Facebook kıllanma kılavuzu [Konuk Yazar]
21 Ocak 2012 |İnterpromedya Haber Merkezi | Keyif | Konuk YazarlarDünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook’un günlük yaşama getirdiği endişeler, alışkanlıklar, davranış değişiklikleri ve popüler olma çabası üzerine Ulvi Yaman’dan eğlenceli bir yazı.
- Aşkım, bugün Murat diye birini eklemişsin, ben tanıyor muyum? Efendim, okul arkadaşın mı? Bir ara çıkmıştınız o mu? Hımmm, peki… Konuşuruz…
- Herkesin arkadaş listesi 1.000’leri bulmuş, biz 64 kişide kaldık, dur bi arkadaşlarımın arkadaşlarını, okul grubundaki yan sınıfları, üye olduğum gruplardaki insanları yoklayayım, belki bir şeyler çıkar…
- Milletin arkadaş listesinde bir sürü yabancı var, Mary’ler, Jenifer’lar, Peter’lar gırla gidiyor. Bizdekiler sadece Ahmet, Mehmet, Ayşe… İnsanın hiç olmazsa Orçun, Berkecan diye afili iki tane arkadaşı olmaz mı?
- Murat! Nevin kim, bugün eklemişsin? Bir de Nevin çıktı başımıza…
- Herkes Etiler’de, Nişantaşı’nda, Roma’da, Paris’te, “Foursquare” işaretliyor, ben işaretlesem Güngören, Fatih, Perşembe Pazarı, Esnaf Lokantası olacak… Hiç değilse vakit ayırıp Kanyon’a, İstinyePark’a bir uğrayayım bari…
- Ben de aynı videoları paylaşıyorum. Benimkiler paylaşılmıyor, başkalarınınki bir paylaşılıyor bir beğeniliyor anlamadım gitti. Daha çok insanın gönderilerini mi “beğen” yapsam?
- Yahu hep ben “poke”luyorum, bir kişi de beni “poke”lasa, bir “poke” anlamadım bu işten. Zaten “poke” ne işe yarıyor onu da anlamadım ya neyse…
- Son üç aydır sadece ben birilerinin arkadaşlarına arkadaşlık teklif ediyorum. Kimse bana arkadaşlık teklif etmiyor..
- “Selma, o Facebook’a koyduğun plajda çekilmiş fotoğrafını çıkar istersen, her yerin meydanda…” “Saçmalama Kemal, plajdayım ve mayoylayım, haşema mı giyecektim?”
- Facebook oyunlarını da çözemedim arkadaş. Ben de bir “score”unu paylaşsam rahat uyuyacağım, dur bir daha deneyeyim.
- Entel dantel bir şeyler bulayım, biraz şeklim olsun diye internette girmediğim yer kalmadı. Millet nereden buluyor da çıkarıyor böyle enteresan şeyleri anlamadım.
- Doğum günümde duvarımda onlarca mesaj var ama bir kişi de telefon etmedi. Neyse, akşama annemlere gideyim bari…
- Nilgün, bu eklediğin çocuk senin eski sevgilin değil mi? Hani üniversitedeyken birlikte olduğunuz? Efendim, kuzenin mi? Gak… Guk…
- Bu Pazar ayarlasak da bir “brunch” yapsak şöyle, fotoğraf çekinsek de feyse koysak. Standart kahvaltı Gemlik zeytini, Ezine beyaz peynir, domates, incir reçeli ve çay prim yapmıyor…
- İncir reçeli dedim de aklıma geldi, İncir Reçeli filminin müziğini bir daha paylaşayım. Kızların hoşuna gidiyor…
- Paylaştığım resimlere baktım da, tüm fotoğraflarda aynı kıyafetler var. Bir iki farklı kıyafetle resim çektirmenin zamanı geldi galiba…
- Ooo Şenol Bey, bakıyorum da her gün iki üç tane hatun ekliyoruz Facebook’a… Hayır nereden tanışıyorsun, nereden buluyorsun anlamıyorum… Ne demek onlar ekliyor? Bir yerden tanışıyor, görüşüyorsun ki ekliyorlar. Niye beni kimse eklemiyor? Hem ben herkesi eklemiyorum…
- Bu Timeline uygulaması da hiç iyi olmadı. Ne saçma sapan şeyler paylaşmışım, nereden siliniyordu bunlar?
