Apple’ın oyun konsolu ne zaman hazır olacak? [Konuk Yazar]

17 Ekim 2011 |İnterpromedya Haber Merkezi | Konuk Yazarlar | Oyun

Apple, belki de hiç aklında yokken birkaç yıl içinde mobil oyun sektörünün en büyük oyuncusu haline geliverdi. Peki bu gelişme Apple’ı yakında kendi oyun konsolunu üretmeye zorlayabilir mi? Şirket bu kez Microsoft, Sony ve Nintendo üçlüsünü karşısına almaya cesaret edebilir mi? Fasih Sayın’ın analizi. 

Apple 2007 yılında iPhone’u piyasaya çıkardığında bu kadar başarılı olacağını tahmin edenler vardı elbette. Ama bu kişiler bile iPhone’un özellikle oyun sektöründe yakalayacağı başarıyı tahmin edemedi. Bugün iPhone, iPod Touch ve iPad’den oluşan iOS mobil ürün ailesi Nintendo’nun DS’inden de, Sony’nin PSP’sinden de daha çok satıyor. Hatta mobil oyun adına tüm rakiplerinin satışlarının toplamı bile iOS cihazlarının satışının altında kalıyor.

Bu durum Apple da dahil olmak üzere herkes için büyük bir sürpriz oldu. Cupertino’lu şirketin kuvvetli yanı hiçbir zaman oyun olmamıştı. Ancak iTunes’da en çok satan uygulama türü oyun olunca Apple da ağır ağır bu yönde hareket etmeye başladı. Bu eğilimin izlerini Apple’ın en son masaüstü işletim sistemi olan Lion’da görmekteyiz. Hala DirectX benzeri bir API sahibi olmayan Apple yakın zamana kadar kullanmaya mahkûm olduğu OpenGL’i bile güncel tutamıyordu. Oyun piyasasına uzaktan bile bulaşmak istemeyen Apple’ın birdenbire en büyük mobil oyun platformuna sahip olması ve mobil oyun piyasasına yön veren bir konuma gelmesinin şaşkınlığı bu yüzden sadece bizde değil.

Heyecanlı yatırımcılar arasındaki fısıltı gazetesine göre Apple şimdi de oyun konsolu piyasasına girmeye hazırlanıyor. Elbette her şey bir dedikodudan ibaret. Ancak denemeden bu kadar büyük başarı sağlayan Apple, bir de oyun piyasasına konsantre olursa neler olabileceğini düşünmek bile heyecan verici. En azından ilk bakışta…

Yine de mesele bu kadar basit değil. Elbette herkesin kafasında 2001 sonrasında durdurulamaz bir yükselişe geçen iPod sonrası Apple var. Adeta dokunduğu her şeyi altına çeviren, asla hata yapmayan, kalitenin ve yaratıcılığın beşiği Apple…

Dolayısıyla perspektifimizi biraz daha genişletmek için 2001 öncesi Apple’a bir göz atmamız gerekecek.

Ben şahsen Apple bir oyun konsolu çıkarır mı bilemiyorum. Ama çıkarırsa bu Apple’ın ilk oyun konsolu olmayacak. Aranızda 1995 yılında piyasaya çıkan Apple Pippin’i hatırlayan var mı? Önemli değil… Zaten neredeyse kimse hatırlamıyor.

Pippin kâğıt üzerinde şahane bir projeydi. Apple’ın tasarladığı konsol, tek başına bir cihazdan çok bir format olarak piyasaya sürülmüştü. Üretim, konsolun piyasaya çıktığı ülkelerde Apple ile ortak olmak isteyen yerel firmalar tarafından yapılacaktı. Apple’ın Amerika ve Japonya’da ilk ortağı Bandai idi. Bu nedenle bu proje bugün Apple Bandai Pippin olarak da biliniyor. Başarılı olsaydı ve ülkemizde piyasaya sürülseydi belki de Apple Vestel Pippin’den bahsediyor olacaktık.

