceğiniz ise tamamen sizin beklentilerinizle ilgili. Açıkçası biz PureView ile gelen ışık duyarlılığına ve şimdiye kadar bir cep telefonunda ilk kez bu kadar başarıyla uygulandığını gördüğümüz video sarsıntı önleme yeteneğine hayran kalmıştık.

Fakat bu Lumia 820'nin çekimleri başarısız anlamına gelmiyor, çektiğiniz fotoğraflar yine iş görür. Örnekleri merak edenler Engadget'in galerisine buyurabilirler.

İlginç bir şekilde ekrandaki OLED piksellerin sunduğu kendine has parlaklığın, komşu piksellerin yaydığı ışıkla buluşarak neon benzeri hafifçe birbirine karışması nispeten düşük çözünürlüğü dert etmemenize sebep oluyor. Bunu da artı hanesine yazalım.

Lumia 620: Giriş seviyesinde kurallar değişiyor

Gelelim Lumia 620'ye. Lumia 920'nin yarısından bile daha az fiyata satılan bu model doğal olarak fonksiyon setinde daha büyük bir tırpan yemiş. Lumia 820'deki 800x480'lik çözünürlük korunmasına rağmen ekran boyutu 3,8 inçe gerilemiş ve Clear Black LCD'ye geri dönülmüş.



Değiştirilebilir renkli kapaklar iki ayrı tonda parlayacak şekilde, diğer bir deyimle tam genç işi tasarlanmış.

5 megapiksele düşen kamerada artık Carl Zeiss lens yok (örnek fotolar burada). 8 GB'a gerileyen dahili bellek yine Lumia 820'de olduğu gibi microSD kartla genişleyebiliyor. İşlemci halen Snapdragon S4 çift çekirdekli, ama hızı artık 1,5 değil de 1 GHz. Bu modelde zirkonyum butonların plastik olanlarla değişmediğine şaşırmadım desem yalan (özelliklerin tam listesi için buraya bakabilirsiniz).

Tüm bunları üst üste koyduğunuzda ortaya çıkan tasarım iPhone 3GS ile neredeyse aynı. Siyah kapak takın, Windows Phone tuşlarını gizleyin, iPhone 3GS ile yan yana koyun ayırt etmekte zorlanırsınız. Bunu sadece tasarımı için değil, üretim kalitesi için de söylüyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki fiyatı bu seviyeye kadar gerilemiş, üst modellere oranla birçok özelliği kırpılmış, giriş seviyesinde konumlandığı her yönüyle belli olan bu üründen ne bekleyebilirsiniz ki?



Engadget, bu telefonla ilgili yayınladığı incelemede "Giriş seviyesi kavramını yeniden tanımlayan telefon" diye bir başlık atmıştı. Aynen katılıyorum. 4 çekirdeği, 2 GB belleği olup da ekrandaki bir pencereyi sağdan sola takılmadan kaydıramayan Android'lerden sonra Windows Phone 8'in yazılım ayağında gösterdiği optimizasyona bağlı olarak giriş seviyesi olarak sınıflandırılabilecek bir telefonun gösterdiği performansı takdir etmemek mümkün değil.

Elbette ki kendinden güçlü diğer modellere kıyasla geride kaldığı bazı noktalar belli oluyor. Ama kullanırken "Ya buna da bu kadar para verdik, bunun da yapabileceği ancak bu kadarmış" gibi bir cümle kurdurmuyor.

Hepsi tamam da, ya yazılım ve servisler?

Yukarıda bilmem kaç paragraf boyunca parası yetmeyenin nelerden mahrum kalacağına uzun uzadıya yer verdik. Donanım işi böyle, ne kadar ekmek o kadar köfte.

Ama en etkileyici sürprizi sona sakladım. Hatırlarsanız yazının başında Lumia 920 incelemesinden bir cümle alıntılamıştım: "Etkileyici bir donanım setinin, yazılım ve servislerle nasıl daha da yüceltilebildiğinin en iyi örneklerinden birini bu telefonda gördük."

Nokia Lumia 820'de de, Nokia Lumia 620'de de Lumia 920'de bulunan servislerin tamamı yer alıyor.

Ve hepsi de gayet güzel çalışıyor.



Şehrin neresinde ne olduğunu kameranızın objektifinden size gösteren Nokia Bilen Göz'den 11 milyon şarkıya ücretsiz erişim sağlayan Mix Radyo'ya, ücretsiz navigasyon sunan Nokia Haritalar ve Nokia Sürüş'ten akıllı çekim lenslerine kadar Nokia'nın Lumia serisine özgü olarak sunduğu her şey her iki modelde de mevcut.

İşte bu benim gözümde hem ürünü, hem markayı değerli kılan bir ayrıntı.

İncelemeyi yine tanıdık bir cümleyle bitirelim:

Dünyanın en köklü mobil cihaz üreticilerinden birinin, nihayet başını kumdan kaldırıp güçlü bir şekilde rekabete dahil olduğunu görmek sevindirici.