- Bu Facebook’un tanıyor olabileceğin kişiler dediklerinden bir kişi çıkmaz mı tanıdığım? Neyse, Facebook’tan iyi mi bileceğim… Gönder arkadaşlık teklifini, tutarsa tutar…
- Ulan bir tane tanınmış bir şarkıcı, manken, gazeteci birini bulamadık arkadaş olarak ekleyecek! Havamız olurdu…
- Necip bakıyorum da sürekli Melike’nin paylaştıklarına yorum yapıyorsun. Yok çok güzelmiş de, eline sağlıkmış da… Ayrılmak istiyorsan söyle bileyim…
- Bu Timeline hem iyi oldu hem kötü oldu. Bizim hatun neleri beğenmiş, kimler onun paylaştıklarını beğenmiş, neler yazmışlar, neleri paylaşmış onları görmek iyi de. Çok geri gidiyor yahu, bak bak bitmiyor…
- Dini İnanç bölümüne ne yazsam acaba? Komik bişi yazmak lazım ama ya yanlış anlaşılırsa…
- Siyasi görüş de sakıncalı, aklıma geliyor bişeyler ama, neyse “diğer” yazayım olsun bitsin…
- “Status” bölümüne de merak uyandıracak bişi uydurmak lazım. Dur bakayım Mehmet ne yazmış?
- Kerim, bak bir aydır söylüyorum hala “ilişki” bölümünü değiştirmemişsin. Özellikle yapıyorsun değil mi? Sen bilirsin, ben de “yalnız” yapacağım göreceksin…
- Neyse resimler bölümü tamam, çok uğraştım ama güzel albüm oldu. Kamp ateşi, gitarlar, içkiler tamam. Parti fotoğrafları tamam. Arkadaşın motosikletindeki fotoğrafı koymuş muydum? Hah koymuşum. Deniz kenarı mayolu resimler tamaaaam, güzel oldu be… Aklımdayken şu “profil” fotosuna da gizemli, yarım göründüğüm bir fotoğraf uydurursam tam olacak…
- Şimdi “hakkında” bölümü önemli. İnsanlar da benim gibi okuyorsa uzun uzun anlamsız, derin bir şeyler yazmak lazım…
- İMDB’den en çok puan alan filmlerden de bir seçki yaptık. Çoğunu seyretmedim ama olsun, kimse sormuyor zaten…
- Sinan, Facebook’ta ilgilendiklerin bölümünde “kadınlar”ı hala kaldırmamışsın! Bak son kez söylüyorum…
- İki çevreci grup, üç tane kitap kulübü, ünlülerin sözlerinin olduğu bir gurup, nostalji grupları, gezi grupları, fotoğraf/sinema/kültür/sanat gurupları, eh idare eder…
- Bu ünlülerin sözleri “quotes” mu ne diyorlar? Şunun doğru düzgün bir Türkçe’sini yapamadılar, olanlarda da hep aynı kişilerin sözleri var. Dur bi de “google translate” deneyeyim, olmazsa direk İngilizcesini yazarım…
- Klasik Müzik ve Caz’la ilgili her gün bir video paylaşmayı unutmayayım… ilgi alanlarına da ekleyeyim, biraz caz, biraz blues, biraz rock, biraz etnik müzik.
- Davet edildiğim etkinliklere gitmiyorum demek olmaz, belki dersem meşgul ve havalı görünürüm. Hepsine belki de geç olsun bitsin…
- Bir şeyler yazarken devrik cümle kullanayım da sevimli olsun…
- Kağan bana niye Facebook şifreni veremiyorsun anlamış değilim. Kesin bir şeyler saklıyorsun benden, saklamasan verirsin…
- Bir de ben gurup kurayım diyorum ama kuracak gurup bulamıyorum. “Erik” için bile grup kurmuşlar, bir de üye olmazlarsa karizmayı çizdirmek de var…
- Dur akşam konsere gitmeden, hazır giyinmişken bir foto çektirip feyse atayım. Çantamı da elime alsam mı? Saçma olacak biraz ama kıyafetime de uyuyor aslında, amaaan çek gitsin…
- Hah iPhone’a da deli gibi para verdim ama değdi. Şimdi artık her yerden, her şeyi atabilirim feyse… Yaşasın teknoloji…
- Dün akşam partideki fotolara beni taglememişler. Herkesin ismi çıkıyor benimki çıkmıyor. Ben “tag”leyebiliyor muyum buradan, dur bakayım…
- Şu “beğen” tuşunun yanına bir de “iğrenç” tuşu koysalar daha “cool” bir tarz belirleyebilirdim. Niye akıllarına gelmiyor şu Facebook kurucularının…
- Hah bu akşam derbi var, artık ben de döktürebilirim…
- Dur bakayım Kerim’miydi o listesinde güzel kızlar olan? Onun paylaştıklarına enteresan yorumlar yazayım, çıkmayan candan ümit kesilmez…
- Şu hatunun da her paylaştığını beğendim, hepsinin altına yorum yazdım, her üye olduğu gruba üye oldum, hala tık yok…
- O eklediğin kıza iş yerinden demiştin ama baktım ben, iş yerinden hiçbirinin arkadaş listesinde yok bir kere…
- “Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki bir peşin hükmü söküp atmak, atomu parçalamaktan daha zor.” Hah bunu da attım, Ferrari’sini satan bilge gibi oldum. Şimdi kahveye inebilirim çanak oynamaya…
- Bizim hatunun paylaştığı Starbucks’taki fotosuna da yorum yazayım da akşam kavga çıkmasın… “Ooo bu ne güzellik fıstık…”
- Nevin’in de fotoğrafına yorum yazacağım ama akşam şimdi kavga çıkacak. Nevin kim? Niye yorum yazdın? Ben bir şey paylaşsam görmezsin bile… Neyse yazmayayım…
- Hımm, İngilizce aforizmalar daha çok beğeniliyor galiba. Biraz da oradan zorlayalım… Sonuna da üç nokta koymak lazım sanırım… Hangisiydi o “quote” sitesi…
- “Meme Kanseri” grubuna da üye olsam mı acaba? Grupta çok kadın var, üstelik sorumluluk sahibi bir erkek gibi görünürüm…
- Hah eski sevgiliye laf sokacak bir sürü aforizmanın olduğu siteyi de buldum. Her güne bir tane…
- Esracım, geçen gün tanıştığımız çocuk vardı ya? Hani ben çok hoşlanmıştım. Çocuğun feysine baktım resimlerde falan yanında hiç kız yok. Biraz asosyal galiba, kıllandım şimdi… Sence ne yapayım?