Pippin, PowerPC mimarisine sahip, tamamen optik sürücü bazlı çalışan küçük ve ucuz bir Mac olarak düşünülebilir. Oyunların yanında Mac yazılımlarını da çalıştırıyor, fare yerine de gamepad üzerine monte edilmiş bir trackball kullanıyordu. Belki de bu yüzden 600 dolar gibi yüksek bir etiket fiyatı vardı. (Yine de o neslin en pahalı oyun konsolu unvanı Panasonic’in 700 dolara piyasaya çıkardığı 3DO Interactive Multiplayer’a aittir) Hem bu yüzden, hem de yazılım kıtlığından dolayı Pippin’den sadece 40 bin civarında satıldı. Piyasaya çıktıktan iki yıl sonra da üretimine son verildi.

Pippin’in en önemli rakibi tanıdık bir isimdi. Sony Playstation, yaklaşık 102 milyon adet satıldı ve 11 sene boyunca kesintisiz üretildi. Sony’nin bu konuda Apple’ın üzerinden silindir gibi geçtiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Belki de Apple’ın geleneksel olarak oyun piyasasından uzak durmasının sebebi budur. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yiyor olabilir. O dönemdeki Apple ile şimdiki Apple arasında dağlar kadar fark olduğu muhakkak.

O zaman bu korkunun sebebi nedir? Neden Apple hala oyun konsolu işine girmedi?

Apple herkesin inandığı gibi, girdiği her işte başarılı olan, dâhilerden kurulu sihirli bir firma değil. Apple ürünleri fonksiyonellik açısından hiçbir zaman piyasadaki en kaliteli veya en yetenekli ürünler olmadılar. Cupertino’nun sihri, ürünlerinin kısıtlı fonksiyonlarını mükemmel yerine getirmelerini sağlamak ve hiçbir şeyi şansa bırakmamak. Ama her şeyin ötesinde kime sataşacaklarını iyi bilmek… Apple, her zaman gireceği kavgayı dikkatle seçiyor. Kazanamayacağı bir piyasaya nadiren giriyor. Sorun, şu haliyle oyun piyasasının Apple’a uygun olmaması.

Konsol piyasasında formül senelerdir aynı. Platform sahibi yüksek bir Ar-Ge bütçesi ile üretim maliyeti yüksek olan ve piyasaya çıktığı anda genelde en son teknolojinin ürünü olan bir konsol üretir. Bu konsol en az 4 yıl boyunca üretim maliyetinin altında bir etiket fiyatıyla, yani zararına satılır. Bu yöntem, mümkün olduğu kadar kısa sürede mümkün olduğu kadar büyük bir kullanıcı tabanı oluşturmak içindir. Daha sonra çok yüksek kar marjı ile satılan yazılım ve oyunlar ile aradaki açık kapatılır. Bu nedenle gerek Microsoft, gerekse Sony için korsan yazlım çok büyük bir problemdir. Konsol satıp, oyun satamamak bu firmaların en büyük kâbusudur.

Apple tarafına baktığımızda pazarlama stratejisinin bunun tam tersi olduğunu görürüz. Apple, kendini satar. Marka değeri çok yüksektir. Tüketicinin zihninde Apple kelimesi kalite kelimesiyle eşleşir. Bu nedenle Apple ürünleri geleneksel olarak üretim maliyetinin çok üstünde etiket fiyatlarıyla satılır. Tüketici, aradaki fiyat farkını kafasında meşru kılmak için bir özellikler listesine bakmaz bile. O fark Apple’ın hak ettiği bir farktır, Apple logosunun ve kalitesinin maliyetidir.

Müthiş bir kar marjıyla satılan ürünler Apple’a ihtiyacı olan mali getiriyi fazlasıyla sağlar. Bu nedenle yazılım fiyatları düşük tutulur. Apple stratejisinde yazılım, donanımı satmak için bir araçtır, tersi değil. Bu nedenle iTunes üzerinden yayımlanan mobil oyunların fiyatlarının çok düşük olduğunu da görmekteyiz. Yazılımın ucuzluğu korsanlığı da azaltıp, geliştiriciler için güvenli bir yazılım ekosistemi oluşturmakta.

Farkındaysanız Apple stratejisiyle konsol piyasasının temel işleme prensipleri taban tabana zıt.

Apple, eğer bir oyun konsolu üretecek olursa fiyatını yüksek tutmak durumunda olacaktır. Oysa ki yedinci nesil oyun konsolları bize 600 dolar veya 500 dolar gibi fiyatların çok yüksek olduğunu gösterdi. Bu acı dersi özellikle Sony en ağır şekliyle aldı.

Konsolunuzun kapasitesi ne kadar yüksek olursa olsun, oyun konsolu piyasasında tüketicinin beklentisi olan bazı tavan fiyatlar var. Şu aşamada bu fiyat 400 dolar civarında gözüküyor. Dört çekirdekli işlemcisi, 5 inçlik OLED ekranı ve çift kapasitif dokunmatik yüzeyiyle Sony’nin yeni mobil platformu Vita’nın üretim maliyetinin etiket fiyatı olan 300 dolardan çok daha yüksek olduğu muhakkak. Donanım olarak üretim maliyetinin çok daha düşük olduğu belli olan iPhone 4S’in satış fiyatının 750 dolar olarak açıklandığını düşünürsek problem açıkça görülür.

Öte yandan Apple, AAA oyun fiyatlarını çok aşağıya çekerek bu durumu dengelemeye çalışabilir. Ancak oyun piyasasında üçüncü şahıs firmalarla böyle bir anlaşmayı yapmak zor bir şey. Electronic Arts veya Activision gibi dev firmaların hali hazırdaki kar marjlarından vazgeçmelerini sağlamak için satışlarının da inanılmaz bir boyutta artması gerekiyor. Kuvvetli rakiplerle dolu bir piyasada bir Apple ürünü bunu sağlayacak kadar çok satabilir mi? Veya bu durum sağlanmadan tüketici Apple konsolunu tercih eder mi?

Unutmayalım ki Apple’in cep telefonu piyasasındaki başarısı biraz da cep telefonlarının lüks ürün olarak algılanıp beklenen fiyatlarının yüksek olmasından kaynaklanıyor. Etiket fiyatlarının lüks ürünlerde bile düşük olduğu bir piyasada Apple ne yapabilir ki?

Belki de çözüm başka bir şey yapmakta. iPhone, piyasaya çıktığında bir mobil oyun platformu değildi. Dolayısıyla fiyatı veya özellikleriyle diğer oyun platformlarıyla yarışmak zorunda kalmadı. iPhone, bir oyun platformu olarak keşfedildiğinde zaten çoktan dev bir kullanıcı tabanı oluşmuştu. Apple da sertifikasyon sürecini basit tutup, yazılım ekosistemini hemen oluşturarak dolaylı olarak bu oluşuma destek verdi.

O zaman belki de bir oyun konsolu yapmamalı. Üzerinde oyun da oynanan başka bir cihaz üretmeli. Tıpkı iPhone gibi.

Nintendo inatla oyun makinesi üretirken, son dönemde Microsoft ve Sony konsollarını bir oyun cihazından ziyade bir multimedya kutusu olarak konumlandırıyorlar. Bu şekilde kendi aralarında bir oturma odası savaşı başlattılar, ama aslında yavaş yavaş Apple’ın sahasına giriyorlar.

Apple’ın klasik anlamda bir oyun konsolu çıkaracağını düşünmek saflık olur. Ancak gerek iPhone gerekse iPad üzerinden elde edilen birikim ile AppleTV benzeri bir ürünün yenilenmemesi için hiçbir sebep yok. Diziler, filmler ve televizyon programlarının seyredileceği, tatil fotoğraflarının ailece görülebileceği, iTunes’dan alınan şarkıların müzik seti mantığında çalınabileceği, Netflix, Last FM, Pandora gibi servislerle sosyal ağlara da bağlanabilen bir merkezi multimedya cihazı Apple için çok yabancı değil. Oturma odasını yenileyen bu mucize cihazda yan bir özellik olarak oyunlar da olursa ve tıpkı iPhone’da olduğu gibi bu oyunların etiket fiyatları da şaşırtıcı derecede düşük olursa, o zaman Sony ve Microsoft’un başı belada demektir.