- Nurhayat, canım geçen gün barda bana yazan çocuk vardı ya? Hani çok eğlenmiştik. Çocuğun feysine baktım, resimlerde falan yanında bir sürü kız var. Ay ne bileyim saçma sapan kızlar işte öyle samimi pozlar falan, ben vazgeçtim onla görüşmekten…
- O yılbaşında iş yerinde çektirdiğiniz fotoğraf var ya, feyse koymuşsun. Yanındaki uzun saçlı çocuk kim? Pek samimi görünüyorsunuz…
- Zeynep kim?
- Hakan kim?
- Fatoş kim?
- Erkut kim?
- Gülay kim?
- ?
- ?
- ?!
Ulvi Yaman kimdir?
1966, İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi, Basın-Yayın Yüksek Okulu,Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo ve Televizyon Bölümü’nde yükses lisans yaptı ve yine aynı bölümde doktora çalışmasına devam etti, tez aşamasında ayrıldı.
1984-1989 yılları arasında, bir yandan üniversite eğitimini devam ettirirken bir yandan Toros Mühendislik şirketinde İthalat ve Pazarlama Müdürü olarak görev yaptı. (Lüks otel malzemeleri ithalatı ve taahhütü), yine aynı yıllar arasında UNESCO’ya bağlı, kar amacı gütmeyen uluslararası programlara sahip “The Experiment In International Living in Turkey”de Program Koordinatörlüğü görevini yürüttü.
1991 yılında Şeker Sigorta’da Reorganizasyon, Pazarlama ve Reklam Müdürü olarak mesleki kariyerine başladı. 1993 yılında Oyak Sigorta’da Reklam Müdürü olarak görev aldı. Dream Design Factory’de 7 yıl Genel Koordinatörlük, (Dream Design Factory’deki son 3 yılında dDf’nin yan kuruluşu olan dda, Dream Design Advertising’de Müşteri İlişkileri Direktörlüğü) Capital Events’de 2 yıl Genel Koordinatörlük görevlerinde bulundu. 2003 yılında X-event’in kurucu ortaklarından biri olarak, şirketinin genel koordinatörlük görevini üstlendi. 2005 yılında Farkyeri Reklam Ajansının Kurucu Ortakları arasında yer aldı ve Genel Müdürlük görevini sürdürmektedir. Mesleki kariyeri boyunca, ulusal ve uluslararası müşteriler için yüzlerce başarılı projeyi hayata geçirdi. İstanbul Modern Sanatlar Galerisi’nin ortağı ve Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.
Ayrıca event sektöründe hizmet veren Fix Operation ve Kerki Production’a Danışmanlık hizmeti vermektedir.
Çeşitli kitap projelerine katkıda bulundu, çeşitli dergi ve gazetelerde yazı, araştırma ve makaleleri yayınlandı.
2006 yılından bu yana Bilgi Üniversitesi, Reklamcılık Bölümü’nde, “Etkinlik Yönetimi” dersleri vermektedir.
Fenerbahçe Kulübü, Yüksek Divan Kurulu Üyesidir.
Ulvi Yaman’ın blog sayfalarına http://www.ulviyaman.com adresinden ulaşabilirsiniz.
« BTnet.com.tr anasayfasına dönmek için tıklayınız
Yorumlar (1)












































































[...] “Facebook Kıllanma Kılavuzu” [...]