Yine de gördüğünüz gibi bir araya gelmesi gereken çok fazla faktör var. Oyun konsolu piyasasında hali hazırda bulunan üç firmanın yanında dördüncü bir firmanın da barınıp barınamayacağı ayrı bir soru işareti.

Piyasa analistleri Apple’ın yeni oyun konsolu için en geç 2015 tarihini gösteriyorlar. Wedbush analisti Michael Pachter ise tarihi 2013’e çekiyor. Bu da Apple konsolunun sekizinci jenerasyon konsollarla aynı sıralarda piyasaya çıkacağı demek. Ama Pachter’in de uyardığı gibi, belki de Apple’ın oyun konsolunun piyasaya çıktığını anlamayacağız bile.

Bir sabah gözümüzü açtığımızda kendimizi Apple tarafından kontrol edilen bir oyun dünyası bulabiliriz.

Fasih Sayın kimdir?

1977 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğu dönemin en azılı yazılım korsanları arasında geçtiğinden yaptığı şeyin suç olduğunu anlayana kadar zaten piyasaya çıkmış bütün video oyunlarını en azından görmüş, çoğunu da oynamış oldu. Bu deneyimlerini daha sonra Commodore Engaged, Action, CU, FRP&Magic, Demon’s Gate gibi dergilerde oyunlarla ve oyun piyasasıyla ilgili yazılar yazarak iyi amaçlarla değerlendirmeye çalıştı.

1996 yılında Uluslararası Felsefe Olimpiyatlarında yaratıcılık ve edebiyat dallarında üstün başarı ile Türkiye adına bronz madalya kazandı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Sayın, kriminoloji konusunda uzmanlaştı. 1997-2001 arasında Türkiye’nin ilk özel radyosu olan Kent FM’de yapımcı ve sunucu olarak görev yaptı. Bu dönemde pek çok yapımın yanında BBC ile ortak bir çalışmayla Future Hits programını Türkiye’ye uyarladı. Daha sonra Teknoloji TV’de kısa bir süre günlük bir oyun kültürü programı olan Intro Game’in yapımcılığını yapıp ve sunuculuğunu Cem Aytekin ile paylaştı.

Bu olaylar sırasında bir yandan da Sihir grubunda oyun ve organizasyon tasarımı işlerini yürüttü.

Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimini tamamlayan Fasih Sayın, tezini interaktif filmler ve interaktif görsel anlatı üzerine vermiştir. Aynı dönemde Plato Sinema Okulu’nun bir seferlik açılan özel Film Yönetmenliği bölümünden mezun olmuş ve sinema, radyo, televizyon sektörlerinin çeşitli kollarında projeler yönetmiştir, konser organizasyonları yapmıştır.

Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde video oyunlarındaki senaryo yapısı üzerine doktora çalışmalarını sürdürmekte olan Fasih Sayın, İstanbul Barosu’na bağlı bir avukattır, Stillpsycho Tasarım grubunun bir üyesidir ve hayatını oyun sektöründeki firmalar için piyasa analizi, tasarım ve adaptasyon danışmanlığı yaparak kazanmaktadır.

Nadiren, Daniel Zenon Klein ile birlikte idare ettikleri pressfiretostart.com sitesinde yazılar yazmaktadır.


İnterpromedya Haber Merkezi - 17 Ekim 2011
9 puanlama , siz de puan verin
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

« BTnet.com.tr anasayfasına dönmek için tıklayınız



Yorum yapın

Hakkımızda Kullanım şartları Reklam Site haritası Bize ulaşın Sitemap